-Balıklar, kuşlar, penguenler hatta sirkesineği bile.Рибите, птиците, и пингвините също дори и делфините.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Ale nie przestawała karmić mnie pingwinami.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Cô nàng sẽ không ngừng cố gắng cho tôi ăn chim cánh cụt.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Dia tidak akan berhenti memberi penguin untuk saya makan.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Ela não parava de me tentar alimentar com pinguins.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Elle n'arrêtait pas d'essayer de me nourrir de manchots.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Hun stoppede ikke med at prøve at fodre mig med pingviner.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.그녀는 저에게 계속 펭귄을 먹이려고 했습니다.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Nem hagyta abba, hogy megpróbáljon pingvinekkel etetni.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Neprestala sa ma snažiť nakŕmiť tučniakmi.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Nepřestala se snažit mě nakrmit tučňáky.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.No dejaría de intentar alimentarme con pingüinos.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Non smetteva di cercare di nutrirmi con i pinguini.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Nu se oprea din a tot încerca să mă hrănească cu pinguini.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Se ei lakannut yrittämästä syöttää minulle pingviinejä.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Sie versuchte immer weiter, mich mit Pinguinen zu füttern.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Вона не припиняла спроб згодувати мені пінгвінів.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.Тя не спря да се опитва да ме храни с пингвини.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.היא לא הפסיקה לנסות ולהאכיל אותי פינגווינים.
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.ولم تتوقف عن محاولة اطعامي
Beni penguenlerle beslemeye çalışmayı bırakmadı.そこでの最後の日に
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Fiquei a imaginar uma marcha de pinguins, por isso olhei para o Miguel e disse:
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Ich hatte mir eine Art Reise der Pinguine vorgestellt, also schaute ich Miguel an.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Ik stelde me een pinguïnmars voor, dus ik keek Miguel aan.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Îmi imaginam ceva ca marşul pinguinilor, aşa că m-am uitat la Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Immaginavo una cosa tipo la marcia dei pinguini così guardai Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Jag föreställde mig någon slags pingvinresan-grej, så jag såg på Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.J'imaginais un truc dans le genre de la marche des pingouins, alors j'ai regardé Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.저는 펭귄들의 행진 같은 걸 생각했죠. 그래서 미구엘한테 물어봤어요.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Me estaba imaginando una cosa tipo marcha de los pingüinos, así que lo miré a Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Oczami wyobraźni ujrzałem coś w rodzaju marszu pingwinów. Spojrzałem na Miguela.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Představil jsem si něco jako pochod tučňáků, tak jsem se podíval na Miguela a řekl jsem:
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Saya jadi membayangkan barisan penguin, lalu saya melihat Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Tôi tưởng tượng ra cuộc diễu hành của những chú chim cánh cụt, nên tôi nhìn Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Φανταζόμουν κάτι σαν πορεία πιγκουίνων, και κοίταξα τον Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Представих си нещо като марша на пингвините, така че попитах Мигел:
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.דמיינתי משהו כמו מצעד פינגווינים, אז הסתכלתי על מיגל.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.وكنت أتخيل في نفس الوقت مسيرة لطيور البطريق .. ونظرت إلى " ميجيل "
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.それでミゲールに尋ねた ミゲール フラミンゴが240kmを
Bir tür olarak biz insanlar, penguenlerin sevimli olduğunu düşünürüz.사람으로써, 우리는 펭귄이라는 것을 봤을때, 귀엽다고 생각을 합니다.
Bir tür olarak biz insanlar, penguenlerin sevimli olduğunu düşünürüz.Lajina, ihmisinä, meillä on tapana sanoa, että pingviinit ovat söpöjä.
Bir tür olarak biz insanlar, penguenlerin sevimli olduğunu düşünürüz.С точки зрения людей, пингвины — милашки.
Bir tür olarak biz insanlar, penguenlerin sevimli olduğunu düşünürüz.כמין, כבני-אדם, אנחנו אוהבים לומר שפינגווינים הם מאוד חמודים,
Bir tür olarak biz insanlar, penguenlerin sevimli olduğunu düşünürüz.كفصيل .. نحن البشر نحب ان نقول ان البطاريق هي حيوانات لطيفة
Bir tür olarak biz insanlar, penguenlerin sevimli olduğunu düşünürüz.醜い悪者だと 私たち人間は勝手に考えます
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Acest pinguin încearcă să vă spună să fiți atenți la pinguini.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.C'est un pingouin qui braie, pour vous dire qu'il est important de faire attention aux pingouins.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Das ist der Ruf eines Pinguins, der Ihnen mitteilt, wie wichtig es ist, auf die Pinguine zu achten.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Dat is een balkende pinguïn die je vertelt dat het belangrijk is om op pinguïns te letten.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Este es un pingüino cacareando para decirles que es importante prestar atención a los pingüinos.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Ez egy pingvin harsogása, hogy elmondja Önöknek milyen fontos, hogy odafigyeljenek a pingvinekre.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.저것이 펭귄의 울음소리입니다. 여러분께 말해주네요. 펭귄에게 관심을 기울이는 것은 중요하다고 말이죠.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Questo è il raglio di un pinguino, per dirvi che è importante prestare attenzione ai pinguini.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Ten ryczący pingwin, mówi wam by zwrócić uwagę na pingwiny.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Това е пингвински рев, за да ви каже, че е важно да се обръща внимание на пингвините.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.Это кричит пингвин, чтобы сказать вам о том, как важно обращать внимание на пингвинов.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.זהו פינגווין נוחר שמנסה לומר לכם שחשוב לשים לב לפינגווינים.
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.هذا هو صوت البطريق الذي يخبركم من خلاله أنه يتوجب علينا أن نوليهم الإهتمام
Bu bir penguenin, penguenlere dikkat etmeniz gerektiğini söyleyen sesi.私達がペンギンに対して 注意を払う必要を叫んでいます もっとも重要なのは 初めて
Bu Falkland Adalarında çektiğim kıyıdaki kral penguenlerinin fotoğrafı.Ecco una foto che ho fatto alle Isole Falkland dei pinguini reali su una spiaggia.