pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Pislik! Onun tuzağına düştüm!Crap! I fell for his trap!
Göz pınarları kuruyana kadar ağladı.She cried until she ran out of tears.
Pijamalarımla kahvaltı yaptım.I ate breakfast in my pajamas.
Odada bir piyano vardı ama hiç kimse onu çalmıyordu.There was a piano in the room, but no one was playing it.
Bir pire kendi yüksekliğinde 200 kere atlayabilir.A flea can jump 200 times its own height.
Miho, Noriko'dan daha iyi piyano çalar.Miho plays piano better than Noriko.
Ben bile öyle bir piçten sosis kabul etmezdim.I wouldn't even accept kielbasa from a bastard like that.
O, yaptığına pişmandır.He regrets what he did.
Meksika'da Mısır'da olanların herhangi birinden daha büyük bir piramit var.There's a pyramid in Mexico bigger than any of those in Egypt.
Senin yemek pişirmeni gördüm.I saw you cooking.
Başrahip şirret kadına pirinç pilavı verdi.The abbot gave rice to the vixen.
Test pilotları sürekli ölüme meydan okuyor.Test pilots are constantly tempting fate.
Köpek pisliği temizlemek istemiyorum.I do not want to clean up dog poop.
1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.In 1918, revolts due to the price of rice erupted all around the country.
Pilici severim.I love chicken.
Bu özel model gerçekten düşük bir pil ömrüne sahip.This particular model has a really low battery life.
Pirinç pilavını pişir.Cook the rice.
İnsanların pireyi deve yapması gerektiğini düşünmüyorum.I don't think people should make a mountain of a mole hill.
Bir piyano ve bir balık arasındaki fark nedir?What is the difference between a piano and a fish?
Henüz bir piyango bileti aldın mı<*Have you bought a raffle ticket yet?
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking dinner.
Pepperonili pizzanın neden bu kadar popüler olduğunu anlamıyorum.I don't understand why pepperoni pizza is so popular.
Annem benim için yemek pişiriyor.My mother is cooking for me.
Transistörlü radyomun pilini değiştirmek zorundayım.I have to change the battery of my transistor radio.
Bir bisiklet al. Eğer yaşarsan, bundan pişman olmazsın.Get a bicycle. You will not regret it, if you live.
Pişman olacağın bir şeyi yapma.Don't do anything you'll regret.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Brad Pitt bir aktördür.Brad Pitt is an actor.
Yemek pişirirken tencerenin kapağını kapatın.Cover the pot while you cook.
Mary piyango kazandığına dair bir rüya gördü.Mary had a dream that she won the lottery.
Yumurtalarımı sadece altı pişmiş olarak alacağım.I'll have my eggs sunny side up.
Bunu hangi ısıda pişirmeliyim?At what heat should I cook this?
Pikniğimiz böcekler tarafından berbat edildi.Our picnic was ruined by insects.
Tom deniz piyadelerine katıldı.Tom joined the Marine Corps.
Uçak piste güvenli şekilde indi.The airplane landed safely on the runway.
Pizza çocuğun en sevdiği yemektir.Pizza is the kid's favorite meal.
Pirinç milyonlarca insanı besleyen bir tahıldır.Rice is a grain that feeds billions of people.
Beyaz pirinci mi yoksa kahverengi pirinci mi tercih edersiniz?Do you prefer white rice or brown rice?
Çin dünyanın önde gelen pirinç üreticisidir.China is the world's leading producer of rice.
Çocuklar okuldan sonra bir pizzayı paylaştılar.The children shared a pizza after school.
Mary yemek pişirirken tuz kullanmaz.Mary doesn't use salt in her cooking.
Mangal et pişirmek için bir yoldur.Barbecuing is one way to cook meat.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Tom piyangoda 10.000 dolar kazandı.Tom won $10,000 in the lottery.
Mary reçete kullanmadan bir şey pişirebilir.Mary can cook anything without using a recipe.
Mısır piramitleri dünyanın yedi harikasından biridir.The pyramids of Egypt are one of the seven wonders of the world.
Benim hesap makinesindeki piller ölü.The batteries in my calculator are dead.
Japonya'da yılbaşı için pirinç kekleri yeme geleneği vardır.There is a custom of eating rice cakes for New Year's in Japan.
O bu kadar iyi pişirmeyi nerede öğrendi?Where did she learn to cook so well?
Kek pişiriyordum.I was baking a cake.
Uçağın pilot hatası nedeniyle düştüğü belirlendi.It was determined that the plane crashed due to pilot error.
Ekvator'un başkenti Pichincha'nın dağlık ilinde, Quito'dur.The capital of Ecuador is Quito, in the mountainous province of Pichincha.
Tuz, pişirme için zaruri bir malzemedir.Salt is an indispensable ingredient for cooking.
Biz, öğleyin pizza ve tavuk yedik.We've eaten pizza and chicken at noon.
Kazadan sonraki bir ay boyunca, sadece pipet kullanarak sıvı tüketebildi.For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
Pirinç dünyanın çeşitli yerlerinde yetiştirilir.Rice is cultivated in several parts of the world.
Bana bir şiş pişirir misin, lütfen?Could you cook a skewer for me, please?
Bir pipet alabilir miyim, lütfen?May I have a straw, please?
Biberli pizzayı çok sevmem.I don't like pepperoni pizza very much.