petrol ile cümle
petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yarışlar ilk petrol-yakıtlı otomobillerin yapılması ile başlamıştır.La compañía empezó a producir autos propulsados por gasolina.
Bu yöntem, çok fazla petrol kaplanmamış kıyılarda etkili olmuştu.Estos esfuerzos fueron eficaces en las playas en las que la capa de petróleo no era demasiado espesa.
Petrokimyasallar, ham petrolden ayrılan hidrokarbonlardır.El petrodiesel es el gasóleo extraído del petróleo.
1919 yılında Fransızlar tarafından adalarda petrol keşfedilmiştir.En 1939 se descubren yacimientos petrolíferos en sus alrededores.
Ülkenin en büyük doğal kaynakları petrol ve doğal gazdır.Los principales recursos naturales explorados en el estado son el petróleo y gas natural.
Şehrin yakınlarında Japonya'nın en önemli petrol sahaları bulunmaktadır.Cerca de la ciudad se encuentra uno de los puertos petroleros más importantes de Japón.
Lüleburgaz yakınlarındaki yüksek graviteli petrolü TPAO çıkardı.Fue quien vendió la estancia de Alta Gracia a Liniers.
Hubbert peak teorisi, petrol üretiminin sürdürülebilirliğinin sorgulanmasını sağlamaktadır.Teoría del pico de Hubbert, sobre el agotamiento del petróleo.
Ayrat Şamazov, 1994-2010 Ufa Devlet Petrol Teknik Üniversitesi rektörıMini Cooper 2007-2010 Guía Técnica Servicio
İzmir’de Aliağa Petrol Rafinerisi de bulunmaktadır.En el departamento de Abiyán se localiza también una importante refinería petrolífera.
Corporación Trebol Gas C.A., Venezuela özel petrol şirketi.La Corporación Trébol Gas es una compañía petrolera privada venezolana con base en Caracas.
Anglo-Persian Oil Company (Birleşik Krallık): İngiliz-İran Petrol Şirketi olarak ismi değişmiştir.Se fundó la Anglo-Persian Oil Company para exportar el petróleo iraní.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.Asimismo, son importantes los recursos petrolíferos.
Petrol ve doğalgaz çıkarılır.Se extrae petróleo y gas natural.
1.000 savaş uçağı, 15.000 petrol işçisi, 167.000 birim, 4.540 top ve 1.150 tank bulunuyordu.Edil: Necesitaremos 1.500.000 Monedas de oro,600 Trabajadores,15 barcos y 5 Oficinas comerciales.
Bütün Total petrol istasyonlarında ve Intercontinental Hotel zincirinde kullanılır.Es operado por el grupo de hoteles InterContinental.
Şu ülkenin parası petrolden geliyor.La ricchezza di quel paese viene dal suo petrolio.
Petrol artık ucuz bir yakıt değil.La benzina non è più un combustibile economico.
Burada başka bir petrol rafinerisi kurdu.Là stabilì un'altra raffineria di petrolio.
Çoğu petrol sahası ise çok daha küçüktür.La maggior parte dei campi petroliferi sono molto più piccoli.
1947 yılında Brown & Root dünyanın ilk açık deniz petrol platformunu inşa eder.Nel 1947 la Brown & Root costruisce la prima piattaforma petrolifera al mondo di tipo offshore.
Bu tarih modern petrol endüstrisinin başlangıç noktası olarak kabul edilir.La data è considerata il punto di partenza della moderna industria petrolifera.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Il porto di Batumi viene utilizzato per la spedizione del petrolio proveniente dal Kazakistan e Turkmenistan.
Dünyada karada ve denizde toplam 40,000'den fazla petrol sahası bulunmaktadır.Esistono più di 40.000 campi petroliferi in tutto il globo, in terra come in mare.
PetroChina, Çin'in en büyük petrol üreticisidir.PetroChina è una delle più grandi compagnie petrolifere cinesi.
Petrol boru hatları listesiLista di giacimenti petroliferi
Şehirde büyük bir petrol rafinerisi bulunmaktadır.Nella città si trova una raffineria di petrolio non operativa.
Meksika Petrolleri ya da Pemex (İspanyolca:Petróleos Mexicanos), Meksika devlet petrol şirketi.Pemex o Petróleos Mexicanos è un'azienda petrolifera pubblica messicana.
Bu, pilotların, petrol tankına isabet etse bile, hala inmesini sağladı.Ciò consentiva ai piloti di poter atterrare, anche se il serbatoio dell'olio veniva colpito.
İran'daki petrol tesisleri ise İran hükümetinin denetiminde kaldı.Allo stesso tempo il prezzo del petrolio ritornò sotto il controllo iraniano.
Çıktıların diğer %25'lik kısmı petrol ve doğalgaz kaynaklarına dayanmaktadır.Circa il 50% delle sue esportazioni sono costituite da petrolio e suoi derivati.
