Her makine bir pervane döndürmekteydi.Chaque bit est inversé.
Kızlar ise etrafında pervane oluyor .Le piège se resserre autour d'eux.
Yaptığı icraat pek pervasız Yemenlileri ve kendi tarikatından olanları kayırmaktaydı.Y para su sustento donó algunas de sus estancias y haciendas.
Çoğunlukla pervanelerle karıştırılırlar.Son frecuentemente confundidas con las Pirañas.
Geminin kıç tarafında iki adet pervane bulunmaktadır.A la derecha de la nave hay dos capillas.
Daha büyük bir yeni versiyon, küçük bir pervaneli motora sahipti ve DFS 194 adıyla tasarlandı.Poi il lavoro passò ad una variante di proseguimento con un piccolo motore a elica, nota col nome di DFS 194.
Bu sayede silaha ait mermiler uçağın pervanesine isabet etmeden aralıklarla ateşleniyordu.Questa volta i mitraglieri attesero fino a che gli uccelli non si trovarono a tiro.
Bakıldığında devasa bronz pervaneler ihtişamlı ve gerçekten güçlüdürler.Vediamo i candelabri di bronzo grandi, meravigliosamente lavorati.
Kolay kazanan ve pervasız harcayan bir zümrenin türemesi; her türlü malın sürülmesi fırsatını doğurur.Questo perché riesce ad associare l'abbaiare alla ricompensa (il cibo) che riceve a ogni fine pista.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Доски вращаются в разные стороны.
O atlantik okyanusunu geçen ilk demir kaplı pervaneli gemidir.Это первый парусный пароход, пересекший Атлантический океан.
8 kişiden 2 si pervaneye takılarak, biri boğularak yaşamını yitirdi.Двое из восьми моряков скончались на месте от испуга.
Pervane kanatları hareketlidir ve ekseni etrafında dönebilir.Каждый рычаг может двигаться поступательно и вращаться вокруг оси.
Çocuğu olmasını isteyenler pencere pervazlarına leylekler için şekerlemeler bırakırdı.ومن يرغب في الإنجاب كان يترك حلوى على باب النافذة من أجل إحضار اللقالق.
Hamilton Standart tarafından yapılan pervaneler motor başına dört adettir.المراوح: المروحة تتكون من 4 شفرات من نوع "هاميلتون" القياسي (Hamilton Standard) لكل محرك.
Kapıların en ihtişamlıları çift pervazlı kapılar olarak adlandırılanlarıdır.و تسمى الأبواب الأكثر زهواً بالأبواب مزدوجة الدعامة.
Kahraman, ne kadar pervasız olsa da bir türlü burjuva dünyasının zincirlerini kıramamaktadır.والبطلة هنا بالرغم من عدم تناهي شجاعتها إلا أنها لم تستطع كسر أغلال عالم البرجوازية.
Pervasız Tiyatro'da devam etti.بدأ مسيرته عن طريق المسرح.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .O grupo nota que as hélices giram em outra direção.
Böylece pervane de tersine döndürülerek geri hareket sağlanmış olur.Para evitar que o carro gire, você precisa virar na direção contraria.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Morre na parte final da obra, aparentemente por suicídio.
Sonraki yılın nisan ayında bazı pervane problemleri yaşandı.No mês seguinte, abril, foi registrada uma pequena queda.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Pode girar a sua cabeça e agarrar o inimigo.
Gürültü kirliliği nedeniyle zaten hemen hemen kör olan hayvanın pervanelerle çarpışma riski arttı.A poluição sonora fez com que o quase cego animal colidisse com as hélices.
Dikey inişin farklı bir yanı ise cayrokopter ya da helikopter pervanesi kullanılmasıdır.Esse chefe é diferente, pois você tem que usar o eraticator e o destructor.
Bu bölümlerden bir kısmı, Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'ye hitaben kaleme alınmıştır.Volgens Meerman neemt dit zijbeekje de Oehl op!
Terk edilmiş plaj tabanlı çevre savunma taktikleri ve pervasız Banzai Saldırıları terk edildi.Het team rekende af met de verdediging op de stranden en de roekeloze banzai-aanvallen.
Divan-ı Pervane ise hüküm, nişan ve yarlıkların yazıldığı daire idi.Solwerd behoorde later tot de rechtstoel van Uitwierde en Solwerd.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Daarna is hij te zien in een hotelkamer, zich klaar te maken om te vertrekken.
Baş bodoslama pervanesiHet hoofdaltaar De preekstoel
Geminin kıç tarafında iki adet pervane bulunmaktadır.Aan de zuidzijde van het schip bevinden zich twee ingangen.
Her pervanenin kendine ait makine dairesi vardı.Każdy wagon posiadał kabinę motorniczego.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Każdy z wirników porusza się w przeciwnym kierunku.
Havalimanı genellikle genel havacılık ve pervaneli uçaklar için kullanılmaktadır.Miejsce to jest często wykorzystywane do uprawiania lotniarstwa i paralotniarstwa.
4 makineli tüfeği vardır ve gövde taraflarına yerleştirilmiştir ve pervane içinden ateşlenir.30 pocisków, co spowodowało, że osiadł na dnie.
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Malowane strony każdego ze skrzydeł podzielono na dwie kwatery.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Han kan flyga tack vare en propeller på huvudet och han kan kasta pilar på fienden.
Pervaneli Ornithopterler üretmiş ve satmıştır.Феодальні маєтки дробилися і продавалися.
Bu pervaneler kendi eksenleri etrafında 360 derece dönebilirler.При цьому вони нерідко встигають повернутися навколо своєї осі на всі 360°.
Gemilerde tek dümen ve üç pervane bulunuyordu.На лід були вивантажені припаси і три шлюпки.
Kızlar ise etrafında pervane oluyor .Mánek se kolem ní stále točí.
Geminin kıç tarafında iki adet pervane bulunmaktadır.V lodi jsou další dva boční oltáře.
Bu pervaneler kendi eksenleri etrafında 360 derece dönebilirler.Hlavu je možné otáčet kolem dokola o 360°.
Sonraki yılın nisan ayında bazı pervane problemleri yaşandı.Kolem My December ale vzniklo mnoho povyku.
Helikopetler için, kütle merkezi her zaman pervane noktasının hemen altında olmalıdır.Pentru elicoptere în planare, centrul de masă se află întotdeauna sub rotor.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .În prezent, plăcile se deplasează în direcții opuse.
Baş bodoslama pervanesiÎncărcător frontal
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Camera de vară de la subsol a fost împărțită în două părți.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Udvarláskor körbeúsznak egymással ellentétes irányban.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Ez a lény a kezeit lövi ki, és képes az ellenfelét körbetekerni.
Kızlar ise etrafında pervane oluyor .Naiset pyörivät hänen ympärillään.
Pervasız Tiyatro'da devam etti.George jatkoi teatterissa parannuttuaan.
Kafası kopuktur ve vücudu yoktur kafasının üstünde bir pervane vardır böyle hareket eder.Ruumis on virtaviivainen ja pää on kiinni vartalossa ilman kaulankaventumaa.
O atlantik okyanusunu geçen ilk demir kaplı pervaneli gemidir.Laiva oli ensimmäinen rautarunkoinen höyrylaiva, joka ylitti Atlantin.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Πηγαίνει όμως σε ένα ξενοδοχείο σκοπεύοντας να αυτοκτονήσει.
Sonra motorun pervanesi çalışır ve kafası iyice delinir.Το μηχανικό χέρι κινείται με τη σκέψη της.
Pitch Kontrollü Pervane: Modern gemilerde daha çok bu sistem kullanılır.Βολβοειδής πλώρη (bulbous bow) που είναι η συνηθέστερη σήμερα στα σύγχρονα πλοία.
Ayrıca, yüksek hızda çalışmak her milde 3 pervane vardır.Ved hvert løb, er der 3 sværhedsgrader.
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Havnens Perle er flyttet i to dele.
Bu uçak iki pervaneliydi.Lufthavnen hadde to rullebaner.