Ana içeriğe geç
Sözlük

perspektif ile cümle

perspektif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir tarafta, Apollon perspektifi var, capcanlı ve önceden tasarlanmış ve iyi düşünülmüş ve kusursuz.きちんと計画され 理性的で 完璧なものです
Bir tür kozmik perspektiften bakmış oluyorsunuz.Takže ano, vidíte jej z vesmírné perspektivy.
Bir tür kozmik perspektiften bakmış oluyorsunuz.Vous le voyez dans une perspective cosmique.
Bir tür kozmik perspektiften bakmış oluyorsunuz.لذا أجل، إنه..إنه...أنت تراها من منظور كونيّ
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.Nakłonić społeczność do dodawania wymiaru lokalnego — perspektywa globalna i lokalna wiedza.
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.А спільнота користувачів розширюватиме їх до глобальної перспективи, застосовуючи знання про локальне.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Az ilyen szakpolitikai perspektíva elismerést érdemel.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Een dergelijk beleidsperspectief moet toegejuicht worden.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Einem solchen politischen Blickwinkel kann man nur Beifall zollen.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Et sådant politisk perspektiv fortjener ros.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Ett sådant politiskt perspektiv förtjänar stöd.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Taka perspektywa polityki powinna zyskać uznanie.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Takovýto politický přístup je třeba ocenit.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Takšni usmeritvi politik bi bilo treba zaploskati.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Takýto prístup k politike treba oceniť.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Tällainen asenne politiikassa on kiitettävä.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.tipo de problemas, y los avances logrados son palpables.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Trebuie s≤ salut≤m o astfel de abordare politic≤.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Una prospettiva strategica di questo tipo deve essere applaudita.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Une telle perspective politique mérite des applaudissements.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Μια τέτοια piολιτική piροοpiτική piρέpiει να εpiιδοκιµάζεται.
Böylesi bir siyasi perspektif alkışlanmalıdır.Такава политическа перспектива следва да бъде приветствана.
Brunelleschi, Katedrali ve çevresindeki binaları perspektif açısından doğru şekilde resmetmeyi başarıyor.Brunelleschi cria uma imagem perspectivamente acurada do Batistério da Catedral e seu entorno.
Brunelleschi, Katedrali ve çevresindeki binaları perspektif açısından doğru şekilde resmetmeyi başarıyor.Brunelleschi tworzy perspektywistycznie precyzyjny obraz Baptysterium i jego otoczenia.
Brunelleschi, Katedrali ve çevresindeki binaları perspektif açısından doğru şekilde resmetmeyi başarıyor.Dobrá.
Brunelleschi, Katedrali ve çevresindeki binaları perspektif açısından doğru şekilde resmetmeyi başarıyor.(ж) Брунеллески создает реалистичный и точный с точки зрения перспективы образ Баптистерия и его окрестностей.
