Ana içeriğe geç
Sözlük

pes ile cümle

pes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Guduin, 2.000 kişiyle birlikte onların peşine düştü.Он напал на хунну и убил 2 000 человек.
Buna rağmen Efedi ve Kutsanmış Olan'ın peşinden gider.Мы даём клятву идти на жертвы за такую священную и блестящую задачу».
Adam da peşinden oraya gelir.Этот человек преследует меня.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Туда же идут и беглецы вместе с новыми друзьями.
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Халиб его не преследовал.
Peşin ödeme hakkındaki hüküm iki yıl süreyle geçerli olacaktı.Судебная тяжба по возмещению компенсационных выплат длилась несколько лет.
Buffy de aynı iblislerin peşindedir.А Бастер преследует самих бандитов.
Will Jack'in peşine düşer.Но в итоге Джак осталась с Уиллом.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Эта мечта глубоко укоренена в американской мечте.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.Дирижировал опять же Магомаев.
Tony Loki'nin peşinden Stark Kulesi'ne gider.Тони Старк отправляет его в Негативную зону.
"Peşmergeler mevzide".«Хуй в очко».
Ayrıca mahkemerden peşpeşe yeni ölüm cezası hükümleri çıktı.Смертные приговоры продолжали выноситься судами.
Bu pesimizmin aşılması gerekmektedir.Вот греха мы должны бояться.
Demir Adam peşinden gider ve onu engellemek için kapışırlar.Зелёные Фонари отправились за ними, пытаясь сделать всё, чтобы остановить их.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.В результате подруга вынуждена увести её, чтобы успокоить и привести в чувства.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Она побежала за ним, чтобы остановить его.
Pratik amaçlar peşindedir ve yardıma ihtiyacı olanlara hemen elini uzatır.Справедливый, наказывает действительно виноватых, и помогает тем, кто в этом нуждается.
Pro Evolution Soccer 2 (Japonya'daki adı Winning Eleven 6) PES'in 2.serisidir.Pro Evolution Soccer 2 (Winning Eleven 6 в Японии) был выпущен в октябре 2002.
Angel ve Lorne ise Fred'in peşine düşer.Мистер Исключительный и Фреон отправляются за ним в преследование.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.В большинстве случаев преследуется цель достижения устойчивой длительной ремиссии.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.В собрание не допускали никого, кроме тех, кто желал умереть.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.Джеймс Марсден в роли Тедди Флада, робота.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Мы искали реальную, живую драму».
Örneğin bir oyuncunun peşine polis takılacak.Полицейский врач увлекается одним из актеров.
Bir Pesimistin Gözyaşları.Заметки пессимиста.
O gece yapılan maçta Banks, Fox'ı Banks Statement hareketiyle pes ettirdi.Вечером того же дня мистера Бэнкса увольняют из банка.
Natalya, Banks'i Sharpshooter ile pes ettirdi.Бэнкс начал отступать к Винчестеру.
Peşi sıra gelen sahnelerin uyumuyla bir erkeğin anatomisini ortaya koyuluyor.Режиссёр исследует анатомию любви.
Yılmadı, çocukluk hayalinin peşinden devam etti.Это, как ему казалось, был конец его детской мечты.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.После чего в городе происходит череда убийств.
15 Mart 1998'de örgütten ayrılıp KDP peşmergelerine sığındı.Он был арестован 15 июня сотрудниками КНБ в тот момент, когда выходил из дома.
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.Все женщины оставили меня, потому что я никогда не прекращаю думать о работе.
Ardından Naomi'yi Sharpshooter ile pes ettirdi.Впоследствии Ономакрит помирился с Писистратом.
2016 yılında üçüncü albümü Pes Etme yayınlanmıştır.В 2016 году было выпущено переиздание альбома.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Фактически, остальные члены семьи манипулируют Томасом.
Bu filmde ise grubun peşinde Rus mafyası, ırkçı bir grup vardır.Как и раньше, в деле участвует русская мафия.
Y. pestis'in Y. pseudotuberculosis'den geliştiği düşünülmektedir.Возбудитель — грамотрицательная бактерия Yersinia pseudotuberculosis.
Pestisitin canlılar üzerindeki etkisi fetal yaşamdan itibaren başlamaktadır.Гравитация оказывает влияние на развитие жизни животных с момента появления первого одноклеточного организма.
"'Sahte haham'ın peşinde".«В погоне за Львом Панджшера».
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Бекки и остальные садятся в машину и уезжают.
Peşmerge kelimesi "ölümle karşı karşıya olanlar" anlamını taşır.حرفيًا المصطلح يعني "الذين يواجهون الموت".
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.جحيم يتمنى فيه المعذبون الموت".
Peştunlar üç büyük kabile halindedir."سبحان ربي العظيم" ثلاث مرات.
Biçimi peşreve benzer.وهي شبيهة بالعود.
Daha sonraki yıllarda, Peşmerge, Kürdistan ve Irak'ın diğer bölgelerindeki güvenliğinde hayati bir rol oynadı.خلال السنوات التالية، لعبت البيشمركة دورا حيويا في الأمن لكردستان ومناطق أخرى من العراق.
Erişim tarihi: 8 Mart 2013. ^ a b "Pescara 2012–13 Team/Club Statistics – Italian Serie A".اطلع عليه بتاريخ 08 مارس 2013. "Pescara 2012–13 Team/Club Statistics – Italian Serie A".
Carl Hanratty rolünde Tom Hanks: Bir FBI ajanı olarak filmin genelinde Frank Jr.'ın peşinde görülür.توم هانكس بدور كارل هنراتي: وهو عميل اف بي آي الذي يُطارد فرانك طيلة أحداث الفيلم.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.أُنشئت عدة مواقع استيطانية في المقاطعات الشرقية للبحث عن الهاربين من طالبان والقاعدة.
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.فأتبع القوم فلا يبقى منهم مخبر إلا قتلته.
Bir hamle (ing. turn), peşi sıra gerçekleştirilen bir ila dört 'adım'dan (ing. step) oluşur.صلاح القلب في أربع خصال: في التواضع لله، والفقر إلى الله، والخوف من الله، والرجاء في الله.
"'Sahte haham'ın peşinde"."محمد الفهمي الموصلي".
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.ولا تحاضون على طعام المسكين .
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.ولكن ظل الرضيع في احتضاره.
Peseta 1999 yılında belirlenen 1 Euro=166,386 peseta kurundan değiştirilmiştir.بحيث يكون بلغ سعر صرف اليورو = 166.386 بيزيتا.
Pestil genellikle kayısı kullanılarak yapılır.يستخدم كلب بورزوي عادة لصيد الذئاب.
Mişna (Pes.Doggy: (من الكلب).
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.لا تتحقق آمالي دائما، لكني دائما ما آمل.
Fakat kolay pes etmeyen, karşılaştığı sorunlarla mücadele etmeyi bilen güçlü bir yapıya sahip.لكنها تمتلك بنية قوية تعرف بكيفية معالجة المشاكل التي تواجهها، ولا تستسلم بسهولة.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.تنكشف الحقيقة للاثنين، ويلتم شملهما مجددا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod