Jandarmaya başvuran boğanın 2 ortağı, boğanın peşine düştü.היא אמורה לסמל את הגדול משני הכלבים שעוקבים אחר אוריון הצייד.
Klibin verdiği mesaj açık bir şekilde "hayallerinin peşinden git, kendine güven, kazanırsın"dır.בקלוב) חלומות של פיונירים Поди попробуй, угадай-ка (א.
Y. pestis'in Y. pseudotuberculosis'den geliştiği düşünülmektedir.כיום ידוע שהגורם הוא חיידק הגרם שלילי Yersinia pseudotuberculosis.
Beş gün sonra ise hava destekli Peşmerge güçleri Yezidi halkına ulaşmayı başarmıştır.Празнува се на петдесетия ден след Възкресението (след Великден).
Maç, Carmella'nın Nikki'yi Code of Silence ile pes ettirmesiyle sona erdi.Мачът свърши, когато Кармела накара Ники да се предаде от Кода за мълчание.
Uçağın peşine askeri uçaklar takılır.Има ли някакви военни самолети наблизо?
Sanjay da peşinden girer.Таджомару се впуска след нея.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Тя е винаги в търсене на нещо ново, затова винаги иска да научи нови неща.
Orlando onun peşinden giderek onu yakalamaya çalışmaktadır.Санди бяга след него, опитвайки се да го хване.
Tuş, pes ettirme, saydırma veya diskalifiye yoktur.Няма тушове, предавания, дисквалификации или отброявания.
15 Mart 1998'de örgütten ayrılıp KDP peşmergelerine sığındı.На 5 април 2004 г. той доброволно се предава и е прехвърлен на МНТБЮ.
Camus, pes etmez.Но Мустафа не се отказва.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Това е една мечта, дълбоко вкоренена в американската мечта.
Alto, kadın ve çocuk seslerinin en kalın (pes) olanı.Сопранът е най-високият женски и човешки глас.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Откажи се от преследване на щастието.
Logan kızın peşinden sakladıkları şatoya gider.Кикучио го подгонва в къщата, където са скрити жените.
Kimyasal pestisitlerin ve etken maddelerinin akut toksik etkileri vardır.Оловните пари и оловните йони имат отровно действие.
Melankolik bir dini pesimizm, eserlerinin çoğunun yapısındadır.Християнска доктрина, която се поддържа от повечето му направления.
Herkesin bu davanın peşinde olmasını istiyorum" dedi.Подозирай всеки, който я търси."
João Pessoa diğer eyalet başkentlerinden bazılarına oldukça yakındır.София, по-близо от някои квартали на столицата.
2. sezonda ise Karanlık Ay Klanı onun peşine düşüp Ginzuishou'yu almak istemişler ama başarılı olamamışlardır.След края на Втората световна война се опитва да се завърне в Кьонджигун, но му е отказано.
Parça 1955 yılında ilk kez yayınlandıktan sonra peşpeşe farklı yorumlarla ortaya çıkmıştır.След много провалени опити през 1951 г. той бяга с още две момчета.
Ancak bu kez biz pes ediyoruz.В началото тя отказва да се предаде.
Evde ve okulda hep bela peşinde.Има трудно детство и проблеми в училище.
Carl Hanratty rolünde Tom Hanks: Bir FBI ajanı olarak filmin genelinde Frank Jr.'ın peşinde görülür.Във филма Том Ханкс е в ролята на ФБР агента.
Cedi'nin alt birimi "pesewa", ve bir cedi 100 pesewa'ya bölünür.Единственото ново нещо в градовете става данъкът „джизия“, задължителен за всички християни.
Marius ise gizlice onların peşinden gider.Франсис го проследява.
Ardından peş peşe klipler çekti.Веднага след това поема Каляри.
Kendi gerçeğinizin peşinden kovalarken, kimi zaman rehberliğe ihtiyacınız olabilir.При необходимост поради неговата нетрайност може да бъде фиксирана самата рисунка.
