Ana içeriğe geç
Sözlük

petrol ile cümle

petrol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı.En 1999, la part des transports routiers dans la consommation mondiale représentait 41 %.
1969'un sonunda, Kuzey Denizi'nde büyük petrol ve gaz kaynakları olduğu açıkça belli olmuştu.Fin 1969 il était clair qu'il y avait d'importantes réserves de pétrole et de gaz.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.Les conséquences du pic pétrolier sont aussi évoquées.
Irak ayrıca Kuveyt'i OPEC'in petrol üretimi için belirlediği kotayı aşmakla suçluyordu.L'Irak accuse aussi le Koweït de dépasser les quotas de production de pétrole fixés par l'OPEP.
Başkanlığı sırasında petrol krizi yaşandı.La question migratoire fut présente durant la présidence.
Ukrayna petrolün %90'ını ve doğal gazın çoğunu ithal eder.L'Ukraine importe plus de 90 % de son pétrole et la plus grande partie de son gaz.
2008 yılından beri Dünya Petrol Kurulu Kazakistan Ulusal Komitesinin Başkanıdır (WorldPetroleumCouncil).Depuis juin 2008, il est président du Comité national kazakh du Conseil mondial du Pétrole.
Burada başka bir petrol rafinerisi kurdu.Elle dispose d'une raffinerie de pétrole.
33. Tulsa, Oklahoma, Petrol Jeologları Amerikan Derneği.Tulsa, Oklahoma, American Association of Petroleum Geologists.
Haydar Aliyev'in yeni petrol stratejisinnin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstlendi.Il a participé activement à la mise en œuvre de la stratégie pétrolière d’Heydar Aliyev.
1863'te ilk petrol rafinerisini kurdu.En 1857, il ouvrit la première raffinerie pétrolière.
Petrol İhracat Ülkeler Birliği (OPEC) iyi örnek olarak gösterilebilir.Le GIP (groupement d'intérêt public) paraît aujourd’hui la solution appropriée.
Remp öncelikle British Petroleum (BP) ile ilişkiye geçer.De plus elle annonce un partenariat avec la société British Petroleum (BP).
1973'teki dünya petrol krizi, dış petrole bağlı olan ekonomiyi bir şoka soktu.Le premier choc pétrolier mondial en 1973 choque une économie devenue quasi dépendante du pétrole importé.
Petrol önemli politik faktör haline gelir.Les murs deviennent alors un véritable enjeu politique.
SinemaTürk'te Petrol KrallarıLes Rois du cinéma.
1 Aralık - Petrol ürünlerine yüzde 5-6 oranında zam yapıldı.Janvier : émission pour 6 millions à 5 % de rentes perpétuelles.
Uzmanlar petrol kaynaklarının azalacağı yönünde görüş birliğine varmıştır.Les experts semblent s'accorder à dire que les ressources pétrolières vont se raréfier.
1990 yılında Irak; Kuveyt'i, eğimli sondaj yaparak kendi petrollerini çalmakla suçladı.En 1990, l'Irak a accusé le Koweït de voler le pétrole irakien par le biais de forages dirigés.
Dünya'nın en büyük petrol rafinerilerinden bir olan Hovensa St. Croix'dadır.Hovensa, sur l'île de Sainte-Croix, est l'une des plus grandes raffineries du pétrole de l'hémisphère ouest.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.L'Irak déclenche l'incendie des puits de pétrole koweïtiens.
Total SA, Fransa merkezli çok uluslu petrol şirketi.Total est une compagnie pétrolière française.
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.C'est la découverte du pétrole dans les années 1940, qui va complètement transformer l'économie du pays.
Ülkede bir milyar ton petrol rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir.On estime à 100 millions de barils de réserves pétrolières du pays.
OAPEC ülkeleri dünya petrol rezervinin %60'ına sahiptir.Wisconsin Energy possède 60 % American Transmission.
Kuzey Kafkasya ise petrol havzasıdır.Le nord du Caucase possède aussi quelques ressources pétrolières.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Les dégâts causés par des crues peuvent être considérables.
Petrol sahası, yeraltında petrol bulunan ve petrol kuyuları aracılığı ile çıkarıldığı bölgedir.L'extraction de pétrole est le processus par lequel le pétrole utilisable est extrait et retiré du sous sol.
Petrolün toplanması için ana kayaçları delikliler oluştururlar.Pour la production d'huiles essentielles on a recours à la distillation.
Başkent yakınlarında çok büyük bir petrol arıtımevi bulunur.Une très grande raffinerie de pétrole se trouve près de la capitale.
Kogalım, 1975 yılında bölgede petrol sahalarıının geliştirilmesi amacıyla kurulmuştur.Kogalym a été fondée en 1975 en raison du développement des champs pétrolifères de la région.
İlk petrol sahası Ekofisk'ten, 1980 yılında 427.442 varil (67,957,8 m³) ham petrol çıkarıldı.Le premier champ à être exploité, Ekofisk, a produit 427 442 barils de brut en 1980.
Lynn ve Vanhanen bunun nedenini ülkenin petrol kaynaklarına bağlamışlardır.Elena et son frère vérifient s'il y a du pétrole sous leur terre.
Mart 1989’da Exxon Valdez kazası ya da diğer bir deyişle petrol felaketi yaşandı.1989 : échouement du pétrolier Exxon Valdez, provoquant une importante marée noire.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Il faut 1,9 kg de pétrole brut pour fabriquer 1 kg de PET.
Petrol ve doğalgaz çıkarılır.Du gaz naturel et du pétrole sont extraits.
Ana rezerv alanlarından Tengiz en büyük beş kara petrol alanlarındandır.Les cinq pays classés ici sont quasiment démunis en hydrocarbures.
Petrol rafine ürünleri sadece Rusya pazarında değil, diğer ülkelere de satılmaktadır.Pour elles, la garantie de prix s'applique non seulement au marché européen mais également aux exportations.
Yani petrol kökenlidir.L'origine du pétrole.
Katar Petrolleri (Arapça: قطر للبترول), Katar merkezli bir devlet petrol ve doğalgaz şirketidir.Qatar Petroleum (QP) est la compagnie pétrolière nationale du Qatar.
Bu kararla beraber 1970'lerdeki Petrol Şoku başlamış olur.La situation se retourna dans les années 1970 avec le choc pétrolier.
1948 yılında keşfedilmiş olup 1951'de petrol üretimine başlanmıştır.Ce champ pétrolifère fut découvert en 1948 et entra en exploitation en 1951.
Benzin, petrolden imal edilen bir tür yakıt.Bois, forme de combustible.
Hidrojen ve karbon da, petrol kolası formunda ürün olarak kullanılabilir.Le carbone, dans sa forme coke de pétrole, et l'hydrogène peuvent aussi être extraits du pétrole.
Bu yöntem, çok fazla petrol kaplanmamış kıyılarda etkili olmuştu.Cette conception s'est par la suite avérée excellente pour une exploitation sur des plages peu profondes.
Yakın gelecekteki bir başka kriz Ortadoğu'daki petrol rezervlerinin tükenmesi olacaktır.Elle a été la première société à exploiter les réserves pétrolières du Moyen-Orient.
1980'lerin başlarında bölgede petrol ve doğalgaz çıkarılmaya başlanmıştır.L'exploitation du pétrole et du gaz naturel ont commencé dans les années 1990.
Petrol, doğal gaz ve diğer kaynaklar, çoğunlukla diğer ülkelerden ithal edilmektedir.Le reste des besoins en pétrole, en gaz naturel et en électricité provient principalement d'Israël.
Kentteki petrol arıtma tesislerinde, Kuzey Denizinde çıkarılan petrol işlenir.Les contraintes techniques de la raffinerie imposent que les pétroles à traiter proviennent de la mer du Nord.
Aynı yıl Azerbaycan Petrol ve Kimya Enstitüsü'ne girdi.Elle est diplômée de l'Institut de Pétrole et de Chimie d'Azerbaïdjan.
Kentin sahip olduğu önemli endüstri kolları arasında tarım, petrol ve turizm vardır.Son économie est diversifiée avec des secteurs agricoles, artisanaux, pétroliers et touristiques importants.
Türkiye'de üretilebilir ham petrol rezervi 334,5 milyon varil hesaplanmıştır.Les réserves attestées et probables sont estimées à 310 millions de barils.
Japonya petrol ithal etmeli.Japón debe importar petróleo.
Petrol arzı sınırsız değildir.El suministro de petróleo no es ilimitado.
Petrol istasyonu nerede?¿Dónde está la gasolinera?
Petrol, doğal gaz ve diğer kaynaklar, çoğunlukla diğer ülkelerden ithal edilmektedir.Petróleo, gas natural y otros recursos están, en su mayor parte, importados de otros países.
Almanya'nın petrol boru hatları uygun bir ağ oluşturmaz ve bazen sadece iki farklı yeri birbirine bağlar.Los oleoductos de Alemania no constituyen una red adecuada, ya veces sólo se conectan dos lugares diferentes.
3 Mart - Suudi Arabistan'da petrol bulundu.3 de marzo: en Arabia Saudita se descubre petróleo.
Bölgenin dönüşüm ticari miktarlarda petrol keşfi ile başladı.La transformación de la zona se inició con el descubrimiento de petróleo en cantidades comerciales.
1999 başlarında, Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü (OPEC) başkanı oldu.A principios de 1999 se convirtió en Presidente de la Organización de Países Exportadores de Petróleo (OPEP).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod