Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Та це може видатись свого роду жорстокою та заповзятою пропозицією, коли йдеться про ті більш глибокі каяття.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Это может казаться жестоким и несерьезным советом, когда речь идет о более глубоких сожалениях.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.אך זו עלולה להשמע כמו עצה פזיזה ואכזרית כשזה מגיע לחרטות יותר עמוקות.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.لكن يبدو الأمر كأنه نوع من القسوة أو إقتراح عفوى عندما يأتي الأمر لندم أكثر شدة وعمق.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.意地悪で軽薄な提案に聞こえるかもしれません。 でも、私はそれは違うと思います。
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?Ale jak u těchto věcí, o které se opravdu staráme a zažíváme pro ně hlubokou lítost, prožíváme své pocity?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?하지만 우리가 실제로 정말 신경 쓰고 정말 뼈저린 후회를 느끼게 되는 이러한 것들은 어떻게 느껴지십니까?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?Но за нещата, за които наистина ни е грижа и за които изпитваме дълбоко съжаление, как се чувстваме за тях?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?אבל בדברים האלה שבאמת אכפת לנו מהם, ואנו כן חשים חרטה עמוקה לגביהם, איך התחושה הזו מרגישה?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?لكن بالنسبة لتلك القرارات التى نهتم بها فعلياً والتى نختبر ندم عميق حيالها، هل يمكن وصف هذا الشعور؟
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?心の底から後悔するとき それはどんな気分でしょう? 誰もがその答えを知っています。
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Ale okazuje się, że żal jest okropny na cztery bardzo konkretne i stałe sposoby.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Ale ukazuje se, že lítost je otřesná ve čtyřech velmi specifických a konsistentních způsobech.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Dar se pare că regretul e îngrozitor în patru feluri foarte specifice şi constante.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.De úgy néz ki, hogy a sajnálkozás 4 bizonyos és következetes módon okoz érzelmi fájdalmat.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.후회는 매우 일관되고 구체적인 네 가지 방식으로 지독하게 느껴진다는 것이 밝혀졌죠
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Maar er zijn vier zeer specifieke, consistente manieren waarop spijt verschrikkelijk aanvoelt.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Mais il s'avère que le regret est épouvantable de quatre manières très précises et interdépendantes.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Ma scopriamo che il rimorso è orribile in quattro modalità che si ripetono costantemente.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Men det viser sig at fortrydelse føles forfærdeligt på fire meget bestemte og konsistente måder.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Namun ternyata penyesalan terasa paling buruk pada empat hal yang khusus dan konsisten.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Pero resulta que uno se siente terrible lamentándose de 4 maneras específicas y constantes.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Thế nhưng thực ra hối hận kinh khủng tuân theo 4 cách cụ thể và kiên định.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Αλλά αποδεικνύεται ότι το μετάνιωμα είναι απαίσιο με τέσσερις πολύ συγκεκριμένους και σταθερούς τρόπους.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Но се оказва, че съжаленията ни карат да се чувстваме ужасно по четири конкретни и последователни начина.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Оказывается сожаления чувствуются ужасно и состоят из четырех постоянных элементов.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.Та виявляється, що жаль відчувається жахливо, в чотири дуже визначені й усталені способи.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.אך מסתבר שחרטה מרגישה נורא בארבע דרכים מאד ספציפיות ועקביות.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.لكن يتضح لنا أن الإحساس بالندم مخيف فى أربع مراحل محددة جداً ومتسقة.
Ama pişmanlık dört farklı kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.普遍的な4つの要素があります。 さて、後悔を構成する1つめの要素は
Ama pişman olmayacak mısın?De meg fogod bánni.
Ama pişman olmayacak mısın?Mais tu vas le regretter.
Ama pişman olmayacak mısın?لكن الن تندم؟
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.미국 식품의약청은 문신을 가진 모든 미국인의 17%는 이를 후회하고 있다고 추정하죠
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.A FDA estima que, de todos os americanos que têm tatuagens, 17 % arrependem-se de as fazerem.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA memperkirakan bahwa dari semua orang Amerika yang membuat tato 17 persen menyesalinya.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA odhaduje, že mezi Američany, kteří mají tetování, je 17 procent těch, co litují.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA ước tính rằng trong số tất cả những người Mỹ có vết xăm, 17 phần trăm hối hận vì đã đi xăm.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.La Food and Drug Administration stima che di tutti gli Americani che hanno tatuaggi, il 17% se ne pente.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.מנהל המזון והתרופות האמריקאי מעריך שמכל האמריקאים שעשו קעקועים, 17 אחוז מתחרטים שהם עשו אותם.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.فقد قدرت إدارة الغذاء والدواء الأمريكية أنه من بين الأمريكيين الذي وشموا أنفسهم، 17% يندمون على ذلك.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.アメリカ人でタトゥーのある人のうち 17%が後悔しているそうです。 それはジョニー・デップと私
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Ma non ci offendiamo della guerra!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Mutta me emme paheksu sotaa!!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!¡Pero no lamentamos la guerra!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Tapi kita tidak membenci perang !!
Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Αλλα δεν δυσανασχετούμε με τον πόλεμο!!
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Att inte ångra kärlek trots för att förlora allt.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Để không phải hối tiếc trong tình yêu cho dù phải mất tất cả mọi thứ.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Es nicht zu bereuen, dass man sich verliebt hat, selbst wenn man alles verliert.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.네가 모든 걸 잃어도 호홰라고 않은 것
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Nelitovat lásky přesto, že ztratíš všechno.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Neľutovať lásku naprek tomu, že si všetko stratil.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Ne pas regretter d'aimer en dépit de tout perdre.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Nie żałować miłości pomimo utraty wszystkiego!
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Non avere rimpianti malgrado l'aver perso tutto.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Om er geen spijt van het houden van iets/iemand ondanks alles te verliezen.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Sa nu regreti ca ai iubit desi ai pierdut totul.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Να μη το μετανιώνεις που αγάπησες παρ'όλο που έχασες τα πάντα.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Да не съжаляваш за любовта,въпреки, че губиш всичко.