petrol ile cümle

petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1945 yılında kurulan tesis günde 200 ton petrol işlemekteydi.In het najaar van 1942 waren er militaire plannen voor het vervoer van 1.000 ton goederen per dag over de weg.
1938 - Suudi Arabistan'da petrol bulundu.1932: Er wordt olie gevonden in Bahrein.
Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.De olieproductie in het gebied nam zeer sterk toe.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.Ook werden de aldaar gelegen olie-installaties ingenomen.
1859 - Dünyanın ilk petrol kuyusu ABD’nin Pensilvanya eyaletinde açıldı.1865 - In de Amerikaanse staat Pennsylvania wordt gestart met de aanleg van de eerste oliepijplijn.
Kentin en önemli ekonomik sektörleri şunlardır: Petrol rafinerisi Nakliyat Gıda sektorü.De belangrijkste industrie in de stad is de aardolieraffinaderij van energiebedrijf Eni.
"Süper büyük" 6 petrol şirketinden biridir.Het behoort tot de 'Supermajor' maatschappijen, de zes grootste staatsonafhankelijke oliemaatschappijen.
Çin'in kuruluşundan sonra 1955 yılında, ülkede ilk defa Karamay'da Petrol birikintileri bulunmuştur.In 1955 werd in de Kwanzavallei voor de eerste keer olie aangeboord.
Ayrıca kent yakınlarında Zomrad Sai petrol sahası bulunmaktadır.Nabij de luchthaven van Deurne is er ook een Jan Olieslagersstraat.
Azerbaycan'da özellikle büyük petrol ve doğal gaz rezervleri bulunmaktadır.Azerbeidzjan heeft grote natuurlijke olie- en gasvoorraden.
Esasen Birleşik Krallık'ın hesabı Rus petrol ve buğdayıdır.Het district is van groot belang voor de Russische gas- en oliewinning.
1906'da Petrol Sanayi işçileri Birliği'nde yönetimine dahil oldu.Vanaf 1906 kwamen ze in handen van de Commissie van Burgerlijke Godshuizen.
Güneydoğu Teksas'ta önemli rezervler keşfedilince, petrol aramacılığı artdı.In Texas gingen zaken beter toen men er olie vond.
Bu şirketlerin birçoğu petrol endüstrisiyle yakından ilgilidir.Deze sectoren zijn nauw verbonden met de olie- en gasindustrie.
İngiltere, Rodezya'ya karşı petrol ambargosu ilan etti.Engeland heeft een olie-embargo tegen Rhodesië afgekondigd.
13 Mart 2006'da Avusturya petrol şirketi OMV hisselerin %34'ünü 1.054 milyar $ karşılığında satın aldı.13 marca 2006 34% udziałów zostało kupione przez austriacką firmę OMV za 1,054 ml. dolarów.
Dünyada karada ve denizde toplam 40,000'den fazla petrol sahası bulunmaktadır.Na świecie rozlokowanych jest ponad 40 000 pól naftowych, zarówno na morzu jak i na lądzie.
Irak ayrıca Kuveyt'i OPEC'in petrol üretimi için belirlediği kotayı aşmakla suçluyordu.Irak zarzucał też Kuwejtowi naruszanie limitu określonego przez OPEC w wydobywaniu ropy naftowej.
1938 - Suudi Arabistan'da petrol bulundu.1938 – W Arabii Saudyjskiej odkryto złoża ropy naftowej.
Petrol kaynaklarında kullanılan araçları üreten Sentry International firmasında yöneticilik yaptı.Następnie kierował Sentry International zajmującą się sprzętem używanym do wydobywania ropy naftowej.
Ülkede bir milyar ton petrol rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir.W Tiencinie przechowuje się 1 miliard ton ropy naftowej.
Dünyanın en büyük petrol şirketi Reliance Industries burada yer almaktadır.Znajduje się tutaj największa na świecie rafineria ropy naftowej, należąca do firmy Reliance Industries.
Repsol S.A., İspanya merkezli bir petrol ve doğalgaz şirketidir.Repsol YPF – hiszpańskie przedsiębiorstwo zajmujące się przetwórstwem ropy naftowej i gazu ziemnego.
Bu şirketlerin birçoğu petrol endüstrisiyle yakından ilgilidir.Sektory te są ściśle związane z przemysłem naftowym i gazowniczym.
2008 yılında köy arazisinde petrol bulunmuştur.W 1998 roku wokół wysp odkryto złoża ropy naftowej.
Burada başka bir petrol rafinerisi kurdu.Znajduje się tutaj rafineria ropy naftowej.
Petrolün rafine derinliği %80'den fazladır.Korzenie wierzby wychwytują ponad 80% zanieczyszczeń.
1980'lerin başlarında bölgede petrol ve doğalgaz çıkarılmaya başlanmıştır.W latach 80. rozpoczęto jeszcze wydobycie ropy naftowej i gazu ziemnego.
Güney Yemen'de de petrol ve doğal gaz çıkarılmaktadır.Na południu odkryto ropę naftową oraz gaz ziemny.
Bullwinkle Platformu Shell Petrol'e aittir.Właścicielem platformy jest Shell.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı.Od tego czasu pełnił funkcje magazynu nafty i manufaktury papieru.
Petrol rafinerilerinin gelişmesi her geçen gün petrol üretimini artırmaktadır.W związku z rosnącym wydobyciem ropy rozwija się przemysł rafineryjny.
Kızlar, Nijerya'daki petrol savaşının kurbanlarındandırlar.PAP: „Wojna naftowa” w Nigerii.
Kentteki petrol arıtma tesislerinde, Kuzey Denizinde çıkarılan petrol işlenir.Rozwój miasta związany jest z eksploatacją ropy naftowej spod dna Morza Północnego.
Bu sebepten dolayı petrol fiyatlarında ani bir düşüş gerçekleşti.Było to związane z załamaniem się cen ropy naftowej.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.W tym czasie odkryto tutaj złoża ropy naftowej.
Göreceli olarak bakıldığında sonraki dönemde yeni petrol kuyularının açılmasıyla azalmıştır.Jego moment jest jednak trudny do przewidzenia, ponieważ nowe złoża ropy naftowej są wciąż odkrywane.
Türkiye'de ilk defa burada petrol bulunmuştur.Tutaj po raz pierwszy wyhodowano w Polsce tytoń, który sprowadzono z Turcji.
1863'te ilk petrol rafinerisini kurdu.W 1881 roku dokonano pierwszej przebudowy gazowni.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Dla wytworzenia 1 litra oleju zużywane jest ok.
Şehir bugün balık ve petrol ürünlerinin işlendiği bir endüstri merkezidir.Obecnie miasto liczące ponad milion mieszkańców jest centrum przemysłu naftowego i rybnego.
1877 yılında Łukasiewicz ilk Petrol Endüstri Kongresi'ni organize etti ve Ulusal Petrol Derneği'ni kurdu.W roku 1877 zorganizował we Lwowie kongres naftowy oraz utworzył w Gorlicach Krajowe Towarzystwo Naftowe.
ABD doları, gücünü büyük oranda dünya petrol ticaretinin dolar cinsinden yürütülmesinden almaktadır.Giełda ta ma w zamierzeniach przełamać monopol dolara w międzynarodowym obrocie paliwami.
Patos ülkenin petrol endüstrisinin merkezidir.Cërrik jest ośrodkiem przemysłu petrochemicznego.
Petrol boru hatları listesiZestawienie sprzedaży płyt OLiS
Meslek hayatının büyük kısmında petrol teknisyeni olarak çalıştı.Przez większość życia pracował fizycznie na roli.
Ayrıca dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticisidir.Będzie to zarazem zdecydowanie największa na świecie giełda operująca w sektorze energetycznym i wydobywczym.
Şehirde büyük bir petrol rafinerisi bulunmaktadır.W mieście funkcjonuje także duża rafineria ropy naftowej.
ABD Rus İmparatorluğu petrol üretim gücünü geçdi.Rosjanie spalili też cysterny naftowe fabryki Nobla.
Bu birim petrolün yanı sıra içkiler için de kullanılır.Technologia ta jest wykorzystywana również do produkcji napojów gazowanych.
Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.W tym samym czasie w kraju drastycznie spadła produkcja żywności.
1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı.Ówcześnie przez port transportowano 26% światowej ropy naftowej.
Anlaşma uyarınca, Bakü petrolünün Karadeniz Limanı'ndan Avrupa'ya teslimatı gerçekleştirildi.Był przeznaczony do transportu ropy z Zatoki Perskiej do Europy.
Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunmaktadır.Pod Morzem Timor odkryto duże złoża ropy naftowej i gazu ziemnego.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Biznesmeni i pracownicy naftowi hojnie wspierali finansowo struktury al-Fatah.
Ayrıca bu bölgede bol miktarda petrol bulunmaktadır.W regionie znajdują się także złoża ropy naftowej.
Futbola Batman Petrolspor'da başlamıştır.Karierę piłkarską rozpoczynał w Petrochemii Płock.
Dünyada karada ve denizde toplam 40,000'den fazla petrol sahası bulunmaktadır.Idag finns på land och till havs sammanlagt över 40 000 oljefält på jorden.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Hamnen i Batumi används för transport av olja från Kazakstan och Turkmenistan.
Irak'ın en büyük petrol ihraç hattıdır.Oljan är Iraks viktigaste exportvara.

İlgili Sayfalar