petrol ile cümle
petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amerika Birleşik Devletleri 2007 yılında tek başına, üretilen petrolün %25'ini tüketmiştir.وقد استهلكت الولايات المتحدة 25% من النفط المنتج في عام 2007.
1877 yılında Łukasiewicz ilk Petrol Endüstri Kongresi'ni organize etti ve Ulusal Petrol Derneği'ni kurdu.وفي عام 1877، أسهم لوكاسيفيتش في عقد المؤتمر الأول لصناعة النفط وأسس الجمعية الوطنية للنفط.
Sudan 1999 yılının son çeyreğinde ham petrol ihraç başlamıştır.وبدأ السودان تصدير النفط الخام في الربع الأخير من عام 1999.
5 Kasım: Arap petrol üreticileri %25 üretim azaltılmasını ilan eder. %5 daha eksiltme tehdidi yapılır.5 نوفمبر المنتجين العرب يعلنون خفض الإنتاج بنسبة 25٪، إضافة إلى التهديد بخفض 5٪ إضافية.
Burada başka bir petrol rafinerisi kurdu.وهناك قام بإنشاء مصفاة تكرير نفط أخرى.
1973 Petrol Krizi sonrasında İsveç, fosil yakıtların kullanım payını azaltma kararı aldı.عززت أزمة النفط عام 1973 التزام السويد بتقليل الاعتماد على الوقود الأحفوري المستورد.
Petrolün varil fiyatı iki katına çıkar.وتضاعف سعر برميل النفط.
1861'de Lagos'u ilhak eden Britanya, 1884 yılında Petrol Nehri Protektorası'nı oluşturmuştur.ضمت بريطانيا لاجوس عام 1861 وأسست محمية نهر الزيت عام 1884.
Torrey Canyon, 120.000 ton petrol taşıma kapasitesine sahip süpertanker.كانت الناقلة توري كانيون قادرة على نقل حمولة مقدارها 120 ألف طن من النفط.
Bu tarih modern petrol endüstrisinin başlangıç noktası olarak kabul edilir.ويمثل هذا التاريخ بداية صناعة النفط الحديثة.
23-28 Ekim: Arap petrol ambargosu Hollanda’yı da kapsayacak şekilde genişletilir.23 - 28 أكتوبر الحظر النفطي العربي يمتد إلى هولندا.
Bu miktarın %75'i doğal gaz, %18'i petrole ve %7'si hidroelektrik enerjiye dayanmaktadır.من هذا المبلغ، واستند حوالي 75٪ على الغاز الطبيعي، و 18٪ على النفط، و 7٪ على الطاقة الكهرومائية.
Uzmanlar petrol kaynaklarının azalacağı yönünde görüş birliğine varmıştır.اتفق الخبراء على وجهة نظر إنخفاض امدادات النفط.
1979'da İran ve Irak arasında savaşın patlak vermesi sonucu ikinci petrol krizi ortaya çıkar.وتسببت الحرب بين إيران والعراق عام 1979 أزمة نفط جديدة.
7-9 Ocak 1974: OPEC petrol fiyatlarını 1 Nisan tarihine kadar dondurma kararı alır.7 يناير أوبك تقرر تجميد الأسعار حتى 1 أبريل.
Ovanın içindeki bölgelerden biri olan Shandong'daki Shengli Petrol Sahası önemli bir petrol sahasıdır.وتُعد شنغلي (Shengli) للنفط التي تقع في شاندونغ إحدى شركات النفط الرئيسية الهامة.
126 km. süren bu yarışa 7 buharlı ve 14 petrol ile çalışan otomobil katılmıştır.وانضم في تلك المسابقة سيارات تعمل ببنزين 14، وبخار7، وتسير حوالي 126 كم.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.و تفيد الدلائل على وجود النفط فيها .
2009 yılı verilerine göre Arnavutluk, günde 5400 varil petrol üretmiştir.وفقًا لمعطيات عام 2009 فإنه يتم إنتاج حوالي 5400 برميل من البترول يوميّاً.
1 kg ABS üretimi için, hammadde olarak 2 kg petrol e ve enerjiye ihtiyaç vardır.ويستلزم إنتاج 1 كيلو جرم من ABS تقريبًا 2 كيلو جرام من البترول كمادة خام ومصدر طاقة.
Boru hattından petrol geçişi 1950 yılında başladı.طُورت وحدة تحويل البنزين إلى غاز في وقت مبكر من عام 1950.
2005 yılında Yüksek Petrol Konseyi üyesi olarak atandı.عين في 19 أبريل 2005 عضوًا في المجلس الأعلى للبترول.
Yarışlar ilk petrol-yakıtlı otomobillerin yapılması ile başlamıştır.بدأت سباقات السيارات مباشرة بعدما اخترعت السيارات التي تعمل على البنزين.
Genel olarak petrol ışık kaynağı olarak ve savaşlarda erken dönem insanlık tarihi boyunca kullanıldı.وبشكل عام، تم استخدام النفط منذ التاريخ البشري المبكر للحفاظ على اشتعال النيران، وأيضًا في الحروب.
Otomobil üreticileri artık petrol kullanmandan çalışabilen otomobiller tasarlamak zorunda kalacaklardır.واضطرت شركات صناعة السيارات بتصميم سيارات يمكن تشغليها بدون استخدام الزيت.
Petrol rezervlerinin keşfedilmesinden önce Katar ekonomisi balıkçılık ve inci avcılığına bağlıydı.قبل اكتشاف النفط ركز اقتصاد المنطقة القطرية على صيد السمك واللؤلؤ.
Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunmaktadır.تحت بحر تيمور تكمن احتياطيات كبيرة من النفط والغاز.
1973'teki dünya petrol krizi, dış petrole bağlı olan ekonomiyi bir şoka soktu.هزت أزمة النفط عام 1973 الاقتصاد الذي كان تعتمد على النفط المستورد.
Bu yöntem, çok fazla petrol kaplanmamış kıyılarda etkili olmuştu.اتسمت هذه الجهود بالنجاح على الشواطئ التي لم تكن مغطاةً بالنفط بغزارة.
5.Irak Musul’dan elde ettiği petrolün %10’unu 25 yıllık süre boyunca Türkiye’ye verecektir.قام العراق بمنح إتاوة 10 في المئة من الودائع النفطية في الموصل إلى تركيا لمدة 25 عاماً.
Dünyada karada ve denizde toplam 40,000'den fazla petrol sahası bulunmaktadır.القائمة غير كاملة; هناك أكثر من 40,000 حقل نفط وغاز من مختلف الأحجام في العالم.
Petrol fiyatları gıdaların nakliye ve gıda endüstrisinde maliyet artışlarına neden olmuştur.زيادة أسعار النفط زاد من تكاليف الأسمدة ونقل الأغذية والزراعة الصناعية.
Petrol rafine ürünleri sadece Rusya pazarında değil, diğer ülkelere de satılmaktadır.ولم تُنتج البضائع للاستهلاك المنزلي فقط ولكن للبيع والتجارة في الأسواق أيضًا.
Petrol halkın gelirinin %58'lik kısmını oluşturmaktaydı.النفط توفر 85 ٪ من دخل الحكومة.
Boru hattı ile Batman'dan gelen petrol, İskenderun Limanı'ndan deniz yoluyla Mersin'e gönderilir.البترول المستخرج من باتمان عبر خط الأنابيب ينقل إلى مرسين من خلال الطريق البحري من ميناء الإسكندرونة.
Avustralya’da kışın ısınmak için petrol ürünleri kullanımı durdurulacaktır.في أستراليا وقود التدفئة توقف، وتم اعادة النظر في مناسبة وقود التدفئة في فصل الشتاء.
Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.لكن منذ ذلك الحين، فإن الاقتصاد شهد زيادة كبيرة في نمو الناتج المحلي الإجمالي.
Kolombiya'nın başlıca ihracat ürünü petrol olup ihracatın %45'ini oluşturmaktadır.النفط هو سلعة التصدير الرئيسية في كولومبيا، مما يجعله أكثر من 45٪ من صادرات كولومبيا.
Mısır İsrail'e petrol satışına başladı.كما بدأت مصر بإمداد إسرائيل بالنفط الخام.
Okyanustaki bir petrol istasyonunda patlamalar başlar.عدد من مشاريع نفطية في عرض البحر تشرع في العمل هناك.
Petrol kaya oluşumları içinde doğal olarak bulunan bir sıvıdır.النفط هو سائل طبيعي يوجد في التكوينات الصخرية.
2012'de petrol, gaz ve petrol ürünleri toplam ihracatın %70'ini oluşturmuştur.هذه الصادرات هي أولا، النفط والغاز (80٪ في عام 2007).
Petrol ve doğal gaz üretiminde Avrupa'da dördüncü sıradadır.والرتبة السابعة في إنتاج الغاز الطبيعي عالميا.
Rusya'da kişi başına petrol üretimi yüksek olsa da bu yüksek değildir.A produção de petróleo per capita na Rússia, porém, não é tão alta.
Estonya ihtiyaç duyduğu petrol ürünlerini batı Avrupa’dan ve Rusya’dan ithal etmektedir.A Estônia importa os produtos derivados do petróleo da Europa Ocidental e da Rússia.
1920 başlarında, Sovyet Rusya çaresizce Bakü'nün petrol kaynaklarına ihtiyaç duyuyordu.No início de 1920, a Rússia Soviética precisava desesperadamente dos suprimentos de petróleo de Baku.
Çoğu petrol sahası ise çok daha küçüktür.A maioria dos campos de petróleo são muito menores.
1970'lerin başlarında petrol ve diğer endüstrileri millileştirdi.No início dos anos 1970, Saddam nacionalizou o petróleo e outras indústrias.
Ocak ve Ekim 2010 arasında Hindistan, 82,1 milyar dolar ham petrol ithal etti.Entre janeiro e outubro de 2010, a Índia importou 82,1 bilhões de dólares no valor do petróleo bruto.
Rusya'nın ihracatının %80'nden fazlasını petrol, doğal gaz, metaller ve keresteler oluşturmaktadır.Das exportações russas, mais de 80% são de petróleo, gás natural, metais e madeira.
Shell petrol şirketi ülkedeki en etkili kurumdur.A Shell Oil Company é o maior inquilino do edifício.
Başkan Fradique de Menezes'e petrol danışmanı oldu.Posteriormente ocupou o cargo de assessor do Presidente Fradique de Menezes para as questões petrolíferas.
1861'de Lagos'u ilhak eden Britanya, 1884 yılında Petrol Nehri Protektorası'nı oluşturmuştur.A Bretanha anexa Lagos em 1861 e estabeleceu o Protetorado de Oil River em 1884.
Anglo-İran Petrol Şirketi'nin millileştirilmesini destekledi.Era também favorável à nacionalização da Anglo-Iranian Oil Company.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (kısaca TPAO), Türkiye'nin ulusal petrol şirketidir.Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) é uma companhia petrolífera estatal da Turquia.
Şehirde büyük bir petrol rafinerisi bulunmaktadır.Ao leste da cidade há uma grande refinaria de petróleo .
Şirket, Malezya Hükümeti'ne ait olup Malezya'nın tüm petrol ve doğal gaz kaynaklarından sorumludur.É uma empresa totalmente estatal que possui todas as reservas de petróleo e gás natural da Malásia.
1859 - Dünyanın ilk petrol kuyusu ABD’nin Pensilvanya eyaletinde açıldı.1859 - O primeiro poço de petróleo é perfurado nos Estados Unidos.
Petrocaribe, Karayip ülkelerinin Venezuela'yla oluşturdukları bir petrol birliği.Petrocaribe é uma aliança em matéria petroleira entre alguns países do Caribe com a Venezuela.
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.No entanto, a descoberta de petróleo, no início dos anos 1940, transformou completamente a economia do Estado.