Canlı performanslarında Mesa Boogie, Peavey ve Fender amfileri kullanır.Из усилителей он использует Mesa Boogie и Ampeg.
2007 Nisan ve ağustos aylarında İngiltere'de performans sergiledi.В Великобритании состоялись бесплатные забастовки в январе 2007 и январе 2008 годов.
Egzorsizm temalı performans internette karışık eleştiriler topladı.Сама оркестровка вызвала неожиданный резонанс в Интернете.
Schuldiner okulunda iyi bir performans sergilemiştir fakat eğitimden sıkılıp sonunda okulu bırakmıştır.Чак Шульдинер был успевающим учеником в школе, но школа его утомляла, и в конце-концов он покинул её стены.
Sezonun ikinci yarısında performansında büyük düşüş yaşadı ve sadece iki gol atabildi.Он неплохо провёл первый сезон, хотя и забил всего 2 гола.
Bu filmdeki performansı ile Altın Küre adaylığı kazandı.В честь этой победы кинотеатр и получил своё название.
İlerlemiş yaşına rağmen istikrarlı futbolu ile son derece başarılı performans gösterdi.Несмотря на свой возраст, он пролежат демонстрировать хороший футбол.
Film için getirilen yaş sınırına rağmen Bana'nın performansı, Avustralya ve dışından olumlu yorumlar aldı.بالرغم من العمر المحدد لاداء الفيلم فان اداء بانا جعله ياخد اراء ايجابيه في أستراليا وخارجها.
Daha sonraki yıllarda Madonna, performans sırasında aslında korktuğunu belirtti.بعدها بسنوات أوضحت مادونا أنها كانت تخاف أثناء جلسات الأداء.
Bu performanslardan biri de 44. Country Müzik Ödülleri töreni oldu.كانت واحدة من هذه العروض هى حفلة جوائز موسيقى كونتري الأربعة والأربعين.
Parkinson hastaları bilişsel performanslarla ilgili bazı sorunlar yaşar.يعاني مرضى باركنسون من مشاكل في الأداء المعرفي.
Araç modifikasyonu, bir aracın performansının veya görünümünün değiştirilmesidir.تعديل السيارات هو تحوير أو تغيير أداء أو شكل المركبة.
Roger Ebert, Kilmer'ın performansının Keaton kadar olmasa da iyi olduğunu yazdı.كتب (روجر ابرت) أنه إذا ما كان نجاح كيلمر مثل (كيتون) فكان جيد أيضاً .
AMG modelleri, her Mercedes-Benz sınıfının en pahalı ve en yüksek performanslı modelleridir.تعتبر نماذج أيه أم جي أعلى أداءا وأغلى ثمنا من كل فئة من فئات مرسيدس بنز.
Tesla Roadster, bu tip otomobillerin performansına bir örnektir.وتعد تيسلا رودستر خير مثال على هذا النوع من أداء السيارات.
Önce John Mayer Trio, daha sonra ise turne grubuyla akustik bir performans sergiledi.وقدمت مجموعةJohn Mayer Trio بعد ذلك عرضا لتجربة الأداء.
Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir.وأثني النقاد على أبطال الفيلم الثلاثة، كما أثني الجميع على أداء واتسون وأظهروا لها التقدير.
Yaşlılıkta işinde faal olarak kaldı, 1994'te 87 yaşında son sahne performansı sergiledi.ظلت نشطة حتى سن الشيخوخة، صانعة بذلك آخر ظهور لها على الشاشة في عام 1994 في سن ال87.
Burada 5 sene oynayan futbolcu çok iyi bir performans göstermiştir.لقد كان أفضل لاعب رأيته منذ 15 عام كمدرب هنا.
Performans, MTV tarafından VMA tarihinin ikonik anlarından biri olarak kaydedildi.وسجلت MTV ذلك التاريخ باعتباره واحدا من اللحظات المميزة في أداء VMA.
Mallette arkadaşları ve ailesinin görmesi için YouTube'a performansının videosunu koydu.شاركت أمه باتي شريط فيديو لأداءه على موقع يوتيوب لتشاهده العائلة والأصدقاء.
S-61 Shortsky Motor performansı, dış yük artırmak için tasarlanmıştır.إس-61 شورتسكي: نسخة أصغر من إس-61 إل وإس-61 إن مصممة للرفع من أداء المروحية وحمولتها الخارجية.
Ağustos 1966'da single'ları "7 and 7 Is" 33 numaraya çıkarak en iyi liste performansını yaptı.في ديسمبر 1936 أجري "الاختبار العميق" رقم 7.
Müzikalde 13 Ekim'de performans sergilemeye başladı.بدأ عرض المسلسل في 23 أغسطس.
Sporcular tarafından performans artırmak için kullanılan "steroidler" bunlardır.يستخدم التستوستيرون كمنشط من قبل الرياضيين بهدف تحسين أدائهم.
Yol tutuşu ve performans.تأليف و تمثيل.
Bu sonun başlangıcına tamamlanmış bir performans ve buna uygun bir övgüyü haketti."العالم بحاجة إلى الابتسام أكثر، وهذا شيء جيد خرج من هذه الحلقة ".
1952'de yerel bir yarışmaya katılır ve 30 dakikalık radyo performansı kazanır.وفي عام 1956، فازت بمسابقة مواهب وقدمت برنامجها الإذاعي الخاص والذي تم تمديده إلى 30 دقيقة.
Bu da kulübün performansında düşüşe yol açtı.هذا من شأنه أن يقلل إيرادات النادي.
ARM3, performansı daha fazla arttırmasını sağlayan 4KB önbellek ile geliştirildi.واجهت كومت 4 العديد من التحسينات عن الكومت 3 وذلك بزيادة سعة الوقود.
En iyi performansı Cumfarters filmindeki deri fetişi rolüdür.وكانت آخر أغانيه الناجحة هي The Philadelphia Fillies.
Aksi takdirde 14.000 ft civarında kişinin performansı ciddî şekilde düşer.استعاد الفرد وعيه عند مكافئ ارتفاع يبلغ حوالي 15000 قدم .
Bu özellikleriyle yüksek performans sergilerler ancak maliyetleri de daha yüksektir.وتقدم هذه الطائرات أداء أفضل ولكنها أعلى سعرًا.
Dizi eleştirmenlerden genellikle olumlu yorumlar alarak başladı, birçoğu Viola Davis'in performansını övdü.بدأ المسلسل مع مراجعات إيجابية عمومًا من قبل النقاد، مع إشادة على وجه التحديد بأداء فيولا ديفيس.
Bu performansın böyle bir hacimden sağlanabilmesi ancak yüksek teknoloji ile mümkün olabiliyor.لكنهم لن يتمكنوا من القيام بذلك، إلا عند وصول المجتمع إلى درجة كافية من النضج.
The Warrior's Husband, Hepburn'ün yükseliş performansı oldu.أثبتت مسرحية "الزوج المحارب" في كونها انطلاقة هيبورن.
Yarışmadaki canlı performansı sırasında Amerikan işaret dili de kullanılmıştır.ويتم عقد أنشطة المعسكر باستخدام لغة الإشارة الأمريكية.
Arena bir şirketin üretim sürecini simüle etmek ve performansını ölçmek için kullanılır.تأخذ الشركات نظرة معمقة على جدول إنتاجها الحالي لتقييم القدرة.
Hatta olmasını tercih ederim, daha iyi performans göstermek için odaklandım.""ينبغي عليّ حقاً التركيز على القيام بشيء آخر.
Müthiş bir performans ortaya koyar.يوفر كوهين عرض ممتاز.
Turnede "Live to Tell" performansı sırasında haç ve dikenli taç gibi dini sembolleri kullandı.وأثناء غنائها "Live to Tell استعملت رموز دينية مثل الصليب، وتاج من الشوك.
The New York Times 'tan Mordaunt Hall Hepburn'ün performansını "olağanüstü derecede iyi ...وصف موردونت هول- من "النيويورك تايمز"، أدائها بأنه "رائع على نحو ممتاز...
Otomobil mekaniği ve performansı konusunda birçok ilerleme kaydedilerek gerçek bir endüstri kurulmaya başlar.وبدأوا في تأسيس صناعة حقيقية مسجلين تقدماً عديداً في ميكانيكية السيارة وأدائها.
Çünkü; grup, bir kişinin tek başına gösterdiği performanstan daha fazlasını gösterebilecektir.الإنجاز: يمكن للجماعة أن تحقق معا أكثر مما يمكن أن يحققه الفرد بمفرده.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.لم ينجح الفيلم تجاريًا، ولكن هيبورن نفسها تلقت إشادة جيدة.
Sam Mendes'in yönettiği bu filmde Daniel Craig James Bond karakteri olarak üçüncü performansını sergiliyor.وسيكون الفيلم الثاني في السلسلة من إخراج سام مندس وسيضم دانيال كريج في أداءه الرابع بصفته جيمس بوند.
Aracın sürüşünün konforlu ancak performans odaklı olması hedeflenmiştir.لا يهم ذلك في سيارات السباق إذا كان الأداء هو فقط الهدف المنشود.
Kariyerinde üç Grand Slam şampiyonluğu olan Ashe, bu performansla en iyi Amerikalı tenisçilerden biriydi.ليسنر هو أحد الأمريكيين القلائل الذين حملوا هذه البطولة.
Takımyla iyi bir performans gösteren antrenör, 2009-2010 sezonunda yılın en iyi antrenörü seçildi.انتخب من قبل المشجعين أفضل لاعب في الفريق هذا الموسم في الفترة 2004-2005.
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.أصبحت الكنيسة مكانه الأخير للاستراحة.
Pekin'deki 13:50.95'lik 5000 metre performansıyla eleme turlarını geçmeyi başaramadı.وذلك على مسافة 550 ألف كلم عند الساعة 5.33 بتوقيت غرينتش قبل أن يبتعد عنه.
Ayrıca bu 14 eserin ilk performansı Avrupa Birliği’nin başkenti, sayılan Brüksel’de gerçekleştirilmiştir.كانت هذه أول شراكة حياة في تلك المدينة وأيضاً شراكة الحياة الأربعين في كرواتيا.
Teorinin kuvvetli bir yanı, otistik insanların performansındaki zirveleri ve özel yetenekleri öngörmesidir.وتتوقع إحدى النقاط القوية في هذه النظرية وجود مواهب خاصة وذروات في أداء المصابين بالتوحد.
Tennure dans performansı Sufi bir adam tarafından yapılır.رقص ساجو مواني هو رقص مكرس الذي يقوم به الرجال.
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.حتى في أكثر اللحظات الصعبة فنيا، تألق الفقرات يخدم الموسيقي بدلا من العازف.
Performansa bir piyanonun başına oturarak ve "Bu Alexander McQueen için." diyerek başladı.Ela iniciou a sua apresentação sentanda em frente a um piano e anunciando: "Isto é para Alexander McQueen."
The Beatles (o zamanki adıyla The Quarrymen), ilk performanslarından bazılarını orada verdi.Os Beatles (à época conhecidos como The Quarrymen) fizeram alguns de seus primeiros shows lá.
Little Women, Hepburn'ün kişisel favori filmlerinden biriydi ve kendi performansıyla gurur duyardı.Little Women era um dos filmes favoritos pessoais de Hepburn e ela ficou orgulhosa de seu desempenho.
Bir diğer performans Manhattan'daki Tower's Fourth Street'te 400 kişiye sergilendi.Outra apresentação foi feita na Tower's Fourth Street em Manhattan para cerca de 400 pessoas.
Toronto Star'dan Jane Stevenson ise performansı gösterinin duygusallıkta üst noktası olarak değerlendirdi.Jane Stevenson do Toronto Star classificou o desempenho como o ponto alto emocional do espetáculo.