Ana içeriğe geç
Sözlük

pes ile cümle

pes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İnsanlar kendilerini dinlenme peşinde yorarlar.Men tire themselves in pursuit of rest.
Tom ne numara peşinde?What's Tom trying to sell?
Tom köpeğin peşinden koştu.Tom ran after the dog.
Henüz pes etme.Don't give up yet.
Bu adam Sami'nin peşinde.This guy is after Sami.
Tom Mary'nin peşinden buraya geldi.Tom got here after Mary.
Tom'un peşinden git.Go after Tom.
Pes etmek niyetinde değilim.I don't intend to give up.
Pes etmeyi planlamıyorum.I don't plan to give up.
Kolay kolay pes etmem.I don't give up easily.
Tom ve Mary'nin bir şeylerin peşinde olduğundan şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are up to something.
Tom'un bir şeyin peşinde olduğundan şüpheliyim.I suspect Tom is up to something.
Sami asla pes etmedi.Sami never gave up.
Tom peşin ödedi.Tom paid in cash.
Pes etmeye karar verdim.I decided to give up.
Yine ne dümen peşindesin?What in the world are you up to?
Tom, Mary'nin neyin peşinde olduğunu biliyordu.Tom knew what Mary was up to.
Pes etmeyeceksin, değil mi?You aren't going to give up, are you?
Tom ve Mary bir şeyin peşindeler.Tom and Mary are up to something.
Hâlâ peşimizdeler.They are still following us.
Çabuk pes edecek biri değilim.I'm not the type that gives up so easily.
Sami asla bir kızın peşinden koşmazdı.Sami would never chase after a girl.
Ada takımları Ali'nin peşinde.The English clubs want to sign Ali.
Tom'un pes etmeyeceğini biliyorum.I know Tom won't give up.
Tom peşimde, biliyorum.I know Tom is after me.
Tom'un benim peşimde olduğunu biliyorum.I know Tom is after me.
Tom'la bütün gün PES oynadık.Tom and I played PES all day.
Bu kadar çabuk pes etmemeliydin.You shouldn't have given up so soon.
Pes etmemeliydik.We shouldn't've given up.
Tom pestilimizi çıkarıyor.Tom works us too hard.
Havlu atıp pes ettiğini söyledi.He threw his hands up into the air and said that he gave up.
Pes etmeye yanaşmadı.He refused to give up.
Çakallık peşinde olduğunuzu biliyordum!I knew you were up to no good!
Bu işin peşini bırakmayacağım.I won't stop pursuing this matter.
Pes etmiştir, olamaz mı?He probably just gave up, right?
Uzun zamandır peşinde olduğum şey bu.This is what I've been after for a long time.
Onun peşine düşeceğim.I will go after him.
İzin gününde onun peşine düşmen riskli.It's risky for you to go after him on your day off.
Pestilimiz çıktı.We're worn out.
Peş peşe üç şişe içti.He drank three bottles in a row.
Pes etmenin eşiğindeydim.I was this close to giving up.
Peşinde oldukları şey bu değil.That isn't what they're after.
Çabuk pes etme.Don't give in too soon.
Desteğin için peşinen teşekkür ediyorum.Thanks in advance for your support.
Sakın pes etme.Never say die.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'"."'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".
"Yıldızların peşinde bir albüm: Maya"."Yıldızların peşinde bir albüm: Maya".
"İyi ki pes etmemişim"."İyi ki pes etmemişim".
Bitirene kadar pes etme.Do not give up until you finish it.
"PES 2016 Free Euro Tournament DLC Coming, Missing Some Official Kits" (İngilizce)."PES 2016 Free Euro Tournament DLC Coming, Missing Some Official Kits".
Ancak bu kez biz pes ediyoruz.But this time we give up.
Biçimi peşreve benzer.It is similar to the purtumute.
Kadın ve erkekler eşit bir şekilde sorumluydular kurbandan (Pesahim 91b.)Men and women were equally obligated regarding the offering (Pesahim 91b).
28 Haziran'da Vilnius'a ulaşan Napolyon, peşinde 10.000 ölü at bıraktı.Napoleon reached Vilnius on 28 June, leaving 10,000 dead horses in his wake.
Pestisit DDT'ye gelince, Carson aslında hiçbir zaman tamamen yasak olmasını istemedi.In regards to the pesticide DDT, Carson never actually called for an outright ban.
Bu form Peşrev'e benzer, ancak genelde Peşrev'den daha serbesttir.This form is similar to Peşrev but is often more free than Peşrev.
Mike Slade isimli kasabadaki yeni özel dedektif de aynı zamanda bu kızın peşindedir.Mike Slade, a new P.I. in town, is also tracking this girl.
Bu sırada Suriye Lejyonları Pescennius Niger'i imparator ilan etmişti.The legions of Syria had proclaimed Pescennius Niger emperor.
21 Eylül'de, Çekoslovakya pes etmek zorunda kaldı.On 21 September, Czechoslovakia capitulated.
Tuşlanan veya pes ettirilen elenecekti.Then I drop it, or save it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod