O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Miała nawet zaczęła się interesujący i być przykro, kiedy zatrzymał się i poszedł od hotelu.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Que habían comenzado a encontrar interesante y que lo siento, cuando se detuvo o fue de distancia.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Sie hatte sogar begonnen, finde es interessant und traurig sein, wenn sie gestoppt oder ging entfernt.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Volt is kezdett, hogy megtalálja azt érdekes, és hogy sajnálom, amikor megállt és elment re.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Ze was zelfs begonnen te vinden het interessant en spijt krijgen als ze gestopt of gingen weg.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Είχε μάλιστα αρχίσει να βρείτε ενδιαφέρον και να είναι θλιβερή, όταν σταμάτησε ή πήγε μακριά.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Вона навіть почала знаходжу це цікавим, і буде шкода, коли вона зупинилася і пішла геть.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Она даже начала нахожу это интересным, и будет жаль, когда она остановилась и пошла прочь.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Тя дори започнала да го намерите интересни и да съжалява, когато тя спря, или безследно далеч.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.היא החלה אפילו למצוא אותו מעניין להצטער כאשר היא עצרה או הלך משם.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.كانت قد بدأت للعثور عليه حتى مثيرة للاهتمام ، وأن تكون آسف عندما توقف أو ذهب بعيدا.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.離れて。 彼女はインドに住んでいたときに彼女が彼女のアーヤに言われていた話は全くされていた
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Ale on odpowiadając rzekł: Nie chcę, a potem obaczywszy się, poszedł.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Anak itu menjawab, 'Baik, Ayah!' Tetapi ia tidak pergi
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.A on odpovedal a riekol: Nechcem. Ale neskoršie ľutoval a išiel.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.A on odpověděv, řekl: Nechci. A potom usmysliv sobě, šel.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Az pedig felelvén, monda: Nem megyek; de azután meggondolván magát, elméne.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Ðứa ấy thưa rằng : Vâng ; rồi không đi .
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Ðứa ấy thưa rằng: Vâng; rồi không đi.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Ed egli rispose: Sì, signore; ma non andò
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Él contestó y dijo: "No quiero." Pero después, cambió de parecer y fue
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Ele respondeu: Sim, senhor; mas não foi.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Er antwortete aber und sprach: Ich will's nicht tun. Darnach reute es ihn und er ging hin.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Han svarade och sade: 'Jag vill icke'; men efteråt ångrade han sig och gick.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Il répondit: Je ne veux pas. Ensuite, il se repentit, et il alla.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.'Jongen, ga vandaag op het land werken.' En de jongen antwoordde:
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.대답하여 가로되 아버지여 가겠소이다 하더니 가지 아니하고
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Men han svarede og sagde: Nej, jeg vil ikke; men bagefter fortrød han det og gik derhen.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Men han svarte: Jeg vil ikke. Men siden angret han det og gikk.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.,Nu vreau,` i -a răspuns el. În urmă, i -a părut rău, şi s'a dus.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.On pa odgovori in reče: Nočem. Potem se pa skesa in gre.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Tämä vastasi ja sanoi: `En tahdo`; mutta jäljestäpäin hän katui ja meni.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Ο δε αποκριθεις ειπε Δεν θελω υστερον ομως μετανοησας υπηγε.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.А той в отговор каза: Не искам; но после се разкая и отиде.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Він же, озвавшись, сказав: Не хочу; опісля ж, одумавшись, пійшов.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.Но он сказал в ответ: не хочу; а после, раскаявшись, пошел.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.ויען ויאמר אינני אבא ואחרי כן נחם וילך׃
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.فاجاب وقال ما اريد. ولكنه ندم اخيرا ومضى.
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.他 回 答 說 、 我 不 去 . 以 後 自 己 懊 悔 就 去 了
‹‹Oğlu, ‹Gitmem!› dedi. Ama sonra pişman olup gitti.他 回答 說 、 我 不 去 . 以後 自己 懊悔 就 去了
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Acum în acelaşi mod de gândire, putem simţi regretul în legătură cu multe lucruri.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Bây giờ trong cái khung sườn đó, chúng ta rõ ràng có thể thấy tiếc nuối về rất nhiều thứ,
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Dentro deste contexto, podemos sentir arrependimento sobre uma quantidade de coisas diferentes.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Ilyen határokon belül persze sok dolog miatt bánkódhatunk.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Inden for de rammer kan vi selvfølgelig opleve fortrydelse om mange forskellige ting.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Innerhalb dieses Rahmens können wir offenbar Bedauern über viele verschiedene Dinge empfinden.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.In questo contesto, possiamo ovviamente provare rimorso per tante cose diverse.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Kini dalam kerangka itu, sudah jelas kita dapat merasa menyesal tentang banyak hal.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.자, 이 틀 안에서 우리는 분명 여러 가지 것에 대해 후회를 경험할 수 있습니다
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Maintenant, dans ce cadre, on peut évidemment ressentir du regret pour beaucoup de choses différentes.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Met die gedachte kunnen we natuurlijk spijt hebben van allerlei dingen.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.V tomto rámci můžeme očividně litovat mnoho různých věcí.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.W tych ramach możemy oczywiście żałować najrozmaitszych rzeczy.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Y dentro de ese marco, podemos, por supuesto, sentir remordimiento por muchísimas cosas diferentes.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Τώρα μέσα από αυτό το πλαίσιο, μπορούμε προφανώς να βιώσουμε μεταμέλεια για πολλά διαφορετικά πράγματα.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Відтак, в межах цієї схеми, ми, вочевидь, можемо шкодувати через багато різних речей.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Сега в тези условия ние можем да съжаляваме за много различни неща.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.Согласно такой концепции, можно испытывать сожаление по поводу многих вещей.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.עכשיו, במסגרת הזו, אנו יכולים להרגיש חרטה לגבי המון דברים.
O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.الآن خلال هذا السياق، يمكننا أن نشعر بالندم حيال أشياء كثيرة مختلفة.