Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Αλλά αποδεικνύεται ότι το μετάνιωμα είναι απαίσιο με τέσσερις πολύ συγκεκριμένους και σταθερούς τρόπους.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Но се оказва, че съжаленията ни карат да се чувстваме ужасно по четири конкретни и последователни начина.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Оказывается сожаления чувствуются ужасно и состоят из четырех постоянных элементов.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Та виявляється, що жаль відчувається жахливо, в чотири дуже визначені й усталені способи.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.אך מסתבר שחרטה מרגישה נורא בארבע דרכים מאד ספציפיות ועקביות.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.لكن يتضح لنا أن الإحساس بالندم مخيف فى أربع مراحل محددة جداً ومتسقة.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.普遍的な4つの要素があります。 さて、後悔を構成する1つめの要素は
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.미국 식품의약청은 문신을 가진 모든 미국인의 17%는 이를 후회하고 있다고 추정하죠
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.A FDA estima que, de todos os americanos que têm tatuagens, 17 % arrependem-se de as fazerem.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA memperkirakan bahwa dari semua orang Amerika yang membuat tato 17 persen menyesalinya.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA odhaduje, že mezi Američany, kteří mají tetování, je 17 procent těch, co litují.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA ước tính rằng trong số tất cả những người Mỹ có vết xăm, 17 phần trăm hối hận vì đã đi xăm.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.La Food and Drug Administration stima che di tutti gli Americani che hanno tatuaggi, il 17% se ne pente.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.מנהל המזון והתרופות האמריקאי מעריך שמכל האמריקאים שעשו קעקועים, 17 אחוז מתחרטים שהם עשו אותם.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.فقد قدرت إدارة الغذاء والدواء الأمريكية أنه من بين الأمريكيين الذي وشموا أنفسهم، 17% يندمون على ذلك.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.アメリカ人でタトゥーのある人のうち 17%が後悔しているそうです。 それはジョニー・デップと私
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Ma non ci offendiamo della guerra!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Mutta me emme paheksu sotaa!!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!¡Pero no lamentamos la guerra!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Tapi kita tidak membenci perang !!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Αλλα δεν δυσανασχετούμε με τον πόλεμο!!
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.De vader zal het zich voor altijd beklagen dat hij niet op de stoel van zijn zoon zat.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.El padre se reprochará toda la vida el no haberse sentado en el otro sitio.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.아버지는 몇 년 동안, 아들의 좌석에 대신 앉지 않았던 운명을 한탄 하며 살아갈 것임니다.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.Ojciec pewnie będzie wypominał sobie przez lata, że nie usiadł na miejscu syna.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.Probabilmente il padre si maledirà per i prossimi anni per non aver preso il posto del figlio.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.Tatăl se va condamna ani în şir că n-a stat în locul băiatului.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.Отец, скорее всего, будет карать себя долгие годы, за то, что не сел на то место, вместо своего ребёнка.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.בשנים הבאות האב ודאי יכה על חטא שלא ישב במושב של בנו.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.الوالد من المتوقع ان يلوم نفسه لسنوات. أنه لم يأخذ ذلك المقعد بدلا من طفله.
Baba büyük bir ihtimalle, oğlunun yerine o koltuğa kendisi oturmadığından dolayı yıllarca pişmanlık duyacak.なぜ息子の席にいたのが自分ではなかったのだと 統計によれば 彼はアルコール漬けになり
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Deci cu alte cuvinte, regretul cere 2 lucruri.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Donc, en d'autres termes, le regret nécessite deux choses.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.En otras palabras, el remordimiento requiere de dos cosas.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.In altre parole, il rimorso ha bisogno di due cose.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.In anderen Worten verlangt Bedauern nach zwei Dingen:
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Jadi dengan kata lain, penyesalan memerlukan dua hal
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Jinými slovy, lítost vyžaduje dvě věci.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.달리 말하면, 후회에는 두 가지가 필요합니다
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Másszóval a sajnálathoz két dologra van szükség,
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Met andere woorden, spijt vereist twee dingen.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Ou seja, o arrependimento exige duas coisas.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Så med andre ord, fortrydelse kræver to ting.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Thế nên nói cách khác, sự nuối tiếc yêu cầu hai thứ.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Więc, innymi słowy, żal wymaga dwóch rzeczy.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Επομένως με άλλα λόγια, το μετάνιωμα χρειάζεται δύο πράγματα.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Говоря иначе, у сожаления два составляющих компонента.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.С други думи съжалението изисква две неща.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Тож, іншими словами - жаль потребує двох речей.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.כך שבמילים אחרות, בשביל חרטה דרושים שני דברים.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.بعبارة أخرى، الندم يتطلب أمرين.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.まず第一に、対象が必要です -- なんらかの決断をしていること。
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Alcuni dei vostri rimorsi non sono così brutti come pensate che siano.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Alguno de sus arrepentimientos no son tan feos como creen.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Alguns dos nossos arrependimentos também não são tão feios como pensamos que são.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Beberapa penyesalan Anda tidaklah seburuk yang Anda pikirkan.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Certains de vos propres regrets ne sont pas aussi laids que vous le pensez.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Jullie eigen gevallen van spijt zullen ook niet altijd zo lelijk zijn als jullie denken.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.여러분의 후회 중 어떤 것들은 사실 여러분이 생각하는 것만큼 그렇게 나쁘지 않다는 겁니다
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Manches Ihres eigenen Bedauerns ist auch nicht so hässlich, wie sie denken.