Ana içeriğe geç
Sözlük

pi ile cümle

pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, piyanoyu çalabilir.He can play the piano.
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar televizyon seyretti.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar TV izledi.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Piyanonun yanı sıra, herhangi başka enstrüman çalabilir misin?Besides the piano, can you play any other instruments?
Biz nehir kenarında bir piknik yaptık.We had a picnic by the river.
Biz arka bahçede bir piknik yaptık.We had a picnic in the backyard.
Köpeğimin pireleri var.My dog has fleas.
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Tom bütün yemeği pişirir.Tom does all the cooking.
Pittsburgh hangi eyalettedir?What state is Pittsburgh in?
Tom yemek pişirmede iyi değildir.Tom isn't good at cooking.
Bir pislik gibi davrandığım için üzgünüm.I'm sorry for acting like a jerk.
Kendi pisliğini kendin temizlemen bekleniyor.You are expected to clean up your own mess yourself.
Büyük Giza Piramidinin nasıl yapıldığını hiç kimse bilmiyor.No one knows how the Great Pyramid of Giza was built.
Keops Piramidi Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biridir.The Great Pyramid of Giza is one of the Seven Wonders of the Ancient World.
Bazıları Mısır piramitlerinin antik uzaylılar tarafından inşa edildiğine inanıyor.Some believe that the Egyptian pyramids were built by ancient aliens.
Geç geldiğime pişman değilim.I don't regret arriving late.
Birlikte yemek pişirmemize izin ver.Let us cook dinner together!
Krakerler ekmeğin pişirildiği gibi aynı şekilde bir fırında pişirilir,Crackers are baked in an oven, much the same way as bread is.
Biz pirinç diktik.We planted rice.
Birçok dinde, mastürbasyon günah ve pis bir eylem olarak kabul edilir.In many religions, masturbation is considered a sin and an impure act.
Tom piyanoya oturup çaldı.Tom sat at the piano and played.
Tom bana Mary'nin kendisi için bir kek pişirdiğini söyledi.Tom told me Mary baked a cake for him.
Tom bana piyanomu satmamam gerektiğini söyledi.Tom told me I shouldn't sell my piano.
Ben piknik hakkında Tom'a söylemeyi unuttum.I forgot to tell Tom about the picnic.
Tom bana Mary'nin kendisi için akşam yemeği pişirdiğini söyledi.Tom told me Mary cooked dinner for him.
Tom bana onu otuz dakikada pişirmemi söyledi.Tom told me to cook it for thirty minutes.
Onu yalnız bırak, seni uğursuz piç!Leave him alone, you evil bastard!
Tom ve Mary bir ağacın altında piknik öğle yemeği yiyerek oturdu.Tom and Mary sat under a tree eating a picnic lunch.
Tom'un son kız arkadaşına karşı pinti olduğunu duydum.I heard that Tom was mean to his last girlfriend.
O bir pislik, ama yine de onu seviyorum.He's a jerk, but I love him anyway.
Bu keki kim pişirdi?Who baked this cake?
Sizin evde kim yemek pişirir?Who does the cooking at your house?
Paris'teki Picasso Müzesinde harika tablolar ve resimler var.In the Picasso Museum in Paris, there are marvelous paintings and drawings!
Orası, pikniğimiz için mükemmel bir yerdir.It's a perfect spot for our picnic.
Pireneleri geçerek Fransa'dan İspanya'ya gittik.We went from France to Spain by crossing the Pyrenees.
Air France pilotları greve gittiler.The pilots of Air France went on strike.
Kendimi iyi hissetmediğim için pikniğe gitmiyorum.I am not going to the picnic, because I don't feel well.
Tom Jackson piyasaya yeni bir albüm çıkardı.Tom Jackson has released a new album.
Bir şey bana bir pasta pişirmemi söylüyor.Something is telling me to bake a cake.
Yemek pişirmek benim gizli tutkumdur.Cooking is my secret passion.
Kız kardeşim? O buz pateni pistine gider ya da yürüyüşe gider.My sister? She goes to the skating rink or she goes hiking.
Pierre'i gördüğümden beri yıllar oldu.It's been years since I've seen Pierre.
PIN'imi gireceğim.I'm going to enter my PIN.
O bir piyanistten çok, boksöre benziyor!He looks more like a boxer than a pianist!
Onun için kahvaltı pişirmeliyim.I must cook breakfast for her.
Tom çok zaman israf ettiğine pişman oldu.Tom regretted having wasted so much time.
Yaptığıma pişman olduğum bir şey yaptım.I did something I regret doing.
Daha sonra pişman olacağın bir şey yapma.Don't do anything you'll regret later.
Bizim için bir şey pişirir misin?Would you mind cooking something for us?
Açsan sana bir şey pişirebilirim.I can cook you something if you're hungry.
Bir pizza sipariş ettik.We've ordered a pizza.
Bir pizza sipariş etmek istiyorum.I'd like to order a pizza.
Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.Because of the rain, we had to eat our picnic inside.
Bende geriye bakmak ve yaptıklarım için pişman olmak eğilimi yoktur.I don't tend to look back and regret what I've done.
Anneme bize bir pasta pişirteceğim.I'll get my mother to bake us a cake.
Bu öğleden sonra pişirdiği kurabiyelerden birini yesen Tom'un umursamıyacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if you ate one of the cookies he baked this afternoon.
Tom'un ve Mary'nin piyanoyu taşımasına yardım etmek zorundayım.I have to help Tom and Mary move a piano.
Tom daha gençken piyano çalardı.Tom used to play the piano when he was younger.
Annesi akşam yemeğini pişirirken Tom çoğunlukla mutfakta ev ödevini yapar.Tom often does his homework in the kitchen while his mother cooks dinner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod