Daha sonra pişman bile olsan, umrumda olmaz..גם אם אתה תתחרט על זה אחר כך, לא יהיה לי אכפת
Daha sonra pişman bile olsan, umrumda olmaz.حتى ولو ندمت على قيامى بمثل هذا الأمر ,فلن أهتم
Daha sonra pişman bile olsan, umrumda olmaz.勝手にしろ
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.A ľutoval som čas, ktorý som premárnil na veci, na ktorých nezáležalo s ľuďmi, na ktorých mi záležalo.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Arrependi-me do tempo que perdi em coisas sem importância, com pessoas importantes.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Dan saya menyesali waktu yang saya buang untuk hal-hal yang tidak berarti dengan orang-orang yang berarti.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.E rimpiango il tempo sprecato in cose di poca importanza per persone che contano.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Et j'ai regretté le temps que j'ai perdu sur des choses qui n'ont pas d'importance avec des gens qui comptent.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Ik had spijt van de tijd die ik verspild heb aan onbelangrijke zaken met mensen die belangrijk voor me zijn.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.그리고 전 중요하지 않은 것들로 낭비한 시간을 후회했어요. 중요한 사람들을 두고 말이죠.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Litoval jsem toho promarněného času nad věcmi, na kterých nezáleželo, s lidmi, na kterých mi záleží.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Obžaloval sem čas, ki sem ga zapravil za stvari, ki niso bile pomembne, z ljudmi, ki mi veliko pomemnijo.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Og jeg fortrød den tid jeg havde spildt på ting som ikke betød noget med mennesker som betød noget.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Și am regretat timpul pe care l-am pierdut făcând lucruri care nu contează, cu oameni care contează.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Và tôi hối tiếc về khoảng thời gian tôi phí hoài vào những việc không đáng với những người xứng đáng.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Y lamento el tiempo que desperdicié en cosas que no importaban con gente que sí importan.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Żałowałem tego czasu, który zmarnowałem na błahych sprawach, z ludźmi, na których mi zależało.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Και μετάνιωσα για το χρόνο που σπατάλησα σε πράγματα που δεν έχουν σημασία με ανθρώπους που είναι σημαντικοί.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.И съжалявах за времето, което изгубих за неща, които нямаха значение с хора, които бяха от значение.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.И я пожалел о времени, которое потратил даром с людьми, которые мне дороги.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.І я пошкодував про час, витрачений дарма на неважливі речі з дорогими для мене людьми.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.ואני התחרטתי על הזמן שבזבזתי על דברים שלא חשובים עם אנשים שכן חשובים.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.و ندمت على الوقت الذي ضيعت على أمور غير مهمة مع أشخاص يهمونني.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.無駄にした という後悔を感じました 人間関係についても考えました
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.A 4-a componentă este că regretul este ceea ce psihologii numesc perseverenţă obsesivă.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.A negyedik összetevő az, amit a pszichlógusok perszeveratívnak neveznek.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.A quarta componente do arrependimento é aquilo a que os psicólogos chamam perseverança.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Čtvrtou částí je, že lítost je, co psychologové nazývají perserverace.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Czwartym elementem jest ten rodzaj żalu, który psycholodzy nazywają perseweracyjnym.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Den fjerde del her er at fortrydelse er det psykologer kalder perseveration.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.De vierde component is dat spijt, in psychologietermen, perseveratief is.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Die vierte Komponente hier ist, dass Psychologen unser Bedauern beschützend nennen.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.El cuarto componente es como los psicólogos llaman al remordimiento: perseverante.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.여기서 네 번째는 구성 요소는 심리학자들이 보속이라 부르는 것입니다
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.La quarta componente del rimorso è quello che gli psicologi chiamano perseveranza.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.La quatrième composante est que le regret est ce que les psychologues appellent la persévération.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Yếu tố thứ tư ở đây là cái mà những nhà tâm lý học gọi là Sự hối hận dai dẳng.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Το τέταρτο μέρος εδώ είναι αυτό που οι ψυχολόγοι αποκαλούν επιμονή.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Четвертою складовою тут є те, що психологи називають пресеверативним каяттям.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Четвертый компонент - это то, что психологи называют персеверативность.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.Четвъртият елемент тук е, че съжалението е това, което психолозите наричат персеверация.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.המרכיב הרביעי של חרטה הוא מה שפסיכולוגים קוראים לו חזרתיות.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.و العنصر الرابع هو ذلك الندم الذى يسميه علماء النفس المواظبة.
Dördüncü bileşense pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.心理学者が保続と呼ぶ後悔です。 「保続する」 とは、全く同じことを
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımAm trăit, am iubit, Am fost aici,
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımCuando deje este mundo, lo dejaré sin pesar
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımĐể một mai khi lìa xa cõi đời này, tôi cũng sẽ chẳng có gì để ân hận
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımGdy będę odchodzić z tego świata, nie będę niczego żałowała
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımKetika aku meninggalkan dunia ini, tidak ada yang akan ku sesali
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağım이 세상을 떠날 때, 아쉬움이 남지 않도록
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımMegtettem, megteszek mindent amit akartam
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımQuand je quitterai ce monde, je ne laisserai pas de regrets
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımQuando lascerò questo mondo, non lascerò rimpianti
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımVivi, amei. Eu estava aqui.
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımΌταν θα αφήσω αυτό τον κόσμο, δεν θα αφήσω κάτι που θα μετανοιώσω
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımКогда я буду покидать этот мир, я покину его без сожалений
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımכשאעזוב את העולם , לא אשאיר אחרי חרטות
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımحين أرحل عن هذا العالم.. لن أترك ندم
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağım記憶に残るものを何か残せば 忘れないだろうから
Düşündüm de, vay be... Gerçekten büyük bir pişmanlığım var.Azt gondoltam, hú, valamit tényleg nagyon bánok.