Ana içeriğe geç
Sözlük

petrol ile cümle

petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1979'da İran ve Irak arasında savaşın patlak vermesi sonucu ikinci petrol krizi ortaya çıkar.وتسببت الحرب بين إيران والعراق عام 1979 أزمة نفط جديدة.
7-9 Ocak 1974: OPEC petrol fiyatlarını 1 Nisan tarihine kadar dondurma kararı alır.7 يناير أوبك تقرر تجميد الأسعار حتى 1 أبريل.
Ovanın içindeki bölgelerden biri olan Shandong'daki Shengli Petrol Sahası önemli bir petrol sahasıdır.وتُعد شنغلي (Shengli) للنفط التي تقع في شاندونغ إحدى شركات النفط الرئيسية الهامة.
126 km. süren bu yarışa 7 buharlı ve 14 petrol ile çalışan otomobil katılmıştır.وانضم في تلك المسابقة سيارات تعمل ببنزين 14، وبخار7، وتسير حوالي 126 كم.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.و تفيد الدلائل على وجود النفط فيها .
2009 yılı verilerine göre Arnavutluk, günde 5400 varil petrol üretmiştir.وفقًا لمعطيات عام 2009 فإنه يتم إنتاج حوالي 5400 برميل من البترول يوميّاً.
1 kg ABS üretimi için, hammadde olarak 2 kg petrol e ve enerjiye ihtiyaç vardır.ويستلزم إنتاج 1 كيلو جرم من ABS تقريبًا 2 كيلو جرام من البترول كمادة خام ومصدر طاقة.
Boru hattından petrol geçişi 1950 yılında başladı.طُورت وحدة تحويل البنزين إلى غاز في وقت مبكر من عام 1950.
2005 yılında Yüksek Petrol Konseyi üyesi olarak atandı.عين في 19 أبريل 2005 عضوًا في المجلس الأعلى للبترول.
Yarışlar ilk petrol-yakıtlı otomobillerin yapılması ile başlamıştır.بدأت سباقات السيارات مباشرة بعدما اخترعت السيارات التي تعمل على البنزين.
Genel olarak petrol ışık kaynağı olarak ve savaşlarda erken dönem insanlık tarihi boyunca kullanıldı.وبشكل عام، تم استخدام النفط منذ التاريخ البشري المبكر للحفاظ على اشتعال النيران، وأيضًا في الحروب.
Otomobil üreticileri artık petrol kullanmandan çalışabilen otomobiller tasarlamak zorunda kalacaklardır.واضطرت شركات صناعة السيارات بتصميم سيارات يمكن تشغليها بدون استخدام الزيت.
Petrol rezervlerinin keşfedilmesinden önce Katar ekonomisi balıkçılık ve inci avcılığına bağlıydı.قبل اكتشاف النفط ركز اقتصاد المنطقة القطرية على صيد السمك واللؤلؤ.
Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunmaktadır.تحت بحر تيمور تكمن احتياطيات كبيرة من النفط والغاز.
1973'teki dünya petrol krizi, dış petrole bağlı olan ekonomiyi bir şoka soktu.هزت أزمة النفط عام 1973 الاقتصاد الذي كان تعتمد على النفط المستورد.
Bu yöntem, çok fazla petrol kaplanmamış kıyılarda etkili olmuştu.اتسمت هذه الجهود بالنجاح على الشواطئ التي لم تكن مغطاةً بالنفط بغزارة.
5.Irak Musul’dan elde ettiği petrolün %10’unu 25 yıllık süre boyunca Türkiye’ye verecektir.قام العراق بمنح إتاوة 10 في المئة من الودائع النفطية في الموصل إلى تركيا لمدة 25 عاماً.
Dünyada karada ve denizde toplam 40,000'den fazla petrol sahası bulunmaktadır.القائمة غير كاملة; هناك أكثر من 40,000 حقل نفط وغاز من مختلف الأحجام في العالم.