Brunelleschi, Katedrali ve çevresindeki binaları perspektif açısından doğru şekilde resmetmeyi başarıyor.(Ж)Брунеллескі створив перспективно точне зображення баптистерію і оточення.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Amândoi veneau cu o perspectivă matematică, dar Turing ne-a spus ceva foarte important.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Ambos estes senhores vinham de uma perspectiva matemática, mas Turing disse-nos algo muito importante.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Ambos venían desde una perspectiva matemática, pero Turing nos dijo algo muy importante.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Begge disse fyre kom fra en matematisk baggrund, men Turing fortalte os noget meget vigtigt.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Beide näherten sich aus einer mathematischen Sicht, aber Turing erzählte uns etwas sehr wichtiges.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Beiden hadden een wiskundige achtergrond, maar Turing vertelde ons iets zeer belangrijks.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Cả hai người đều nhìn từ một quan điểm toán học, nhưng Turing nói với chúng ta một điều rất quan trọng.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Kedua orang ini datang dari sudut pandang matematika, namun Turing memberikan sesuatu yang sangat penting.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.두 사람은 똑같이 수학적인 접근법을 사용했습니다 튜링은 우리에게 아주 중요한 사실을 알려줬는데요,
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Mindketten matematikai irányból közelítettek, ám Turing adott nekünk valami nagyon fontosat.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Obaj podeszli do problemu z perspektywy matematycznej, jednak Turing powiedział coś ważnego.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Oba tihle chlapíci pocházeli z matematického prostředí, ale Turing nám řekl něco velmi důležitého.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Και οι δύο τους είχαν μια μαθηματική σκοπιά, αλλά ο Τούρινγκ μας είπε κάτι πάρα πολύ σημαντικό.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.И двамата идват от математическа страна, но Тюринг ни каза нещо много важно.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.Подход у обоих был математический, но Тьюринг сообщил нам нечто очень важное.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.שני האנשים הללו באו מתפיסה מתמטית, אבל טורינג סיפר לנו משהו מאוד חשוב.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.كلا الرجلين كانوا يتحدثون من منظور رياضياتي، وقد أخبرنا تورينج بشيء مهم للغاية.
Bu adamlar matematiksel bir perspektiften geliyordu, ama Turing çok önemli bir şey söyledi.チューリングはとても 重要なことを言いました 彼はコンピュータサイエンスの
Bu bölgenin boş olması özellikle de tavan çizgisiyle birlikte düşündüğünüzde perspektifi hızlandırıyor.Имаме тази невероятна честота в перспективата, особено що се отнася до линията на тавана.
Bu bölgenin boş olması özellikle de tavan çizgisiyle birlikte düşündüğünüzde perspektifi hızlandırıyor.הפרספקטיבה ממש בולטת, במיוחד בקווים של התקרה.
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.그리고 이 일은 윈-윈 아니면 적어도 루이 16세의 입장에서는 윈-윈이었습니다
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.A když se zamyslíte, Ludvík nemohl prohrát nebo mu to aspoň tak přišlo.
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.E se ci pensate, era vantaggioso, o almeno dal punto di vista di Luigi XVI, era vantaggioso.
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.Si la guerre était un réussite, cela pourrait le rendre plus populaire et plus puissant.
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.Ако се замислиш, това при всички положения е печеливша ситуация поне за Луи XVI.
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.Якщо подумати це безпрограшна війна, або принаймі з точки зору Людовіка 16, вона була безпрограшною.
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.و اذا فكرنا في الموضوع علي الأقل من وجهة نظر لويس السادس عشر لوجدناه فعلا مشروع ناجح .
Bu kazanana kazanan olan bir durumdu , en azından 16.Louis'in perspektifine göre.少なくとも、ルイ16世の立場からすればね。 戦争がうまくいけば、彼の人気や権威も
Bu seçili yayın uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı sorunlara cinsiyet perspektifinden yaklaşmaktadır.Acest extras abordeaz≤ consumul de droguri ªi problemele legate de acesta în func†ie de grupurile de sex.
Bu seçili yayın uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı sorunlara cinsiyet perspektifinden yaklaşmaktadır.I detta temakapitel behandlas narkotikamissbruk och därmed sammanhängande problem ur ett genusperspektiv.
Bu seçili yayın uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı sorunlara cinsiyet perspektifinden yaklaşmaktadır.I dette udvalgte tema undersøges stofbrug og tilknyttede problemer ud fra et kønsperspektiv.
Bu seçili yayın uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı sorunlara cinsiyet perspektifinden yaklaşmaktadır.Tässä erityiskysymyksessä tarkastellaan huumeidenkäyttöä ja siihen liittyviä ongelmia sukupuolinäkökulmasta.
Bu seçili yayın uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı sorunlara cinsiyet perspektifinden yaklaşmaktadır.To izbrano vprašanje obravnava uživanje drog in s tem povezane probleme z vidika spolov.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod