Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Một số những sự hối hận của bạn không xấu xa như bạn nghĩ đâu.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Některé z vašich vlastních lítostí také nejsou tak ošklivé jak si myslíte, že jsou.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Niektóre z waszych własnych żalów nie są tak złe, jak się wam wydaje.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Nogle af jeres egne fortrydelser er heller ikke så slemme som I tror de er.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Unele dintre propriile regrete nu sunt atât de urâte pe cum credeți.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Μερικά πράγματα για τα οποία μετανιώνουμε δεν είναι τόσο άσχημα όσο νομίζουμε ότι είναι.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Некоторые из ваших сожалений так же не так страшны, как вам кажется.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Някои от нещата, за които вие съжалявате, също не са толкова грозни, колкото си мислите, че са.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Певні з ваших власних жалів є також не такими жахливими, як ви гадаєте.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.חלק מהחרטות שלכם, גם הן לא נוראות כפי שאתם חושבים שהן.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.بعض الأمور التي نندم عليها ليست قبيحة كما نظن أنها كذلك.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.醜くないかもしれません。 私がこのタトゥーを入れたのは
Beni affet.. Kalbim pişmanlıkla doluسامحني ... قلبي مليء بالندم
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Aku merindukan saya keindahan-tidur, dan kaki saya telah membeku keras, tapi aku menyesali masa lalu.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Am avut pierdut meu de frumusete-somn, şi picioarele mele au îngheţat greu, dar am fost regretă trecut.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Avevo perso la mia bellezza-sonno, ei miei piedi aveva congelato duro, ma ero rimpianti del passato.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Én már hiányzott a szépség-aludni, és a lábam is fagyott kemény, de én múlt sajnálja.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Ich hatte meine Beauty-Schlaf verpasst, und meine Füße waren hart gefroren, aber ich war früher bedauert.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Ik had miste mijn beauty-slaap, en mijn voeten had hard bevroren, maar ik was voorbij spijt.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Imel sem zamudil moj lepoto spanec, in moje noge so trdo zamrznjena, vendar sem bil zadnjih obžaluje.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.I tęsknił za moją piękna snu, a moje nogi, mrożone ciężko, ale byłem w przeszłości żałuje.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Jag hade missat min skönhet-sömn, och mina fötter hade frusit hårt, men jag var förbi beklagar.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.J'avais raté ma beauté-sommeil, et mes pieds avaient gelé, mais je regrette était passé.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Jeg havde savnet min skønhed-søvn, og mine fødder havde frosset hårdt, men jeg var forbi beklager.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.내 아름다움 - 잠 못했고, 발이 꽁꽁 얼어 있었지만 나는 과거의 후회했다.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Mal som minul moju krásu spánku a nohy mal zmrznuté ťažké, ale bol som za ľutuje.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Měl jsem minul moji krásu spánku a nohy měl zmrzlé těžké, ale byl jsem za lituje.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Olin kaivannut My Beauty-uni, ja jalkani olivat jäätyneet kovaa, mutta olin viime pahoittelee.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Tôi đã bỏ lỡ ngủ vẻ đẹp của tôi, và chân của tôi đã đông lạnh cứng, nhưng tôi đã hối tiếc quá khứ.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Бях пропуснал красотата ми сън, и краката ми са замразени трудно, но аз бях миналото съжалява.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Я нудьгував за своєю красою-спати, і мої ноги були заморожені важко, але я була минулим жалю.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.Я скучал по своей красоте-спать, и мои ноги были замороженные тяжело, но я была прошлым сожаления.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.فاتتني بلدي الجمال النوم ، وقدمي جمدت الثابت ، لكني لم اكن تأسف الماضي.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu."問題とは何ですか?"メアリーの声は言った。 "私の足が冷たいです、"私は言った。
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Hier handelt es sich um unbewusste Reue, mein Bruder.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Nevědomý žal a zklamání, můj bratře.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Niezamierzony żal, mój bracie.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Pentimento incosciente, fratello mio.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Regrete inconstiente, fratele meu.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Repentir inconscient, mon frère.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Sự hối hận... ...1 cách vô thức. Tôi xin lỗi.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Tudatlan megbánás testvérem.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Ασυνείδητη μετάνοια, αδελφέ μου.
Bilinçsiz pişmanlık, kardeşim.Бессознательное раскаяние, брат мой.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın.Alors tu n'auras aucun regret.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın.Asa nu voi mai avea regrete.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın. Bunu söyledin.Supaya tidak ada penyesalan lagi, Kamu yang beri tahu saya seperti itu.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın. Bunu söyledin.حتى لا تندم على شيء.قلت هذا
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın. Bunu söyledin.無意味な考えだった
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın.Để cho không còn thấy hối tiếc nữa.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın.Ettei sinulla olisi katumuksia.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın.Tak, żebyś niczego nie żałował.
Böylece hiçbir pişmanlıktan kaçamazsın.Και για να μην μετανιώνεις<br /> για τίποτα.
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.만약 여러분이 3분 차로 비행기를 놓쳤다면 그런 상황에서는 20분 차이로 놓친 경우보다 더 많은 후회를 경험하게 됩니다
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.Bạn sẽ tiếc hơn nhiều trong trường hợp đó nếu bạn nhỡ chuyến bay mất ba phút hơn là nếu bạn nhỡ 20 phút.
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.Lo lamentarás mucho más si pierdes el vuelo por 3 minutos que por 20.
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.Op dat moment zul je meer spijt voelen als je je vlucht met drie minuten hebt gemist dan met twintig minuten.
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.Proverete più rimorso in quella situazione se avrete perso il volo per tre minuti piuttosto che per 20.
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.Saat itu akan merasa lebih menyesal jika Anda terlambat 3 menit daripada terlambat 20 menit.
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız.Veţi simţi mai mult regret în acea situaţie dacă v-aţi fi pierdut zborul cu 3 minute decât cu 20 de minute.