Ana içeriğe geç
Sözlük

pişmanlık ile cümle

pişmanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Pişmanlık için çok geç.Слишком поздно сожалеть.
Bütün hatalarına rağmen hiç bir pişmanlık hissetmedi.Несмотря на все свои ошибки, он не чувствовал сожаления.
Sonraki sahnede de Aida ile hayallerini ve pişmanlıklarını paylaşırlar ("Enchantment Passing Through").Вместе, он и Аида делятся своими мечтами и сожалениями ("Enchantment Passing Through").
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.Им высказано порицание.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Но не пытайтесь повторить то, что сделали мы.
Fakat pişmanlık için geç kalınmıştı.Он захмелел и опоздал на перекличку.
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.Ему принадлежат слова: «Если я обязан Каракасу жизнью, то Мопосу я обязан славой».
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.Все те, что будут ему вверены и которые вытекают из его сущности.
Başbakan o "herhangi bir kayıp" pişmanlık duyduğunu ve sorunun giderilmesi üzerinde çalıştığını söyledi.وقال رئيس الوزراء انه يأسف لحدوث "اي خسائر" وسيعمل على تصحيح تلك المشكلة.
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.و كذلك إذا كانت ظنَّ بمعنى (اتّهمَ) تعدّت إلى مفعول واحد , و مثال على ذلك : (ظننتُ محمداً) أي اتهمته.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.لا تعر أي إهتمام لأي أخطاء يمكن أن ترتكبها.
Yaptığım şeylerde asla pişmanlık duymadım.لم أندم أبدا على أي شيء فعلته.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.A distinção dá-se no imanente, entre o que gera e o que é gerado.
Albüm dijital olarak kaydedildi ve Bush bununla ilgili pişmanlıklarını daha sonraları dile getirdi.O álbum foi gravado digitalmente, e desde então Bush expressou arrependimentos sobre os resultados disso.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Não lamente o que fez.
Hayır, bir an bile pişmanlık duymuyorum") eski KGB ajanı John Symonds'tan bir alıntıdır.Não, eu não me arrependo um minuto." é do espião John Symonds.
Sonraki sahnede de Aida ile hayallerini ve pişmanlıklarını paylaşırlar ("Enchantment Passing Through").Juntos, ele e Aida compartilham seus sonhos e remorsos ("Enchantment Passing Through").
Pişmanlık bir eylemi yerine getirmekten dolayı ortaya çıktığı gibi, eylemsizlikten dolayı da ortaya çıkabilir.Ou ainda, pela consequência do ato, poderá haver tristeza.
Davut pişmanlıkla onların yasını tutar.Mas Davus os convence a apedreja-la.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Niet nadenken over je daden.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.Toen deze de wereld schiep verwijderde hij zichzelf uit hetgeen hij gecreëerd had.
Sonraki sahnede de Aida ile hayallerini ve pişmanlıklarını paylaşırlar ("Enchantment Passing Through").Samen met Aida deelt hij hun dromen en betreuringen (Als schepen in de nacht).
Fakat Joe gittikten sonra pişmanlık duyar.Maar wanneer Kate weg is krijgt hij spijt.
Davut pişmanlıkla onların yasını tutar.Paulus veroordeelt hen fel.
Hayatımın geri kalanını pişmanlık duyarak geçirmek istemiyorum.Ik wil er niet de rest van mijn leven spijt van hebben.
Öyleyse o pişmanlıktan intihar etti.Heeft ze dan uit berouw zelfmoord gepleegd?
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.I wtedy znalazł się wśród tych, którzy wyrażają skruchę.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Nakazane jest również przywrócenie obrabowanemu dóbr, które utracił.
Pişmanlık suçluluk duygusu içerebilir ama genel anlamda suçluluktan farklıdır.Reakcja uczuciowa jest podobna do zmysłowej w postawie, ale różni się co do treści.
Davut pişmanlıkla onların yasını tutar.David sörjde honom djupt.
Mahkeme pişmanlık duyduğunu belirtti.Суд визнав факт розтрати.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Не повторюй того, що до тебе було сказано.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jděte a učte se, co to je (znamená) "Milosrdenství chci, a ne oběti.
Ayrıca çocuk sahibi olmadığı için pişmanlık duyduğunuda belirtmiştir.Domnívá se, že může za to, že nemají děti.
Fakat pişmanlık için geç kalınmıştı.Pozdě se přichází k poznání.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Nu fi îngrijorat pentru ceea ce au făcut ei!
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Ne félj attól, amit el fogsz szenvedni.
Yom Kipur, Yahudilikteki On Pişmanlık Günü'nü (Yamin Nora'im) tamamlar.Jom kippur päättää juutalaisten uudestavuodesta roš hašanasta alkaneen kymmenen katumuspäivän jakson.
Sürekli yer ve ardından pişmanlık duyar.Tylsistyneen oloinen ja aina valittamassa.
O yüzden de hissettikleri duygu pişmanlık değil, hayal kırıklığıdır.Mitään ikimuistoista se ei hänestä tarjoa, muttei myöskään pettymystä.
O yüzden de hissettikleri duygu pişmanlık değil, hayal kırıklığıdır.Δεν ανέχονται την απόρριψη ή την απογοήτευση.
Fakat pişmanlık için geç kalınmıştı.Af samme grund blev han døbt sent.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Sørg ikke over de ting i denne verden, som er blevet nægtet jer.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.(Ikke stopp med det du driver med.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Om det er noen mord jeg angrer idag?
Sürekli yer ve ardından pişmanlık duyar.Hun blir om og om igjen skuffet.
O’nu böyle tasarladığım için sanırım sonsuza kadar pişmanlık duyacağım.”Det å ha stått i den valgsituasjonen kommer til å prege meg for alltid.»
Davut pişmanlıkla onların yasını tutar.Daud menyesali dosa-dosanya.
Ayrıca çocuk sahibi olmadığı için pişmanlık duyduğunuda belirtmiştir.Ia juga memarahinya karena ia tak kunjung dikaruniai seorang anak.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jika engkau hendak mengambilnya, ambillah; yang lain tidak ada, hanya ini."
Pişmanlıkla arkadaşlarını Hünkar'a gönderir.Nguyễn Hữu Liêu bỏ Cối về với Trịnh Tùng.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.此れ朕の願なれば、敢へて或(まど)ひ懈(おこた)ること無(な)かれ。
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.煉禁術 煉術により創り出した物を現世で定着させる術。
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.物のことで悩むな。
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.まことに敬虔なる道者であった。
O’nu böyle tasarladığım için sanırım sonsuza kadar pişmanlık duyacağım.”このまま続けないとおまえは後で絶対後悔するぞ」といって続けさせた。
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.容保は「私にいささか功ありとすればそれは全て藩祖保科正之公の故あってである。
Pişmanlıklara takılmış gidiyor." yorumunda bulundu.私は疲れているのだ」と返されたのみだった。
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.万物是藉着他造的;凡被造的,没有一样不是藉着他造的生命是藉着他造的” (1:1-3)。
"Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.亟麾去曰:’吾用若何事,乃溷我!’自此遂专决,不复白。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod