Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor.Δυσανασχετούμε με τους δολοφόνους και τους κλέφτες. Δυσανασχετούμε με αυτά.
Kes şunu, yoksa pişman olursun.Fermati ora! O te ne pentirai.
Kes şunu, yoksa pişman olursun.Para ahora o te arrepentirás.
Kes şunu, yoksa pişman olursun.Si vous osez me toucher, ça va aller mal.
Kes şunu, yoksa pişman olursun.Σταμάτα αμέσωs, αλλιώs θα το μετανιώσειs.
Kes şunu, yoksa pişman olursun.Прекрати сейчас же или пожалеешь.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.A ideia não é viver sem quaisquer arrependimentos.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Cái chính không phải là sống không nuối tiếc.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Es geht nicht darum, ohne Bedauern zu leben.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Het punt is niet te leven zonder spijt.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Il punto non è vivere senza rimorsi.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Ini bukanlah tentang hidup tanpa penyesalan.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.어떤 후회도 없이 사는 것이 중요한 게 아닙니다
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.La cuestión no es vivir sin ningún remordimiento.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.La question n'est pas de vivre sans aucun regret.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Nejde o to, žít bez lítosti.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Nem az a lényeg, hogy sajnálkozás nélkül éljünk.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Nie chodzi tu o życie, w którym niczego nie żałujemy.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Pointen er ikke at leve uden fortrydelse.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Scopul nu este să trăim fără regrete.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Το νόημα δεν είναι να ζούμε χωρίς να μετανιώνουμε.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Й суть не в тім, щоб жити не шкодуючи.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Смисълът не е да живеем без да съжаляваме.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Суть не в том, чтобы жить не сожалея ни о чем.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.המטרה היא לא לחיות חיים נטולי חרטה.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.فالفكرة هي أن لا نعيش بدون " ندم ".
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.後悔する自分を嫌いにならないことなのです。
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.A ideia é não nos odiarmos por os termos.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.A lényeg az, hogy ne utáljuk magunkat miatta.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Cái chính là không ghét bỏ bản thân vì có những nuối tiếc đó.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Chodzi tu o to, żebyśmy się za to nie nienawidzili.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Es geht darum, uns selber nicht dafür zu hassen, dass wir das haben.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Het punt is onszelf niet te haten om het hebben van spijt.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Il punto è non odiare noi stessi quando li abbiamo.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Ini adalah tentang tidak membenci diri sendiri karena merasa menyesal.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Jde o to, aby nám na sobě nevadila.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.후회한다 해도 자신을 미워하지 않는 것이 중요하죠
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.La cuestión es no odiarnos por tenerlos.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.La question est de ne pas nous haïr parce qu'on en a.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Pointen er vi ikke hader os selv for at have dem.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Scopul este să nu ne urâm pentru că le avem.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Το νόημα είναι να μην μισούμε τον εαυτό μας που μετανιώνουμε.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.А в том, чтобы не ненавидеть себя за сожаления.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Сенс в тім, щоб не ненавидіти себе за ті жалі, що маємо.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.Смисълът е да не се мразим, затова че съжаляваме за нещата.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.המטרה היא לא לשנוא את עצמנו על העובדה שיש בנו חרטות.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.الفكرة هى أن لا نكره أنفسنا لأننا إختارنا وأحببنا هؤلاء الناس لنعيش معهم.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.最終的に私がタトゥーから得た教訓を
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Aveva anche cominciato a trovare interessante e di essere dispiaciuto quando si è fermata o è andato distanza.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Cô thậm chí đã bắt đầu để tìm thấy nó thú vị và được xin lỗi khi cô dừng lại hoặc đi đi.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Dia bahkan mulai menemukan hal menarik dan menjadi menyesal ketika ia berhenti atau pergi pergi.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Ela tinha mesmo começado a se interessar e se arrepender quando ela parou ou foi de distância.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Elle avait même commencé à trouver cela intéressant et d'être désolé quand elle a cessé ou est allé loin.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Hän oli jopa alkanut löytää se mielenkiintoista ja olla pahoillani, kun hän pysähtyi tai lähti päässä.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Hon hade till och med börjat finna det intressant och att vara ledsen när hon slutade och gick bort.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Hun havde endda begyndt at finde det interessant og at være ked af, når hun stoppet eller gik væk.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Imela je celo začelo zdi zanimivo, in da žal, ko je ustavil ali odšel proč.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.그녀는 심지어는 흥미로운 사실을 발견하고 그녀가 멈췄을 때 미안해하기 시작하거나 갔다했다 거리.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Mala dokonca začala nájsť zaujímavé a byť ľúto, keď sa zastavila a šla preč.
O bile ilginç bulmak ve durdu zaman pişman olmak için başlamış ya da gelmişlerdi uzaklıktadır.Měla dokonce začala najít zajímavé a být líto, když se zastavila a šla pryč.