İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı? Ordaki HaNi değil mi?Вие чухте ли?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Sai quanto il capo dell'amministrazione rimpianga di averti perso?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Sais-tu à quel point le directeur de l'école regrette de t'avoir perdu ?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Stii cat de mult regreta decanul ca te-a pierdut?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Vet du hur ångerfull administrationen är för att ha förlorat dig?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Weet je hoe teleurgesteld de hoofd van de administratie is voor het verlies van jou?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Weißt du wie sehr der Verwaltungsvorsitzende noch immer bedauert, dich verloren zu haben?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Ξέρεις πόσο λυπημένος είναι ο επικεφαλής της διοίκησης που σε έχασε;
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Знаешь, как расстраивался директор, когда потерял тебя?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?هل تعلم كم كان نادما رئيس الاداره لفقدانك؟
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?あれ オ・ハニだろ?
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Megbáná azért az Úr, hogy teremtette az embert a földön, és bánkódék az õ szívében.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.A Hospodin ľutoval, že učinil človeka na zemi, a mal bolesť vo svojom srdci.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.då ångrade HERREN att han hade gjort människorna på jorden, och han blev bedrövad i sitt hjärta.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Da angrede HERREN, at han havde gjort Menneskene på Jorden, og det. skar ham i Hjertet.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Da angret Herren at han hadde skapt mennesket på jorden, og han var full av sorg i sitt hjerte.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.da reute es ihn, daß er die Menschen gemacht hatte auf Erden, und es bekümmerte ihn in seinem Herzen,
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.E il Signore si pentì di aver fatto l'uomo sulla terra e se ne addolorò in cuor suo
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Então arrependeu-se o Senhor de haver feito o homem na terra, e isso lhe pesou no coração
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Entonces Jehovah lamentó haber hecho al hombre en la tierra, y le dolió en su corazón
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.I -a părut rău Domnului că a făcut pe om pe pămînt, şi S'a mîhnit în inima Lui.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Ia pun menyesal telah menjadikan mereka dan menempatkan mereka di bumi. Ia begitu kecewa
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.je bilo žal GOSPODU, da je naredil človeka na zemlji, in bolelo ga je v srce.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.땅위에 사람 지으셨음을 한탄하사 마음에 근심하시고
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.L`Éternel se repentit d`avoir fait l`homme sur la terre, et il fut affligé en son coeur.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Litoval Hospodin, že učinil člověka na zemi, a bolest měl v srdci svém.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.niin Herra katui tehneensä ihmiset maan päälle, ja hän tuli murheelliseksi sydämessänsä.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.thì tự trách đã dựng nên loài người trên mặt đất, và buồn rầu trong lòng.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.thì tự trách đã dựng nên loài_người trên mặt_đất , và buồn_rầu trong lòng .
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Żałował Pan, że uczynił człowieka na ziemi, i bolał w sercu swem.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.Και μετεμεληθη ο Κυριος οτι εποιησε τον ανθρωπον επι της γης. και ελυπηθη εν τη καρδια αυτου.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.и раскаялся Господь, что создал человека на земле, и восскорбел в сердце Своем.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.разкая се Господ, че беше направил човека на земята, и огорчи се в сърцето Си.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.וינחם יהוה כי עשה את האדם בארץ ויתעצב אל לבו׃
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.فحزن الرب انه عمل الانسان في الارض. وتأسف في قلبه.
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.耶 和 華 就 後 悔 造 人 在 地 上 、 心 中 憂 傷
İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.耶和華 就 後 悔造人 在 地上 、 心中 憂傷
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Alles in allem war es einfach ein komplett sinnfreier Austausch von Geld, den ich bereuen würde.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.A tím pádem to bude naprosto zbytečná ztráta peněz, které budu litovat.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Átlagát véve, ez csak egy teljesen értelmetlen pénzcsere, amit megbánnék.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Em média, era apenas uma troca de dinheiro completamente inútil que eu viria a lamentar.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.En moyenne, ce n'était qu'un échange tout à fait inutile d'argent que j'allais regretter.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.En promedio sería un simple intercambio de dinero sin sentido, lo que lamentaría.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Gemiddeld genomen was het een onzinnige gelduitwisseling waar ik spijt van zou hebben.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.I gennemsnit ville det være en fuldstændig vilkårlig udveksling af penge, som jeg ville fortryde.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.În medie, era doar un schimb de bani complet inutil pe care l-aş regreta.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.평균적으로는, 제가 후회하게 될 완전히 의미없는 돈의 교환이겠지요.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Ma sarebbe stato un inutile scambio di denaro di cui mi sarei pentito.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Rata-rata, itu hanyalah pergantian kepemilikan uang yang tidak bermakna yang akan saya sesali.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.W uśrednieniu: całkowicie bezcelowa wymiana gotówki, której bym żałował.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Вийде цілковито безцільний рух грошей, про який я згодом шкодуватиму.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Като цяло това е едно напълно безсмислено разменяне на пари, за което ще съжалявам.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.בממוצע, יהיה זה חילוף כספים מיותר לחלוטין שאני אתחרט עליו.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.في الواقع، كان هدر للمال لا منطق له ندمت عليه لاحقاً
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.今では後悔しています。 笑
Kalbim pişmanlıkla doluMon cœur est si plein de regret
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor. Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Възмутени сме от убиец или крадец, но не сме възмутени от войната.
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor.Ci sdegniamo di un assassino o di un ladro.Ci sdegniamo
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor.Lamentamos a un asesino o a un ladrón
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor.Me paheksumme murhaajaa tai varasta. Me paheksumme häntä.