Tonozun dükkânlara birleştiği kısımlarda değişik aralıklarla küçük pencereler vardır.يدير الصينيون محلات تجزئة صغيرة ذات واجهات ضيقة.
Ayrıca pencerelerde böcekleri yerken de görülebilirler.Podem também ser encontradas em janelas enquanto comem insectos.
Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Garrafas, lixo, pedras e tijolos foram lançados no prédio, quebrando as janelas.
Pencereleri harap olmuştur.As janelas foram alargadas.
Enfeksiyonları yok etmek için pencerelerden ikisi morötesi ışınları içeri alabilecek şekilde yapılmıştı.Duas janelas foram desenhadas para permitir a entrada de luz ultravioleta, para matar as infecções.
Diğer iki bina uzun pencereler ve çelik karanlık yapı ile yüksektir.Os outros dois edifícios são altos, com longas janelas em construção cinza-metálico.
Bu pencerelerin bir odaya açıldığı sanılmaktadır.Estas portas encontram-se encimadas por uma janela.
Daha sonra aracın pencereleri parçalandı ve döşemeleri yırtıldı.As lojas do parque tiveram suas janelas quebradas e foram saqueadas.
Üst pencereler çok zarif vitraylarla süslenmiştir.As janelas eram decoradas com as mais belas esmeraldas.
Protestocular binaların pencerelerini kırdı ve vandallık yaptı.Os manifestantes atiraram objetos pelas janelas e saquearam o edifício.
Bazı durumlarda kapı veya pencerelerin yanlarında süs amaçlı olarak da kullanılabilir.Em alguns casos essas dolinas podem dar acesso à caverna através de janelas ou clarabóias.
Pencereleri, tonozları, kapıları vardır.Também tem janelas lancetas e portas.
İnce vitray pencereler ile lüks bir iç dekorasyona sahiptir.A abside da cabeceira tem uma janela com decoração axadrezada.
Meraklılar, olan biteni pencerelerden sarkarak izledi.Atrás do olhos havia grandes fenestras infratemporais.
Pencerelerin büyütülmesi ancak duvar alanının azaltılmasıyla mümkün olmuştur.Eles estão amarrados de tal maneira que só podem ver a parede do fundo da caverna.
Önde yeni pencereler uçuşu (iOS bir uygulama açmak gibi).Novas janelas abrem para frente (como a abertura de um aplicativo no iOS).
Üstteki pencereler yuvarlak ve dışarı açılmaz.Não chegue perto da janela, e jamais a abra.
Antik filozoflar duyuları "ruhun pencereleri" olarak tanımlamışlardır.As lendas de sua mitologia estão repletas de "espíritos protetores".
İki sıralı pencereler, 4 renkli sütunu ve 5 kemeri vardır.Diz ter duas mulheres, quatro banheiras quentes e quinze carros esportivos.
Pencereler caddeye bakıyor.As janelas dão para a rua.
Sol tarafta vaftiz kurnasının arkasında vitray pencereler ve gül pencere bulunmaktadır.In de rechter zijgevel zitten rondboogvensters en een roosvenster.
Savaşın bitiminde pencereler tekrar yerine takılmıştır.Na de oorlog zijn deze ramen hersteld.
Pencereleri harap olmuştur.De ramen zijn afgeschermd.
Önde yeni pencereler uçuşu (iOS bir uygulama açmak gibi).Er werden grote gietijzeren ramen in de oude (daarvoor vergrote) vensters geplaatst.
Pencereler tamamen kendi bahçelerine bakarlar.De mooie vrouwen laten zich voor alle ramen zien.
Yani bir simge altında o yazılımın pencerelerini barındırıyor.W końcu wygłasza pod jej oknem odę dla niej.
Önde yeni pencereler uçuşu (iOS bir uygulama açmak gibi).Nad oknem wyrzutowym zamocowano odbijacz łusek (były odbijane do przodu).
Pencerelerden yanmış cesetler sarktı.Przez okna wrzucano granaty ręczne.
Aero Shake: Pencere sallayarak (ileri geri sürükler) tüm diğer pencereleri en aza indirir.Aero Shake – minimalizacja wszystkich pozostałych okien za pomocą kliknięcia belki okna i potrząśnięcia.
Az sayıdaki pencereler çok küçük tutulmuştur.Umieszczane w ścianach okna mają znacznie mniejsze wymiary.
Bu pencerelerdeki her camda başka bir konu işlendi.W każdym polu znajduje się okno.
Sadece istediğiniz açılır pencereleri açabillir.Na żądanie blokuje wyskakujące okna.
Salonun doğu cephesindeki pencereler.Fönsterparti på husets östra gavel.
Pencereleri açık uyur.Fönsteröppningarna är spetsbågiga.
Pencereler yuvarlak kemerli penceredir.Väggarna genombryts av rundbågiga fönster.
Pencereleri geniş ve büyüktür.Fönstren är stora och spetsbågiga.
Caminin dışı kahverengi ahşaptır, pencereleri küçüktür.Källaren är oförstörd, har tjocka väggar och små fönster.
Kapılarıyla pencerelerinde dekoratif rölyefler mevcuttur.Dekorativa omfattningar gjordes vid fönstren.
Tüm pencerelerin zamanında kaldırılmış olması büyük bir şanstı.De rundvälvda fönsteröppningarna är samtliga förstorade i senare tid.
Diğerleri ise kapıları ve pencereleri kırarak eve girmeye çalışır.Väggarna genombryts av rundbågiga fönster och dörrar.
Bu nedenle de pencereleri üst örtünün saçaklarına kadar dayanmaktadır.Alla fönster höggs även upp till samma storlek.
Meraklılar, olan biteni pencerelerden sarkarak izledi.Fasaden har spetsigt avslutade spröjsade fönster.
Pencerelerin dikdörtgen açıklıkları topuzlu demir parmaklıklarla donatılmıştır.De parvis anordnade fönstren har bågar av järn.
Pencereleri açık uyur.На вікні свіча догасала.
Üçüncü kattaki pencereler opaktı.На третьому поверсі є спальні.
Batı cephesinde 3 kanatlı vitray pencereler bulunmaktadır.В східній стіні над апсидою знаходяться три арочні вікна.
İki yan duvarda da pencereler açılmıştır.Дві її стіни відкриті вікнами у парк.
Pencereler açıktır.Вікна відчинені.
Bu şekilde çok daha büyük pencereler kurulabilmiştir.To umožnilo vytvoření větších oken.
Pencereleri açık uyur.Okna dveří se spouštějí klikou.
Salonun doğu cephesindeki pencereler.Na východě obdélné okno.
Alt kattaki odaların pencereleri yalnız revaka açılır.Okna v horním patře se skutečně sama zavírala.
Pencereleri geniş ve büyüktür.Okna jsou vysoká a hrotitá.
Pencereleri harap olmuştur.Ferestrele sunt refăcute.
Diğer iki bina uzun pencereler ve çelik karanlık yapı ile yüksektir.Celelalte două clădiri sunt înalte, cu geamuri lungi și construcții metalice închise la culoare.
Tüm pencerelerin zamanında kaldırılmış olması büyük bir şanstı.Ferestrele au fost micșorate în timp.
İki yan duvarda da pencereler açılmıştır.Pe lângă acestea, aici se mai află și alte două ferestre în pereții laterali.
İbadet mekânı oldukça geniş ölçüde pencerelerle aydınlatılmıştır.Spațiul interior este iluminat prin multe ferestre.
Pencerelerden biri kırıldı.Una dintre ferestre a fost spartă.
Çoğunluğu şok dalgasının etkisiyle parçalanan pencerelerden dolayı 1500 civarında kişi yaralandı.A több mint ezer sérült zömét is a lökéshullám miatt kitörő ablakok szilánkjai sebezték meg.