O halde bu şekilde, bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.当然私たちはさまざまなことに後悔の念を抱きます。 今日の講演は行動経済学についてです。
Olanlar yüzünden pişmanım. Hepsi bu.Eu me arrependo do que aconteceu, só isso.
Olanlar yüzünden pişmanım. Hepsi bu.Съжалявам,за случилото се, това е всичко.
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Amikor a halálos ágyunkon fekszünk, megbánjuk-e az időt, amit játékkal töltöttünk?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Budeme na smrteľnej posteli ľutovať čas, ktorý sme strávili hraním hier?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Când suntem pe patul nostru de moarte, o să regretăm timpul pe care l-am petrecut jucând jocuri?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Cuando estemos en nuestro lecho de muerte, ¿lamentaremos el tiempo que pasamos jugando?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Czy będąc na łożu śmierci będziemy żałować czasu, który poświęciliśmy na gry?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Khi chúng ta sắp chết, liệu rằng chúng ta có hối tiếc về khoảng thời gian chúng ta dành ra để chơi game?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?우리가 세상을 떠날때, 게임하느라 보낸 시간을 후회할까요?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Når vi alle ligger på vores dødsleje, vil vi så fortryde den tid vi brugte på at spille spil?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?När vi ligger på våra dödsbäddar, kommer vi då ångra tiden vi lagt ned på att spela spel?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Quand nous serons sur nos lits de mort, regretterons-nous le temps passé à jouer ?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Sul letto di morte, rimpiangeremo il tempo trascorso a giocare?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Werden wir auf unserem Sterbebett die Zeit bereuen, die wir mit Spielen verbracht haben?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Zullen we ons op ons sterfbed de tijd beklagen die we met spelen hebben doorgebracht?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Όταν θα βρισκόμαστε στο νεκροκρέβατό μας, θα μετανιώνουμε για το χρόνο που ξοδέψαμε παίζοντας παιχνίδια;
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Когато сме на смъртното си легло, ще съжаляваме ли за времето, което сме прекарали, играейки игри?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?כשאנחנו על ערש דווי, האם נתחרט על הזמן שאותו בילינו במשחקים?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?عندما نكون على سرير الموت، هل سنندم على الوقت الذي قضيناه في اللعب؟
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?後悔するのでしょうか? 驚くかも知れませんが 実はこの疑問に対する
Ona aşıksın. Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.أنت واقعة بحبه، افعلي شيئاً ستمر السنوات و ستأسفين
Önceden Keynesyen Ekonomi, pişman.Hemos retrocedido a la ciencia económica pre-Keynesiana.
Önceden Keynesyen Ekonomi, pişman.Nós regredimos ao modelo de economia pré-Keynesiana.
Önceden Keynesyen Ekonomi, pişman.Έχουν υποχώρησε να προ-από την Κένυα οικονομικά.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Jag avskydde att jag la mina pengar på den saken.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Am fost atât de dezamăgit că mi-am cheltuit banii cu asta.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Bol som tak znechutený, že som na takú vec vyhodil toľko peňazí.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Byłem bardzo rozczarowany, że wydałem na to pieniądze.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.E acabou. Fiquei agoniado por gastar o meu dinheiro nesta coisa.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Fel voltam háborodva, hogy erre az izére költöttem a pénzem.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Finito. Ero così disgustato dall'aver speso soldi per questa cosa.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Ich war so angeekelt, dass ich Geld für dieses Teil ausgegeben hatte.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Ik had er zo de pest in dat ik mijn geld er aan had uitgegeven.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Jeg var så forarget over at have brugt mine penge på denne ting.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.J'étais tellement dégouté d'avoir dépensé mon argent pour ce truc.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.이따위 것에 돈을 썼다는 사실에 구역질이 났어요.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Tenía rabia de haber gastado mi dinero en esa cosa.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Tôi đã thật sự phẫn nộ khi bỏ ra đống tiền mua chiếc máy tính đó.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Δυσανασχέτησα που ξόδεψα τα χρήματά μου σε αυτό.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Бях толкова отвратен, че похарчих парите си за това нещо.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Мені було так огидно, що я витратив свої гроші на цю річ.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.Мне было так противно, что я потратил свои деньги на эту вещь.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.נגעלתי כל כך שבזבזתי את כספי על הדבר הזה.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.شعرت بالقرف لانفاق مالي على هذا الجهاز.
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.それで我々は発明をやめた?いいえ -
O şeye para harcadığıma öyle pişman oldum ki.我好後悔浪費咗噉多錢買哩部嘢
Pişman bir yüz ifadesi takınmak için mi geldin?Ilyen sajnálkozó képet vágva?
Pişman bir yüz ifadesi takınmak için mi geldin?Και κάνεις και την λυπημένη;!
Pişman bir yüz ifadesi takınmak için mi geldin?وتستمرين بالمجيء هنا دون كرامة؟
Pişman değil misin?Bereust du es nicht?
Pişman değil misin?Cô không hối hận sao?
Pişman değil misin?Etkö kadu sitä?
Pişman değil misin?후회 안해요?
Pişman değil misin?Nem bánod meg?
Pişman değil misin?Nie żałujesz?
Pişman değil misin?Non hai rimpianti?
Pişman değil misin?Nu o s-o regreti?
Pişman değil misin?Tidakkah kamu menyesalin ini?
Pişman değil misin?Tu ne le regretteras pas?