"Somali'deki Petrol Etmeni".L'operazione Ibis in Somalia".
96 bin ton ham petrol denize aktı.44 milioni di litri di acqua di mare.
1948 yılında keşfedilmiş olup 1951'de petrol üretimine başlanmıştır.Fu scoperto nel 1948 ed entrò in produzione nel 1951.
Petrol sızıntılarını temizlemek haftalar, aylar ve hatta yıllar almaktadır.La bonifica dell'ambiente danneggiato richiede mesi o anni.
Şehirdeki diğer ekonomik faaliyetler genellikle petrol ihracatına dayalıdır.La rinascita recente della città si deve essenzialmente all'estrazione del petrolio.
Bakü, Rus petrol endüstrisinin merkezi idi.È considerato il creatore dell'industria petrolifera russa.
Liman trafiğinde akaryakıt, özellikle petrol trafiği büyük yer tutar.Primo fra tutti, il trasporto, specie se ci riferiamo all'ambiente marino.
Haydar Aliyev'in yeni petrol stratejisinnin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstlendi.Ha preso parte attiva nella realizzazione della "strategia petrolifera di Heydar Aliyev".
"Süper büyük" 6 petrol şirketinden biridir.L'incredibile mostro di petrolio 5a.
1973 Yom Kippur Savaşı sırasında petrol ambargosuna dahil olundu.Nel 1973 Ya'alon fu richiamato come riservista durante la guerra del Kippur.
Katar Petrolleri (Arapça: قطر للبترول), Katar merkezli bir devlet petrol ve doğalgaz şirketidir.La Qatar Petroleum (QP) è un'azienda petrolifera statale del Qatar.
1963 - Batman'da bir petrol damarı daha bulundu.Nel 1937 nel forte fu ricavata una nuova batteria contraerea.
Ayrıca dünyanın en zengin petrol yataklarının bir kısmı da buradadır.Nella città è situata la miniera di diamanti più ricca del mondo.
Petróleos de Venezuela, S.A., Venezuelalı devlet petrol ve doğalgaz şirketidir.Petróleos de Venezuela, S.A. (PDVSA) è la compagnia petrolifera statale venezuelana.
Irak'ın en büyük petrol ihraç hattıdır.L'Arabia Saudita è il maggiore esportatore di petrolio del mondo.
Petrol işleriyle ilgili sanayi ve enerji bakanlığında danışman olarak görev yaptı.Successivamente, è stato consulente per il ministero dell'Ambiente riguardo all'efficienza energetica.
AIME petrol bölümü sonraki otuz yıl boyunca gelişmesine devam etmiştir.Il Pathéchrome continuò la produzione per tutti gli anni trenta.
Bunun haricinde ülke önemli petrol üreticilerinden biri konumundadır.È uno dei maggiori produttori di petrolio del paese.
Bu petrol kuyusu beni zengin edecek.Эта нефтяная скважина сделает меня богатым.
Artık Irak en önemli petrol tedarikçisi konumunda.Теперь Ирак является важным поставщиком нефти.
3 Mart - Suudi Arabistan'da petrol bulundu.3 марта — в Саудовской Аравии обнаружена нефть.
13 Mart 2006'da Avusturya petrol şirketi OMV hisselerin %34'ünü 1.054 milyar $ karşılığında satın aldı.13 марта 2006 года австрийская нефтяная компания OMV купила 34% акций за 1.054 миллиарда долларов США.
Kömür ve ham petrol birlikte Hindistan'ın birincil enerji tüketiminin %85'ini oluşturmaktadır.Уголь и нефть совместно составляют 85% потребления энергии в Индии.
Günümüzde boru hattının tamamı petrol transferi için elverişsizdir.Сегодня вся линия непригодна для транспортировки нефти.
Hindistan'ın petrol rezervleri, ülke içi petrol talebinin %25'ini karşılamaktadır.Запасы нефти в Индии покрывают 25% внутреннего спроса на нефть в стране.
İlk petrol mühendisliği lisansı 1915 yılında Pittsburgh Üniversitesi tarafından verilmiştir.Впервые диплом инженера-нефтяника был выдан в 1915 году Питтсбургским университетом.
Aynı yıl Azerbaycan Petrol ve Kimya Enstitüsü'ne girdi.В этом же году поступила в Азербайджанский институт нефти и химии.
Daha sonraki gelişimindeki eğitim ise genellikle petrol şirketleri içerisinde alınmıştır.Дальнейшее обучение, как правило, происходит непосредственно в нефтяных компаниях.
O ve öğrencileri, organik sentez ve petrol arıtımına önemli katkılarda bulundular.Он и его студенты сделали значительный вклад в органический синтез и перегонку нефти.