Petrol fiyatları gıdaların nakliye ve gıda endüstrisinde maliyet artışlarına neden olmuştur.زيادة أسعار النفط زاد من تكاليف الأسمدة ونقل الأغذية والزراعة الصناعية.
Petrol rafine ürünleri sadece Rusya pazarında değil, diğer ülkelere de satılmaktadır.ولم تُنتج البضائع للاستهلاك المنزلي فقط ولكن للبيع والتجارة في الأسواق أيضًا.
Petrol halkın gelirinin %58'lik kısmını oluşturmaktaydı.النفط توفر 85 ٪ من دخل الحكومة.
Boru hattı ile Batman'dan gelen petrol, İskenderun Limanı'ndan deniz yoluyla Mersin'e gönderilir.البترول المستخرج من باتمان عبر خط الأنابيب ينقل إلى مرسين من خلال الطريق البحري من ميناء الإسكندرونة.
Avustralya’da kışın ısınmak için petrol ürünleri kullanımı durdurulacaktır.في أستراليا وقود التدفئة توقف، وتم اعادة النظر في مناسبة وقود التدفئة في فصل الشتاء.
Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.لكن منذ ذلك الحين، فإن الاقتصاد شهد زيادة كبيرة في نمو الناتج المحلي الإجمالي.
Kolombiya'nın başlıca ihracat ürünü petrol olup ihracatın %45'ini oluşturmaktadır.النفط هو سلعة التصدير الرئيسية في كولومبيا، مما يجعله أكثر من 45٪ من صادرات كولومبيا.
Mısır İsrail'e petrol satışına başladı.كما بدأت مصر بإمداد إسرائيل بالنفط الخام.
Okyanustaki bir petrol istasyonunda patlamalar başlar.عدد من مشاريع نفطية في عرض البحر تشرع في العمل هناك.
Petrol kaya oluşumları içinde doğal olarak bulunan bir sıvıdır.النفط هو سائل طبيعي يوجد في التكوينات الصخرية.
2012'de petrol, gaz ve petrol ürünleri toplam ihracatın %70'ini oluşturmuştur.هذه الصادرات هي أولا، النفط والغاز (80٪ في عام 2007).
Petrol ve doğal gaz üretiminde Avrupa'da dördüncü sıradadır.والرتبة السابعة في إنتاج الغاز الطبيعي عالميا.
Rusya'da kişi başına petrol üretimi yüksek olsa da bu yüksek değildir.A produção de petróleo per capita na Rússia, porém, não é tão alta.
Estonya ihtiyaç duyduğu petrol ürünlerini batı Avrupa’dan ve Rusya’dan ithal etmektedir.A Estônia importa os produtos derivados do petróleo da Europa Ocidental e da Rússia.
1920 başlarında, Sovyet Rusya çaresizce Bakü'nün petrol kaynaklarına ihtiyaç duyuyordu.No início de 1920, a Rússia Soviética precisava desesperadamente dos suprimentos de petróleo de Baku.
Çoğu petrol sahası ise çok daha küçüktür.A maioria dos campos de petróleo são muito menores.
1970'lerin başlarında petrol ve diğer endüstrileri millileştirdi.No início dos anos 1970, Saddam nacionalizou o petróleo e outras indústrias.
Ocak ve Ekim 2010 arasında Hindistan, 82,1 milyar dolar ham petrol ithal etti.Entre janeiro e outubro de 2010, a Índia importou 82,1 bilhões de dólares no valor do petróleo bruto.
Rusya'nın ihracatının %80'nden fazlasını petrol, doğal gaz, metaller ve keresteler oluşturmaktadır.Das exportações russas, mais de 80% são de petróleo, gás natural, metais e madeira.
Shell petrol şirketi ülkedeki en etkili kurumdur.A Shell Oil Company é o maior inquilino do edifício.
Başkan Fradique de Menezes'e petrol danışmanı oldu.Posteriormente ocupou o cargo de assessor do Presidente Fradique de Menezes para as questões petrolíferas.
1861'de Lagos'u ilhak eden Britanya, 1884 yılında Petrol Nehri Protektorası'nı oluşturmuştur.A Bretanha anexa Lagos em 1861 e estabeleceu o Protetorado de Oil River em 1884.
Anglo-İran Petrol Şirketi'nin millileştirilmesini destekledi.Era também favorável à nacionalização da Anglo-Iranian Oil Company.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (kısaca TPAO), Türkiye'nin ulusal petrol şirketidir.Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) é uma companhia petrolífera estatal da Turquia.
Şehirde büyük bir petrol rafinerisi bulunmaktadır.Ao leste da cidade há uma grande refinaria de petróleo .
Şirket, Malezya Hükümeti'ne ait olup Malezya'nın tüm petrol ve doğal gaz kaynaklarından sorumludur.É uma empresa totalmente estatal que possui todas as reservas de petróleo e gás natural da Malásia.
1859 - Dünyanın ilk petrol kuyusu ABD’nin Pensilvanya eyaletinde açıldı.1859 - O primeiro poço de petróleo é perfurado nos Estados Unidos.
Petrocaribe, Karayip ülkelerinin Venezuela'yla oluşturdukları bir petrol birliği.Petrocaribe é uma aliança em matéria petroleira entre alguns países do Caribe com a Venezuela.
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.No entanto, a descoberta de petróleo, no início dos anos 1940, transformou completamente a economia do Estado.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Para a produção de um litro de vodca são utilizados 06 litros de água.
2. Sıvı Yakıtlar (Akaryakıtlar): Ham petrol ile fosil kömürü katranından elde edilen maddelerdir.Parte II:Biocombustíveis: moda decorrente do alto preço do petróleo.
Petrol boru hatları listesiLimite de liquidez Limite de plasticidade
Ülke, petrol üretiminin çoğunu tüketmekte ancak bir miktar ham petrol ve petrol ürünleri ihraç etmektedir.A China consome a maior parte de sua produção, mas exporta pequenas quantidades de petróleo e seus derivados.
Ayrıca mahallenin güney kesiminde petrol çıkarılmaktadır.No entanto, há também produção de petróleo no sudoeste da região.
William Knox D’Arcy ile olan petrol anlaşmasının iptali.Sem desistência britânica, as negociações com Teerã foram retomadas por William Knox d'Arcy.
Japonya kuzey Sahalin'deki kömür ve petrol imtiyazlarından vazgeçecektir.No entanto, o Japão continuou a manter concessões de petróleo e carvão na Sacalina do Norte até 1944.
Uçak yakıtı, hava taşıtlarını çalıştırmak için kullanılan özel bir petrol-temelli yakıttır.O combustível para aviação é um tipo de combustível fóssil usado em aeronaves.
Katar Petrolleri (Arapça: قطر للبترول), Katar merkezli bir devlet petrol ve doğalgaz şirketidir.Kuwait Oil Company (KOC) é uma companhia petrolífera estatal do Kuwait.
Petrol rezervlerinin keşfedilmesinden önce Katar ekonomisi balıkçılık ve inci avcılığına bağlıydı.Antes da descoberta do petróleo, a economia da região do Catar era centrada na pesca e na extração de pérolas.
O sezon ilerleyen dönemlerde ise A takımın yapacağı Petrolul Ploieşti maçı kadrosuna alındı.Como sempre fazia na época, a Activision promoveu um concurso de lançamento do jogo.
Yakın gelecekteki bir başka kriz Ortadoğu'daki petrol rezervlerinin tükenmesi olacaktır.Foi a primeira companhia a explorar as reservas petrolíferas do Oriente Médio.
Bunun nedeni zengin petrol yataklarının bulunmasıdır.Isto deve-se à presença de óleos essenciais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod