Ana içeriğe geç
Sözlük

pes ile cümle

pes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Je to chlapec, ktorý má svoje sny a obavy.
Ve Ash’in peşine düşerler.Po ňom ho nasledoval aj Asen.
Alto, kadın ve çocuk seslerinin en kalın (pes) olanı.Alt je považovaný za najvyšší mužský a najnižší ženský hlas.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Patrila pod vplyv Sparty.
Kabullenen onlar oldu ama sadece pes ettiler.Obdivujem ich, že sú silní a nevzdávajú to.
Fakat onların peşine düşen sadece bu iş adamı değildir.Ani jedna z týchto činností sa však nestala jeho povolaním.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.James Marsden ako Teddy Flood, výtvor, pištoľník, ktorý sa snaží o záchranu jeho vzťahu s Dolores.
Filipinler Pesosu Filipinler'in resmî para birimi.Filipínske peso (filipínsky piso) je zákonné platidlo Filipín.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.To si ich už však všimli domorodci a začali ich naháňať.
(13:46) Shamrock, rock`u Ankle Lock hareketi ile pes ettirdi.V čase 13:26 UTC bol Dragon pripojený k spodnému spojovaciemu uzlu modulu Harmony.
Delfino Pescara 1936 , İtalyan futbol kulübü.Delfino Pescara 1936 známy ako Pescara Calcio alebo len Pescara je futbalový klub z talianskeho mesta Pescara.
Maç sırasında Punk, Anaconda Vice hareketini bağladı, Taker pes etmemesine rağmen maçı kazanan Punk oldu.Punk vyhral vďaka chmatu s názvom Anaconda Vise a to aj napriek tomu, že Undertaker sa nevzdal.
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.Bratia Hunor a Magor sa vydali na lov do bažín meotiských.
Bir Pesimistin Gözyaşları.Pesimizmus vykúpených.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Podobne sú na tom aj ostatné odvodené jednoty.
Michael onların peşini bırakmaz.Francúzsko ho nepodrží.
Arjantin pesosu, (İspanyolca: Peso argentino) Arjantin'in para birimidir. $ işaretiyle gösterilir.Veľa štátov Argentíne dlhovalo peniaze.
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.Pri každom nájazde uniesli dieťa.
Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner.Jake sa vráti naspäť do Španielska do San Sebastiana.
Peşinden zorunlu bir dünya turu geldi.K zatáčaniu na svahu bolo potrebné viazanie.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Die Flamme), ki se je zavzemalo za upepelitev pokojnih.
Mafya kızın peşine düşer.Zaljubljeni bedaček pohiti za njo.
İsrail dışında, Pesah sekiz gün boyunca kutlanır.Izven Izraela se v koči obeduje še osmi dan.
Dağılan düşman kuvvetlerinin peşine düştü bu kuvvetleri de Sakatiye'de yenilgiye uğrattı.Utelesil se je v Ramo s sekiro (Parašu Rama) in s silnimi udarci vojake pobil.
Pes ettirirken senaryoya göre tekrar kolunu kırdı.Ko je sliko končal, jo je še enkrat zbrusil.
Pestisitler deniz ekosistemlerine karıştığında çok kısa sürede deniz besin ağına girer.Ko so pesticidi vključeni v morski ekosistem, se hitro absorbirajo v morsko prehranjevalno verigo.
Veba (Fransızca: La Peste), Albert Camus'nün 1947 yılında yayınlanan romanıdır.Kuga (francosko La Peste) je roman Alberta Camusa iz leta 1947.
İngilizler de peşindedirler.Nas pa še zmeraj preganjajo.
Müşteri, belirli bir peşinat ödedikten sonra kalan tutarı taksitler hâlinde bankaya geri öder.Količno stvari, ki jo bo vrnil dolžnik pa določimo z obrestmi.
Sonunda pes edip niye buraya geldiklerini ve ne yaparsa gideceklerini sorar.Vprašal jo je zakaj mu je storila to in potem sta odšla domov in se pogovorila.
Eğer peşpeşe gelen terimlerin her biri, önceki terimden büyükse (>), "dizi tam monotonik artıyor" denir.Če je vsak člen strogo večji od predhodnega, je zaporedje strogo monotono naraščajoče.
Hemen peşinden yukarıdan bağlanarak bir yatağın üzerine doğru bırakıldığı plan gösterilir.Nato jih postavi pokonci nad mizo, na katero jih hitro spusti.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'"."Nastala še ena nova stranka: Za zdravo družbo".
Pescara'da düzenlenen 2009 Akdeniz Oyunları'nda ise altın madalyaya ulaştı.Na Sredozemskih igrah 2009 v Pescari je v isti disciplini osvojil zlato medaljo.
Bir Pesimistin Gözyaşları.Svetopisemska podoba o izvirnem grehu.
Alto, kadın ve çocuk seslerinin en kalın (pes) olanı.Sopran je najvišji ženski in otroški glas.
Onların hepsinin kalfalarına tabakların şeyhleri peştamal kuşatırlardı.V rokah so vsi držali voščene sveče.
Daha sonra Sanctus'un peşine düşer.Kasneje ga lovi Hynkel.
Joker halâ Dent'in peşindedir.Tam je arhitravu neposredno sledil dentil.
Böylece yeniden birlikte vezirin peşine düşerler.Skupaj se odpravita na lov za medvedom.
En bilinen eserleri Hüseyni Peşrev ve Saz Semaisi’dir.Najbolje uspeva na apnenčasti in skalnati podlagi.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.In res, Krek prav nič ne izpušča.
Asla pes etmez ve duvarı kazmaya başlar.Začele so se luščiti in padati z zidu.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Zmerno, a vztrajno je uveljavljalo novosti.
21 Eylül'de, Çekoslovakya pes etmek zorunda kaldı.Ob jutru 21. avgusta je bila Češkoslovaška okupirana.
Kanıt Peşinde'nin 2007-2008 sezonunun açılışını tanıtmak adına kullanıldı.Glej sezono 2007 za informacije o prihajajoči sezoni.
Ve bu konu Steinhardt’ın her zaman peşinden gittiği bir şeydi.To pa je bilo prav tisto kar je Lindbergh želel.
O süre içinde güreşçi tuş ve pes ettirme yapar.V prostem času igra skvoš in odbojko.
Bu sırada Suriye Lejyonları Pescennius Niger'i imparator ilan etmişti.Tačiau Sirijos legionai imperatoriumi paskelbė Pescenijų Negrą.
11 Eylül 1860'ta Piyemonte Krallığı askerlerinin şehre girişleri ile Pesaro İtalya Krallığı'na bağlandı.1860 m. rugsėjo 11 d. Pjemonto kariai įžengė į miestą ir Pezaras buvo prijungtas prie Italijos karalystės.
Kolombiya Pesosu (Colombian peso) Kolombiya'nın para birimidir.Kolumbijos pesas (isp. Peso Colombiano) yra oficiali Kolumbijos valiuta.
Michael onların peşini bırakmaz.Robertas atsisako vykti su jais.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Artimieji čia gauna pirkti gerų veršių veislei“.
Onların peşinden gitmeyin.Nesilenk prieš juos ir netarnauk jiems!
Bir Pesimistin Gözyaşları.Prognozės pesimistiškos.
Ve o bakışın peşinden gittik."Ir žiūrėkit, kaip atsiliepė tai."
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Negana to, jį nuolat persekioja nesėkmės.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Darbus finansavo ir kiti aukotojai.
10 Ekim - Memur maaşları ilk kez peşin ödenmeye başladı.Galiausiai 1933 metais pirmą kartą buvo apžvelgtas vidutinis darbo laikas ir valandinis darbo užmokestis.
Çünkü onların bağımsılığı peşinen geliyordu.Vėpliai išnyko dėl medžioklės.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod