Ana içeriğe geç
Sözlük

petrol ile cümle

petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Kolen-aangedreven industriële revolutie in dit land -- olie, gas, sorry.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.La révolution industrielle de ce pays, basée sur le charbon, le pétrole, le gaz. Pardon !
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.La rivoluzione industriale marcia a carbone in questo paese -- petrolio, gas naturale -- scusate.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Napędzana wydobyciem węgla rewolucja w danym kraju, ropa, gaz, przepraszam.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Revolusi industri di negara ini yang digerakkan oleh batubara -- minyak, gas, maaf.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Revoluția industrială din această țară, bazată pe energie generată de cărbuni -- petrol, gaze naturale, scuze.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Uhlí pohánějící průmyslovou revoluci v této zemi, ropa, plyn... promiňte.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Индустриалната революция, захранвана от въглища в тази страна -- нефт, газ, съжалявам.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.Уголь был топливом промышленной революции в Великобритании, нефть, газ... Извините.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.מהפכה תעשייתית מונעת-פחם במדינה זו -- שמן, גז, סליחה.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.الثورة الصناعية التي قادها الفحم في هذه البلاد -- النفط، الغاز، آسف.
Bu ülkedeki katı yakıt-enerjili sanayi devrimi-- petrol, gaz, pardon.石油、ガス、失礼.. (笑い)
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.Gelukkig voor hen werden de meeste van hun olie-en gasbronnen ontdekt nadat de Sovjet-Unie in elkaar stortte.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.다행인 것은 이 사람들이 석유와 가스자원의 대부분을 구소련 붕괴 후 발견되었다는 것입니다.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.May mắn cho họ, hầu hết các tài nguyên dầu và ga đều được phát hiện sau khi Liên Bang Xô Viết sụp đổ.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.Na szczęście dla nich większość ich zasobów gazu i ropy odkryto po upadku Związku Radzieckiego.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.Per loro fortuna, i loro giacimenti di petrolio e gas naturali furono scoperte dopo il collasso dell'URSS.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.Untungnya, kebanyakan sumber minyak dan gas bumi ditemukan setelah Uni Soviet runtuh.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.К счастью для них, большинство месторождений нефти и газа были найдены после распада Советского Союза.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.למזלן, רוב הנפט והגז שלהן התגלו לאחר התפרקות ברית-המועצות.
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.لحسن حظهم , معظم بترولهم ومصادر الغاز إكتٌشفت بعد إنهيار الإتحاد السوفيتي .
Bu ülkelerin petrol ve gaz kaynakları şanslı bir şekilde Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra keşfedildi.ソビエト連邦が崩壊した後に発見されました 恐らく 皆さんの何人かの頭の中には "石油、石油、石油" と文字が浮かんでいるでしょう
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.C'est une terre d'huile, il est vrai: mais pas comme Canaan; une terre, aussi, de maïs et de vin.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Det är ett land med olja, sant nog: men inte som Kanaan, ett land, också, majs och vin.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Det er et land med olie, sandt nok, men ikke som Kana'an, et land, også af majs og vin.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Đó là một vùng đất dầu, thực sự đủ nhưng không giống như Canaan, một vùng đất, cũng được, ngô và rượu vang.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Es ist ein Land des Öls, das ist wahr: aber nicht wie Kanaan, ein Land, auch der Mais-und Wein.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Este un teren de ulei, destul de adevarat: dar nu ca Canaan, un pământ, de asemenea, de porumb şi vin.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Es una tierra de aceite, es cierto: pero no como Canaán, la tierra, también, de maíz y vino.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.É uma terra de óleo, é verdade, mas não como Canaã, uma terra, também, de milho e vinho.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.E 'una terra di olio, è vero: ma non come Canaan, una terra, anche, di mais e vino.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Ez a föld az olaj, igaz elég, de nem olyan, mint Kánaán, egy föld is, a kukorica és bor.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Het is een land van olie, ware genoeg, maar niet als Kanaän, een land, ook van maïs en wijn.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Ini adalah negeri minyak, cukup benar: tapi tidak seperti Kanaan, tanah, juga, jagung dan anggur.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Je to krajina ropy, je pravda, ale nie ako krajiny Kanaán, tiež kukurica a vína.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Je to země ropy, je pravda, ale ne jako kenaanské země, také kukuřice a vína.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.옥수수의 토지, 게다가,,하지만 가나안 것 : 그것은 충분히 진정한 기름 토지입니다 와인.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Se on maa öljyä, totta riitä vaan pidä Kanaanin maa, myös, viljan ja viiniä.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.To je dežela olja, res dovolj, a ne kot Kanaan, dežela, prav tako, koruze in vina.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.To kraina ropy naftowej, to prawda: ale nie jak Kanaan ziemi, także kukurydzy i wina.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Μια χώρα, επίσης, του καλαμποκιού και κρασί.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Това е земя на петрола, достатъчно вярно, но не и като Ханаанската земя, също на царевица и вино.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Це земля на нафту, правда: але не як Ханаан; землі, крім того, кукурудзи та вина.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.Это земля на нефть, правда: но не как Ханаан; земли, кроме того, кукурузы и вина.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.זוהי ארץ של נפט, די נכון: אבל לא כמו כנען, ארץ, גם, של תירס היין.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.أنها أرض من النفط ، صحيح بما فيه الكفاية : ولكن ليس مثل كنعان ، أرض ، أيضا ، والذرة النبيذ.
Bu yeterince gerçek bir arazi, petrol. şarap.ワイン。 通りには牛乳では実行されません。また春リアルタイムで彼らは、それらを切り開くか
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.A mají velká města a všechna ta města závisí na ropě.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Dan mereka memiliki kota-kota besar, dan kota-kota semua tergantung pada minyak.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.E hanno grandi città, e le città dipendono tutte dal petrolio.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.És nagy városaik vannak, és ezek a városok mind az olajtól függnek.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Et ils ont de grandes villes, et les villes sont toutes dépendantes du pétrole.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.I mają duże miasta, i te miasta są zależne od ropy.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.미국인들은 큰 도시를 갖고 있으며 그 도시들은 모두 석유에 의존합니다.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Majú veľké mestá, a tie mestá sú závislé na tej rope.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Och de har stora städer, och städerna är alla beroende av oljan.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Și au orașe mari și orașele sunt toate dependente de petrol.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Têm grandes cidades, e as cidades estão todas dependentes do petróleo.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Tienen grandes ciudades. Y esas ciudades dependen del petróleo.
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.Und sie haben große Städte, und die Städte sind alle abhängig vom Öl.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod