Melekler canlarını alırken nasıl da (pişmanlık içinde) yüzlerine ve sırtlarına vururlar?How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
Böylece Allah, onlara işledikleri bütün fiilleri hasretler (pişmanlık kaynağı olarak) gösterir.Even so God shall show them their works. O bitter regrets for them!
Bu arada, pişmanlık duyanlardan olmuştu.And he became one of the remorseful.
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz.It shall not profit you today, since you did evil, that you are partners in the chastisement.
İşte Allah Teâlâ onlara, bütün yaptıklarını, en şiddetli pişmanlıklar halinde gösterecektir.Even so God shall show them their works.
(Resulüm!) Sen onları pişmanlık ve üzüntü günü hakkında uyar.And warn them of the Day of Regret, when the matter will be concluded.
(Ey Muhammed!) İnsanların pişmanlık duyacağı ve işin bitmiş olacağı (kıyamet) günü ile onları uyar.And warn them of the Day of Regret, when the matter will be concluded.
(O boğulurken pişmanlıkla) Kendi kendini kınıyordu.He became an object of much blame.
Azabı görünce pişmanlık gösterdiler.When the wrong-doers perceive the chastisement, they will feel intense remorse in their hearts.
Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.He became an object of much blame.
Boğulurken, pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu.He became an object of much blame.
Azabı gördüklerinde derin pişmanlık duyacaklar.When the wrong-doers perceive the chastisement, they will feel intense remorse in their hearts.
Büyük pişmanlık duyan Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti.Then Adam received from his Lord words (of revelation), and He relented toward him.
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır.‘Today that will be of no avail to you.
Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar. İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur.Shall they be recompensed except for what they were doing?
Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını saklarlar; Biz de inkar edenlerin boyunlarına halkalar geçirdik.They will hide their regret on seeing their torment. We shall chain the necks of the disbelievers.
Ve içten içe pişmanlık duyardı.On seeing the torment one will try to hide his regret.
Kararından ötürü pişmanlık duymayan genç kadın dört yıl boyunca ailesinden dışlanmış.The young woman, who does not regret her decision, was estranged from her parents for four years.
Bu yüzden de 'pişmanlık yasasını' anlamsız buluyoruz."Therefore we consider the 'repentance law' meaningless.
Merkezi Hindistan'da bulunan şirketi, Hırvatistan'da yatırım yapmaktan hiç pişmanlık duymamış.His company, headquartered in India, had no regrets about investing in Croatia.
Handa her ne kadar yaptığı hatanın farkında da olsa bundan pişmanlık duymaz.He's a childish and short-tempered adult.
Emma arseniği yutunca büyük bir dehşet ve pişmanlık duyar.She, however, consumes the arsenic herself, much to his horror and remorse.
Cinayetleri ayrıntılı olarak anlattı ve pişmanlık sergilemedi.[3][4][5]He described the murders in detail, and made no apologies.[60][61][62]
Josephus'a göre, bu eylemden duyduğu pişmanlık, Hirodes'in delirmesine neden oldu.According to Josephus, regret over this act almost caused Herod to go insane.
Şiirin ana temaları pişmanlık, suçluluk, şöhret, çalkantılı çocukluk ve aldatmadır.[1][2]The poem's main themes include remorse, guilt, fame, turbulent childhood, and deception.[8][9]
Ölüm döşeğindeyken, "kırık bir kalbe karşılık bir krallık" yaratma kararından pişmanlık duyuyor.On his deathbed, he regrets this decision to create "a kingdom [in exchange] for a broken heart".
Qin kralı daha sonra Han Fei'nin ölümünden pişmanlık duydu. [1] [2]The Qin king afterwards regretted Han Fei's death.[1][2]
Pişmanlık 4 Haziran 2014'te Güney Kore'de vizyona girdi.No Tears for the Dead was released in South Korea on June 4, 2014.
Sue Snell (Gabriella Wilde) Carrie'ye olanlardan dolayı pişmanlık duyar.Sue Snell jedoch scheint Mitleid mit Carrie zu haben.
Fakat pişmanlık için geç kalınmıştı.Für Reue war es nun zu spät.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.Eine Schöpfung aus dem Nichts lehnte er ab; für ihn ereignet sich Schöpfung in jedem Augenblick.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.Du achtest die Dinge nicht, die du hast.
Pişmanlık bir insanın geçmişteki davranışlarından hoşnut olmama duygusudur.Und ich genieße es, die Vergangenheit zu spüren.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Nun erkennt er das Unheil, welches er angerichtet hat.
Hareketinden dolayı pişmanlık duyuyor.Il regrette son acte.
Yaptığım şeyden hiçbir pişmanlık duymuyorum.Je n'ai vraiment aucun regret pour ce que j'ai fait.
Ağır suçlarından hiçbir pişmanlık belirtisi göstermiyorlar ama suç üstüne suç işlemeye devam ediyorlar.Ils ne montrent aucun regret pour leurs forfaits mais continuent de commettre crime sur crime.
Hiçbir şeyden pişmanlık duymadım.Je n'ai pas de regrets.
Gerçekten bundan pişmanlık duyuyorum.Je le regrette sincèrement.
Bu karardan pişmanlık duyacaksın.Tu regretteras cette décision.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Cela afin de ne pas faire d'injustice (ou afin de ne pas aggraver votre charge de famille) ».
Mahkeme pişmanlık duyduğunu belirtti.Le tribunal confirme sa relaxe.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Telle sera la vôtre, pécheurs qui m'écoutez, si vous ne vous convertissez ».
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Elle se ressent des tâtonnements par lesquels elle a passé.
Zaman zaman pişmanlık duysa da çocuklarını sevmektedir ve onlar için büyük fedakarlıklar yapmaktadır.C'est aussi par amour pour les âmes qu'elle prie pour elles et fait quotidiennement de petits sacrifices.
Sonraki sahnede de Aida ile hayallerini ve pişmanlıklarını paylaşırlar ("Enchantment Passing Through").Aida y él comparten sus sueños ("Enchantment passing through").
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma.No te arrepientas de lo que has hecho.
Şöhretinden ve Charlotte Buff'a duyduğu gençlik aşkını halka duyurmasından pişmanlık duydu.Lamentó su fama y haber hecho público su amor juvenil a Charlotte Buff.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Sin perjudicar sus orígenes algo se les desprende o resulta indiferente.
Davut pişmanlıkla onların yasını tutar.La Alianza lo defiende a duras penas.
Durumun çok üzücü olduğu ve buna nedenin kendisi olduğunu düşünen Parsifal pişmanlık duymaktadır.Parsifal se encuentra sobrecogido por el remordimiento, culpándose a sí mismo de esta situación.
Çünkü, bu bir mükemmel mutluluk anı değil pişmanlık anıdır.Por eso, este acto no es un espacio de lamento sino de orgullo.
Bütün bu pişmanlık ve acıyı hissettikten sonra Willow, dünyayı yok etmeye ve acıyı dindirmeye çalışır.Gracias a este sonido, Shivá crea y destruye el universo.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Ya viene siendo costumbre la hazaña que hace Cobresal.
Vicdan azabı, vicdan eksikliğinden duyulan pişmanlık.Llamada de tristeza, la consciencia cerrada.
Yaptığım şeylerde asla pişmanlık duymadım.Non ho mai rimpianto le cose che ho fatto.
Yaptığın şeylerden pişmanlık duyma."Non rammaricatevi di ciò che avete fatto".
Başbakan o "herhangi bir kayıp" pişmanlık duyduğunu ve sorunun giderilmesi üzerinde çalıştığını söyledi.Egli ha anche aggiunto che si rammarica per "eventuali perdite" e che sta lavorando per risolvere il problema.
Fakat Joe gittikten sonra pişmanlık duyar.Viene ucciso da Joe dopo un diverbio.
Ayrıca çocuk sahibi olmadığı için pişmanlık duyduğunuda belirtmiştir.Ammette anche di non avere figli perché comportano troppe spese.