Mısır ordusu da peşlerinden gelirken Musa, asasını tekrar vurur ve Kızıl Deniz kapanır.Kad Egipćani nagnu za njima, Mojsije pruži ruke i more se vrati u korito potopivši vojsku egipatsku.
Kalmuk atlıları peşine düşerler.Morate uhvatiti svoj život za rogove.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Farmerov stari upravitelj organizira potjeru i nakon nekog vremena ih pronalaze.
Michael onların peşini bırakmaz.Michael ju slijedi.
Alex bir gerçeği unutup Joshua'nın peşinde gitmektedir.Igra je ustvari prisjećanje Alexa dok je tražio svog brata Joshuu.
Peseta 1999 yılında belirlenen 1 Euro=166,386 peseta kurundan değiştirilmiştir.Španjolska pezeta je uvedena 1869. godine, a zamijenjena je eurom 2002. u omjeru 1 euro = 166,386 pezeta.
Kabullenen onlar oldu ama sadece pes ettiler.Njegovi roditelji su prigovarali no popustili su.
Yine aynı tarihte ilk EP'si Pesimist EP 1'i yayımladı.Iste godine je objavio i svoj prvi EP God of Black EP Vol.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.U to vrijeme hvata ga manija bježanja od svoje supruge.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".3. da prođe neke nove ozbiljne provjere”.
Glory de onları yakalamak için peşlerinden koşturur.Grimsrud se daje u potjeru za njima i ubija ih.
Asla pes etmez ve duvarı kazmaya başlar.Godine prolaze a on počne vježbati i polako kopati rupr u zidu.
30 milyon, ikinci dil olarak 40 milyondan fazla) Peştunca (ca.Ukupan broj govornika oba jezika iznosi blizu 30.000.000 (procjena).
İngilizler de peşindedirler.Vlasti i ovdje proganjaju.
Lavan ve oğulları peşlerine düştü.Van Helsing i njegovi prijatelji ga slijede.
Sarhoş bir halde dolaşırken sokakta gördüğü bir kadının peşine takılır ve onu evine kadar takip eder.Slijede ga do strašne kuće u koju ulazi.
Ünlü olma peşindedir.Ima aspiraciju popularnosti.
Ve o andan itibaren muhabirler peşine düştü ve her şey çığ gibi büyüdü."Dok sam ja radio kao novinar sve je još bilo neizvjesno, a danas je to sve postalo totalno neefikasno".
Rick ve grubu onların peşinden gidince olanları görürler.To ugledaju Maggie i njezini prijatelji, kojima se to zgadi.
Joker halâ Dent'in peşindedir.Harry nastavlja potjeru za Snapeom.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Uskoro Jack ponovno vidi tajanstvenog čovjeka i potrči za njim.
Mafya kızın peşine düşer.Fantom upadne u nju.
Fakat Papin bu düşüncesinin peşinden gitmemiştir.Odvjetnica nije odustala od svoje ideje.
PES serisinin 6. oyunudur.PES 4 je četvrta igra u PES serijalu.
Çoğu herbisit ve pestisit enzim inhibitörüdür.Mnogi lijekovi su ustvari inhibitori enzima.
Pes. Ben ne yaparsam yapayım asla memnun görünmüyorsun.Predajem se. Što god da učinim, nikada ne izgledaš zadovoljno.
Bilginin peşinden gidiyoruz. ve siz bize suçlu dediniz.Vyhľadávame vedomosti...a vy nás nazývate zločincami.
Bakınız; pestisit (zirai ilaçlar).O jedle pozri Pražmo (jedlo).
Wolverine peşine düşer.Nadväzujú na Wolkera.
Bu pesimizmin aşılması gerekmektedir.V jeho názoroch prevažuje pesimizmus.
Amcası peşinden gider.Jeho manželka ho nenasledovala.