Ana içeriğe geç
Sözlük

petrol ile cümle

petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.Zum ersten Mal werden amerikanische Konsumenten die Ölversorgungskette vor ihren eigenen Augen haben.
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.Για πρώτη φορά, οι Αμερικάνοι καταναλωτές θα δουν ιδίοις όμμασι την αλυσίδα παραγωγής του πετρελαίου.
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.В первый раз американские потребители увидят перед собой что-то похожее на цепочку поставки нефти.
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.За пръв път американските консуматори прозряха какво представлява целият път на добиване на нефта.
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.בפעם הראשונה, צרכנים אמריקניים יראו את שרשרת האספקה של הנפט עומדת מולם.
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.لأول مرة, المستهلكون الأمريكون سوف يتمكنون نوعاً ما من مشاهدة سلسلة الامدادات امام أعينهم
Amerikan tüketicileri ilk kez önlerinde petrolün tedarik zincirini görür gibi olacak.石油のサプライチェーンが自分たちに 影響していることを知ることになります 「解った!」瞬間というわけです
Ancak, başkanın bizim petrol, kömür ve gaz kaynaklarımızdan yararlanmamızı engellemesine ihtiyacımız yok.Ich glaube sehr viel in unserer erneuerbaren Kapazitäten; Äthanol, Wind, solar wird ein wichtiger sein.
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Affären var enkel: för att leverera billig olja fick de rika venezuelanerna behålla en stor del av vinsterna.
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Dohoda bola jednoduchá - za nekončiace dodávky lacnej ropy dostali bohatí Venezuelčania veľkú časť zisku.
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Perjanjiannya sederhana... ...untuk pasokan minyak murahnya, kaum kaya Venezuela dapat profit besar
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Układ był prosty - W zamian za dostarczanie taniej ropy Bogaci wenezuelczycy zatrzymywali dużą część zysków
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Договор был прост - за поставку бесконечного количества нефти венесуэльские богачи имели изрядную долю дохода
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı..ההסדר היה פשוט ,תמורת אספקת נפט זול .עשירי ונצואלה יקבלו נתח רחב מהרווחים
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.石油を安く供給すれば 大部分の利益は ベネズエラの金持ちに渡されたのです ウゴ·チャベスの選挙で この取引は終了しました
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.우리는 ANWR에서의 석유 채굴을 중단시켰지만 우리가 소비하고 있는 석유의 양을 줄일 수는 없었습니다.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.Chúng ta ngừng khai thác ở ANWR, nhưng chúng ta chưa thực sự giảm thiểu lượng dầu tiêu thụ.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.Dejamos de excavar en el refugio ártico pero no redujimos la cantidad de petróleo que consumimos.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.Le abbiamo sospese nell'ANWR, ma non abbiamo ridotto la quantità di petrolio che abbiamo consumato.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.Leállítottuk a fúrásokat a védett sarki területeken, de nem csökkentettük az olajfelhasználásunkat.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.We zijn gestopt met boren in natuurreservaten in Alaska, maar ons olieverbruik hebben we niet teruggedrongen.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.הפסקנו לקדוח בשמורת הטבע הארקטית באלסקה, אבל לא ממש הקטנו את כמות הנפט שאנו צורכים.
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.وأوقفنا الحفر في محمية ألاسكا لكننا لم نقلل من كمية النفط المستهلكة
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.しかし 石油消費量は削減させませんでした それどころか 消費量は増え続けています
A) petrol savaşlarındanA) guerras do petróleo,
A) petrol savaşlarındanА) Войны за нефть,
A) petrol savaşlarındanמגיע לשאלות הבאות:
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,Các bạn không thể tim thấy chim cánh cụt dầu ở Argentina
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,Il ne peut pas y avoir de pingouins mazoutés en Argentine.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,In Argentina non si trovano pinguini sporchi di petrolio.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,Je kunt geen met olie besmeurde pinguïns in Argentinië vinden.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,아르헨티나에서 기름을 뒤집어 쓴 펭귄을 볼 수 없을 겁니다.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,Man findet keine ölverschmierten Pinguine in Argentinien.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,"Nem. Lehetetlen. Nem találhatnak olajos pingvineket Argentínában.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,"No. No puede ser. No hay pingüinos contaminados en Argentina.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,W Argentynie nie ma skażonych ropą pingwinów.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,В Аргентине нет пингвинов, испачканных нефтью.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,Няма начин. не може да се намерят омаслени пингвини в Аржентина.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,לא תמצאו פינגווינים מזוהמים בנפט בארגנטינה.
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,لا يمكنكم إيجاد طيور البطريق الغارقة في النفط في الأرجنتين
Arjantina'da petrole bulanmış penguen bulamazsınız,ここには法律があり
Aslına bakacak olursa rafinerinin tüm yaptığı, işlenmemiş petrolü çeşitli bölümlere ayırmak.Muszę tu wyjaśnić, co rafineria robi. Otóż rozdziela ona ropę na substancje składowe.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Begini, ada perbedaan besar pada cara kita membicarakan minyak dulu dan sekarang.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Beh, c'è una grande differenza tra come si parlava di petrolio prima e come se ne parla ora.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Ei bine, e mare diferență între felul cum vorbeam pe vremuri de petrol și cum vorbim de el acum.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Existe una gran diferencia en la forma que hablábamos antes del petróleo y la forma que hablamos de él ahora.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.예전에 석유에 대해 이야기하던 방식과 현재 논의하는 방식은 큰 차이가 있습니다.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Nagy különbség van aközött, hogy régen hogyan beszéltünk az olajról és most hogyan beszélünk róla.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Nun, es gibt einen großen Unterschied wie wir früher über Erdöl gesprochen haben und wie wir es heute tun.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Sposób, w jaki mówiliśmy o ropie kiedyś bardzo się zmienił.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Υπάρχει μια μεγάλη διαφορά στον τρόπο που μιλούσαμε κάποτε για πετρέλαιο και στο πώς μιλάμε γι'αυτό τώρα.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.Разговор о нефти в прошлом радикально отличается от того, как мы о ней говорим в настоящее время.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.ובכן, יש הבדל גדול בין הצורה בה נהגנו פעם לדבר על נפט לבין הצורה בה אנו מדברים עליו כיום.
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.حسناَ , هناك إختلاف كبير في الطريقة التي إعتدنا ان نتحدث بها عن البترول والطريقة التي نتحدث بها عنه الآن .
Aslında geçmişte petrolden bahsedişimizle şu an petrolden bahsedişimiz arasında büyük fark var.大きく変わっています 以前は 他人の石油を自分たちがいかに支配するか ということでした
Aslında, üç sene önce, analistler arz için değil ama talep için petrolün tepe noktasını görmeye başlamışlardı.사실, 이미 3년전에 주요 분석은 원유 소비의 최고점을 예견하기 시작했죠 공급이 아니라 수요의 측면에서요.
Aslında, üç sene önce, analistler arz için değil ama talep için petrolün tepe noktasını görmeye başlamışlardı.3 lata temu analitycy zauważyli szczyt notowań ropy, nie na polu podaży, a popytu.
Aslında, üç sene önce, analistler arz için değil ama talep için petrolün tepe noktasını görmeye başlamışlardı.De fapt, acum trei ani, principalii analişti vedeau un vârf al petrolului în domeniul cererii, nu al ofertei.
Aslında, üç sene önce, analistler arz için değil ama talep için petrolün tepe noktasını görmeye başlamışlardı.In feite zagen analisten drie jaar geleden al het begin van de oliepiek, niet in aanbod maar in vraag.
Aslında, üç sene önce, analistler arz için değil ama talep için petrolün tepe noktasını görmeye başlamışlardı.Ещё три года назад многие аналитики уже наблюдали нефтяной пик, но не в добыче, а в спросе.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod