Ana içeriğe geç
Sözlük

petrol ile cümle

petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.電池は燃料のようにエネルギー密度が 高くありません 燃料は電池よりずっと多くのエネルギーを 蓄えることができます
Bu kazan, genellikle petrolün birtakım yan ürünleriyle doldurulur, ve sonra petrol damıtma kulesine geçirilir.Se trata de la caldera,
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.Najbardziej typowym tego przykładem jest kryzys naftowy lat 70.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.Typickým příkladem nabídkového šoku jsou ropné krize v 70. letech.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.И наиболее типичным примером "нарушения снабжения" является нефтяной кризис в 1970-х.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.І найбільш типовий приклад "шоку пропозиції" - це нафтовий кризис у 1970-х.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.Най-типичен пример за това е петролната криза през '70те.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.アメリカ合衆国のような国で何らかの理由で油が不足した場合、
Bundan 25 yıl önce petrol zirvedeydi.그래서 25년전에 기름이 최고점을 차지했고
Bundan 25 yıl önce petrol zirvedeydi.Il y a 25 ans, il y a eu un pic de pétrole comme, dans les années 1920, il y a eu un pic de charbon.
Bundan 25 yıl önce petrol zirvedeydi.Và như vậy, trong 25 năm trước, đã là thời kỳ đỉnh cao của dầu mỏ; cũng giống như những năm 1920
Bundan 25 yıl önce petrol zirvedeydi.אז לפני 25 שנה היתה צריכת שיא של נפט
Bundan 25 yıl önce petrol zirvedeydi.وعليه، قبل 25 سنة مضت، كان هناك نقطة ذروة في النفط
Bundan 25 yıl önce petrol zirvedeydi.石油がピークを迎えたように 1920年代には
Bunların hepsini işlenmemiş petrolden elde edebilirsiniz.Co se těch ostatních částí týká, tady může být motorový olej, různá maziva, tady může být
Bunların hepsini işlenmemiş petrolden elde edebilirsiniz.Esto puede ser aceite de motor aquí, lo usas para lubricar,(no combustible,) tu motor.
Bunların hepsini işlenmemiş petrolden elde edebilirsiniz.Z ropy uzyskuje się bardzo wiele substancji.
Bunların hepsini işlenmemiş petrolden elde edebilirsiniz.Няма значение, нека се върнем към бензина.
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.Dipendono tutti dalla benzina a buon mercato, ma la benzina diventa sempre più cara.
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.Ils dépendent tous du prix du pétrole, mais son prix augmente
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.이 모두는 저렴한 석유에 의존하지만 석유가격은 치솟죠.
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.Todas requieren petróleo, pero está por acabarse.
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.כולם תלויים בדלק, אבל הוא מאמיר
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.كلها تعتمد على رخص أسعار البترول ،لكن تلك الا سعار تتصاعد
Bunların hepsi ucuz petrole bağımlı, ancak petrol fiyatları tavan yapmakta.でも、石油の産出はピークを迎えています
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizAcestea sunt conductele care ies din Kurdistan, care e o regiune bogată în petrol.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizĐây là các tuyến ống dầu bắt đầu từ Kurdistan, một vòng có rất nhiều dầu.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizDies sind Pipeline Routen, die aus Kurdistan kommen, eine ölreiche Region.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizDit zijn pijplijnroutes beginnend in Koerdistan, een olierijke regio.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizÉstas son rutas de oleoductos, que surgen en el Kurdistán, que es una zona rica en petróleo.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizEzek olajvezeték-utak, amik Kurdisztánból indulnak, egy olajban gazdag régióból.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a giderseniz이 파이프라인들은 쿠르드지역에서 시작됩니다. 석유가 풍부한 지역이죠. 지금 쿠르드지역에는
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizQuesti sono oleodotti che partono dal Kurdistan, ricco di petrolio.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizTo są ropociągi, które zaczynają swój bieg w Kurdystanie, który jest regionem bogatym w ropę.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizΑυτοί είναι αγωγοί, που ξεκινούν από το Κουρδιστάν, που είναι μια περιοχή πλούσια σε πετρέλαιο.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizВот схема нефтепроводов, начинающихся в Курдистане - регионе, богатом нефтью.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizТова са тръбопроводни маршрути, които започват от Кюрдистан, който е богат на петрол регион.
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizאלה הם נתיבי הצינורות אשר יוצאים מכורדיסטאן, שהוא אזור עשיר בנפט. והיום, אם הולכים לכורדיסטאן,
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a gidersenizهذه خطوط أنابيب البترول , التي تخرج من كردستان , الذي هو منطقة غنية بالبترول . واليوم , إذا ذهبت إلي كردستان ,
Bunlar Kürdistan'dan, petrol zengini bir bölgeden çıkan boru hatları ve bugün Kürdistan'a giderseniz石油の豊富な地域です そして今日 クルディスタンに行くと クルド・ペシュメルガという人民兵組織が
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.Chúng ta cần có sự dẫn dắt của Nghị viện giống như ở Israel, chúng ta sẽ không sử dụng dầu.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.Elnöki irányításra van szükségünk hozzá, ahogy Izraelben volt, és ami kimondta, hogy véget vetünk az olajnak.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.대통령의 리더쉽이 필요합니다. 이스라엘에서 석유 사용을 끝내겠다고 한 것 처럼요.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.Potrzeba nam przywództwa prezydenckiego, tak jak w Izraelu, gdzie mają skończyć z ropą.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.Χρειαζόμαστε προεδρική ηγετική στήριξη όπως είχαμε στο Ισραήλ που είπαν ότι θα βάλουν τέλος στο πετρέλαιο.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.Нам нужно лидерство президента, точно как в Израиле, сказавшем: "Мы откажемся от нефти".
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.Трябва ни лидерството на президент, точно такова, каквото имаше в Израел, което каза, че ще спре петрола.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.אנו חייבים לעשות זאת בקדנציה הממשלתית שיש היום בדיוק כמו בישראל שאמרה שנסיים עם הנפט.
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.نحن بحاجة إلى قيادة رئاسية كما حدث لنا في إسرائيل التي قالت إننا سننهى النفط .
Bunun için başkanın desteğini arkamıza almamız gerekiyor, aynı İsrail'in petrole son dediği gibi.大統領的なリーダーシップが必用なのです そして20年か50年の間ではなく
Bunun kanıtı da, petrol ithalatımızın, son 20 yılın en düşük seviyesinde olması.Erdgas. \ und der Beweis ist unser Öl Importe nach unten sind auf das niedrigste Niveau seit 20 Jahren.
Bunun kanıtı da, petrol ithalatımızın, son 20 yılın en düşük seviyesinde olması.La clase media ha sido aplastada en los últimos cuatro años, y los trabajos también han escaseado.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.Akumulator odpowiada tu nierafinowanej ropie. Gniazdo akumulatora kosztuje tyle, co bak, jakieś 100 dolarów.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.Az akksi ebben az értelemben a nyersolaj.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.Bateria, în sensul acesta, este petrolul brut.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.Batteriet er, i den forstand, råolien. Det koster de samme 550 kroner som benzin tanken.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.Bình ắc-quy theo cách hiểu này, là dầu thô.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.De batterij is in zekere zin de ruwe olie.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.En ese sentido, la batería viene a ser el petróleo crudo.
Bunun maliyeti de bir tanker petrol ile aynı.이런 관점에서 배터리는 원유인 셈이죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod