Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.단지 문신 때문에 후회하고 있는 이들의 수입니다
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Og det er kun fortrydelse omkring tatoveringer.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Și astea sunt doar regrete față de tatuaje.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Und das ist nur das Bedauern über die Tattoos.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Và đó chỉ là sự hối hận về vết xăm thôi nhé.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Y esto es solo arrepentimiento de los tatuajes.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Και αυτό είναι απλά το μετάνιωμα για τα τατουάζ.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.И това са само съжаления, свързани с татуировки.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.И это только сожаления по поводу татуировки.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.Й то лише шкодування про тату.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.וזו רק חרטה על קעקועים.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.وهذا فقط الندم حيال الوشم.
Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.みな同じなのです。
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.C'est pourquoi je ne crois pas que Ji Hoo voudrait me voir regretter cette. décision
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.De aceea sunt sigura ca el nu ar vrea sa regret decizia asta.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Deshalb denke ich, würde er nicht wollen, das ich verpassten Gelegenheiten nachtrauere.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Det är därför jag tror att han inte vill att jag skulle ångra mitt beslut.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Đó là lý do vì sao chị nghĩ rằng JiHoo sẽ không muốn nhìn thấy chị tiếc nuối về điều này.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Ecco perché non credo che lui vorrebbe farmi rimpiangere la mia decisione.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Ezért hiszem azt, hogy valójában ő sem szeretné, hogy megbánjam a döntésem.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Karena itu saya tidak percaya bahwa dia mau saya menyesali keputusanku.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Preto verím, že by nechcel, aby som niečo ľutovala.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Siksi uskon, ettei hän halua minun katuvan päätöstäni.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.To je důvod, proč nevěřím že by chtěl, abych litovala svého rozhodnutí.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Zato verjamem da nebi hotel da obžalujem svojo odločitev.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Γι'αυτό θεωρώ ότι δεν θα θέλει να μετανιώσω την απόφασή μου.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.Поэтому я не думаю, что он хочет, чтобы я сожалела о своем решении.
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.בגלל זה אני לא מאמינה שהוא רוצה שאני אתחרט על ההחלטה
Ve bu yüzden, Ji Hoo beni pişmanlıklar içinde yaşarken görmeyi istemeyecektir.و أنا واثقه بأنه يشعر هكذا نحوي. لذلك أنا مؤمنه أنه لا يرغب بأن اندم على قراري!
Ve hiçbir zaman pişman olduğumu söylemeye cesaret edemedim, taki çok geç olana kadar, değil mi?A nikdy jsem se neodvážil říct, že lituji, dokud nebylo příliš pozdě, že?
Ve hiçbir zaman pişman olduğumu söylemeye cesaret edemedim, taki çok geç olana kadar, değil mi?Nigdy nie odważyłem się naprawdę powiedzieć, że żałowałem tego zanim było za późno, prawda?
Ve hiçbir zaman pişman olduğumu söylemeye cesaret edemedim, taki çok geç olana kadar, değil mi?Und ich hab mich nie wirklich getraut zu sagen, dass ich es bereute bis es zu spät war, richtig?
Ve hiçbir zaman pişman olduğumu söylemeye cesaret edemedim, taki çok geç olana kadar, değil mi?И ты никогда не осмеливаешься сказать, что жалеешь, пока не станет слишком поздно, не так ли?
Ve kafası omuzumda, eli bacağımda, pişmanlık ve tükenmeyle ilgili şarkılar söylemişti내 어깨에 머리를 얹고, 내 허벅지에 손을 얹은 채, 후회와 고갈을 달콤하게 따라 불렸는데
Ve kafası omuzumda, eli bacağımda, pişmanlık ve tükenmeyle ilgili şarkılar söylemiştiŞi cu capul pe umărul meu, mâna pe coapsa mea, cânta dulce, despre regrete şi epuizare era prea tânără pentru,
Ve kafası omuzumda, eli bacağımda, pişmanlık ve tükenmeyle ilgili şarkılar söylemiştiועם ראשה על כתפי וידה על ירכי, שרה במתיקות עם התקליט, על צער ומחסור
Ve kafası omuzumda, eli bacağımda, pişmanlık ve tükenmeyle ilgili şarkılar söylemiştiوراسي على كتفي ,ويدي على فخذي , غنى بعذوبة طويلا, عن الندم لاستنفاد الفرص
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.A většina toho, co víme o lítosti, vychází z této oblasti.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.A większa część z tego, co wiemy o żalach pochodzi z tej dziedziny.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Dan kebanyakan pengertian kita tentang penyesalan datang dari wilayah itu.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.E la maggior parte di quello che sappiamo sul rimorso ci viene da quel settore.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.És a legtöbb dolog, amit a sajnálkozásról tudunk, erről a területről ered.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Het meeste wat we van spijt weten, komt uit dat vakgebied.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.그리고 우리가 후회에 대해 알고 있는 대부분은 이 해당 분야에서 비롯됩니다
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.La plupart de ce que nous savons du regret nous vient de ce domaine.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Muito do que sabemos sobre o arrependimento chega até nós vindo desse campo.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Og det meste af det vi ved om fortrydelse kommer til os ud af det domæne.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Şi mare parte din ce ştim despre regret vine din acest domeniu.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Und das meiste dessen, was wir über Bedauern wissen, kommt aus diesem Bereich.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Và hầu hết những gì ta biết về sự nuối tiếc đến với chúng ta từ chính lĩnh vực đó.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Y la mayor parte de lo que sabemos acerca del arrepentimiento nos llega de ese campo.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Και τα περισσότερα από αυτά που ξέρουμε για το μετάνιωμα τα ξέρουμε από αυτόν τον τομέα.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.И большая часть знаний о сожалениях исходит из этой области.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.И повечето от това, което знаем за съжалението, идва при нас от тази сфера.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.Й більшість з того, що ми знаємо про каяття - походить з цієї царини.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.ורוב הדברים שאנו יודעים על חרטה יצאו מהתחום הזה.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.ومعظم ما نعرفه عن الندم يأتي من هذا النطاق.
Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey bu alanda gerçekleşiyor.行動経済学に基づいています。 膨大な文献があります。それは
Yangın, Watson, onları çekim ile ilgili hiçbir pişmanlık varsa. "Ak by oheň, Watson, nemajú žiadne výčitky svedomia, ich zostreľovanie. "
Yangın, Watson, onları çekim ile ilgili hiçbir pişmanlık varsa. "Als ze vuur, Watson, hebben geen scrupules schieten ze naar beneden. "