Marius ise gizlice onların peşinden gider.Morgan fecha a porta atrás deles.
Kabullenen onlar oldu ama sadece pes ettiler.Acabaram perdendo posições, mas não desistiram.
Onların peşinden gitmeyin.Não o abandones.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Pouco tempo depois, ele decide partir para continuar a busca pela sua esposa.
Peştuca ise Hayber-Pahtunhva eyaletinin, Sindi dili ise Sind ve Belucistan eyaletlerinin resmi dilidir.Sindi é a língua da província de Sinde e Balúchi é a língua da província de Baluchistão.
Ancak bu kez biz pes ediyoruz.Esta gente recusa render-se.
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Aníbal não iria atrás dele.
Alec onun peşine düşer Magnus'ı bulmak için.Enquanto isso, Alec está à procura de Aline, mas acaba por encontrar Magnus.
Peşinden gelen Ash, kız arkadaşı Linda’nın kolyesini görünce normale döner.Mas ao pegar o coelhinho querido da amiga, Cebolinha a vê voltar ao normal.
Alex bir gerçeği unutup Joshua'nın peşinde gitmektedir.Mas não se preocupe, eu irei achar o Joshua.
"Ankaragücü bomba peşinde".Tragam a bola de demolição".
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.Sempre fiz e nunca me dei mal”¹.
23 günün sonunda tam pes edecektik ki, doğa yeniden kendi rutinine döndü.Porque acabamos por deixar as coisas seguirem o seu curso natural.
Pesendî'nin en çok tenkid ettiği tip zâhittir.Superman: Com certeza foi o personagem que mais mudou.
1896 yılında ise altın arayıcılarının peşine takılmıştır.Em 1896 publicou suas canções de um surdo.
Yıllar sonra Erik intikam için Sebastian’ın peşine düşer.Anos depois Jonathan busca vingança.
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.Tem um total de dez episódios, com 13 minutos de duração cada um.
Tüm yenileme projesi 1.2 milyar peseta seviyesinde gerçekleşmiştir.O Setor agrícola da Paraíba somou um montante de 1,2 Bilhões de Reais.
Bu tip seri katiller heyecan peşindedirler ve öldürmekten zevk alırlar.Como torturador e assassino que sente prazer em torturar.
Will ise, Jem'in peşinden Tessa'yı kurtarmaya gider.Will e seus amigos aparecem para ajudar Tessa a escapar.
Peştemal özellikle yaşlı kadınlar tarafından tercih edilmektedir.Os Diabos perseguem principalmente as raparigas.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.“Estamos de volta para Tumultuar ainda mais!!!!”, reafirmou Suave.
“'Segah Peşrev”, 1927.Dois cosntruídos, 1927.
Cena, Khali'yi STFU hareketiyle pes ettirerek maçı kazanmıştır.No evento, Khali perdeu a luta ao desistir pelo STFU de Cena.
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Rose e Christian os seguem depois.
"İyi ki pes etmemişim".Mas eu não estou disposta a desistir."
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Mas quando o pianista atinge uma nota, é sempre o mesmo."
Logan peşlerinden gider.Halloran os segue.
Maç tuş, pes ettirme, nakavt veya diskalifiye ile sona erer.Cansou-se de vencer, de marcar, de contagiar.
Bu üç adam peşlerindeki Ruslardan kaçmaya başlarlar.Então, o urso começa a correr atrás dos três amigos.
Ancak Bismarck mürettebatının bilmediği neredeyse bütün İngiliz donanmasının peşlerinde olduğuydu.Entretanto, a força britânica quase que encontrou toda a Frota de Alto-Mar.
Ancak Nova'nın peşinde sadece Ruslar yoktur.Nós não temos nenhuma outra nacionalidade além da russa.
Akord sesleri pesten tize sol, re, la ve mi'dir.Antastha aksharas íncluem as sílabas ya, ra, la e va.
Bu süre zarfında Mancini'nin bestelediği üç eser peşpeşe çalınır ve hiç replik yoktur.Após encurralá-lo nas cordas, Mancini o acertou com combinações que não foram respondidas.
Birlikte cesedi ortadan kaldırmaya çalışırlar ama Alex de peşlerinden gelmiştir.Os dois amigos conseguiram fugir, mas os perseguidores alcançaram Alex e o cercaram.
14 İyar - Pesah Şeni.Episódio 14 - Bruscamente.
Baygon S. C. Johnson & Son şirketine ait pestisit markasıdır.Baygon é uma marca de pesticida produzido pela S. C. Johnson & Son.
Pescador, Brezilya'nın Minas Gerais eyaletinde bulunan belediye.[1][2] Nüfus 2020 sayımına göre 4.256 idi.[3]Pescador é um município brasileiro do estado de Minas Gerais. Localiza-se no Vale do Rio Doce.
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Morgan en Rick gaan achter haar aan.
"İyi ki pes etmemişim".Ik ben heel blij dat ik niet opgegeven heb."
Bay Kingston'ın bilmediği şey ise Frankie'nin peşinde olan tek kişi o değildir.Buiten medeweten van meneer Kingston, is hij niet de enige die haar achterna zit.
Bunun yanında Taliban ve El-Kaide de pes etmedi.Tegelijkertijd zat ook de Taliban en Al Qaida niet stil.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Daarna wordt de dode onder het reciteren van bepaalde psalmen ten grave gedragen.
Will Jack'in peşine düşer.Will gaat akkoord en vertrekt op zoek naar Jack.
Bu sırada da peşlerine kış askeri dedikleri bir askeri takmışlardır.Hij stond nu bekend als “Winter Soldier”.
Bu alanda en önemli eseri Pesanteur Spécifique des Corps (1787) adlı kitabıdır.Zijn belangrijkste werk in dit genre was Pesanteur Spécifique des Corps (1787).
Michael onların peşini bırakmaz.Tom vergeeft het ze.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Eet geen onreine vis.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Vervolgens wordt de dode onder het reciteren van bepaalde psalmen ten grave gedragen.
1993 yılında enflasyonun sürmesinden dolayı Nuevo Peso, Peso Uruguayo ile değiştirildi.Per 1993 werd de peso oro afgelost door de Colombiaanse peso.
Savaş sonrası Pescara’ya döndü.Hij trok zich hierna terug in Pesaro.
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Mario en zijn vrienden springen in de buis en gaan hem achterna.
Bitirene kadar pes etme.Doorzetten tot het einde is bereikt.
"Peşmergeler mevzide".Jagers te voet”.
Ancak bu kez biz pes ediyoruz.Ook deze maal gaf hij op.
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.Nooit opgeven, altijd zoeken naar oplossingen.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.De naam Lieke is afgeleid van Angelique.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.Na enige tijd merkten de Duitsers het en moesten zij vluchten.
Adam da peşinden oraya gelir.De man komt haar achterna naar buiten.
Sezonda sakatlıklar peşini bırakmadı.De rest van het seizoen bleef pech hem achtervolgen.