Ana içeriğe geç
Sözlük

pencereden ile cümle

pencereden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Κάθε 30 δευτερόλεπτα γυρνούσε να δει... αν ο τύπος στο αυτοκίνητο ήταν εκεί.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.И каждые 30 секунд, он повернулся к см., если парень в машине не было.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.И на всеки 30 секунди се обръщаше за да види дали човека в колата не е офейкал.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.וכל שלושים שניות הוא הסתובב .לראות עם הבחור ברכב היה שם
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.و كل نصف دقيقة يلتفت إلى النافذة ليرى إن كان الشخص في السيارة لا يزال هناك
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.ジュリアンと僕は 色々考えた挙句
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Ale já oknem po provaze spuštěn jsem v koši přes zed, i ušel jsem rukou jeho.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ale ma spustili oblokom v koši cez múr, a ušiel som jeho rukám.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.alem oknem po powrozie w koszyku przez mur był spuszczony i uszedłem rąk jego.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Có người từ cửa sổ dòng tôi xuống, bằng một cái giỏ, dọc theo lưng thành, ấy vậy là tôi thoát khỏi tay họ.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Có người từ cửa_sổ dòng tôi xuống , bằng một cái giỏ , dọc theo lưng thành , ấy vậy_là tôi thoát khỏi tay họ .
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Dar am fost dat jos pe o fereastră, într'o coşniţă, prin zid, şi am scăpat din mînile lor.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.És az ablakon át, kosárban bocsátottak le a kõfalon, és megmenekültem kezei közül.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ja muurin ikkuna-aukosta minut laskettiin korissa maahan, ja niin minä pääsin hänen käsistänsä.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.내가 광주리를 타고 들창문으로 성벽을 내려가 그 손에서 벗어 났노라
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Maar mijn vrienden lieten mij in een mand door een gat in de stadsmuur zakken, zodat ik kon ontsnappen.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ma da una finestra fui calato per il muro in una cesta e così sfuggii dalle sue mani
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.mas por uma janela desceram-me num cesto, muralha abaixo; e assim escapei das suas mãos.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.men jeg blev igennem en Luge firet ned over Muren i en Kurv og undflyede af hans Hænder.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.och jag måste i en korg släppas ned genom en öppning på muren och kom så undan hans händer.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.og gjennem en glugge på muren blev jeg firt ned i en kurv og slapp bort av hans hender.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pa skozi okno v košu so me po zidu spustili, in tako sem ubežal njegovim rokam.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pero fui descolgado del muro por una ventana en una canasta, y escapé de sus manos
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.und ich ward in einem Korbe zum Fenster hinaus durch die Mauer niedergelassen und entrann aus seinen Händen.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.και δια θυριδος απο του τειχους κατεβιβασθην εν κοφινω και εξεφυγον τας χειρας αυτου.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Затова три пъти се молих на Господа да се отмахне от мене;
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.и я в корзине был спущен из окна по стене и избежал его рук.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.і віконцем у коші спущено мене по стїнї, і втік я з рук його.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ובעד החלון הורידו אתי בסל מעל החומה ואמלט מידיו׃
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.فتدليت من طاقة في زنبيل من السور ونجوت من يديه
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.我 就 從 窗 戶 中 、 在 筐 子 裡 從 城 牆 上 被 人 縋 下 去 、 脫 離 了 他 的 手
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.我 就 從窗戶 中 、 在 筐子 裡從 城牆 上 被 人 縋 下去 、 脫離 了 他 的 手
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Dar nu îmi puteam imagina ceea ce vedeam prin acel hublou.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.왜냐하면 할리우드에서는 제가 생명체를 하나 상상해 낸 다음 시각적 효과로 만들어내는 일을 했습니다. 하지만 그 날 제가 창을 통해 본 건 제가 상상할 수도 없었던 것들이었어요.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Maar ik kon me niet verbeelden wat ik zag uit dat raam.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Mais je ne pouvais pas imaginer ce que je voyais par cette fenêtre.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Ma non potevo immaginare quello che vedevo fuori dall'oblò.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Men jeg kunne ikke forestille mig det jeg så ud af det vindue.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Porque eu posso imaginar uma criatura e podia criar um efeito visual para ela.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Pystyin kuvittelemaan olion, ja me pystyimme Mutta en voinut kuvitella sitä, mitä näin tuosta ikkunasta.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.Но не можех да си представя това което виждах през онзи прозорец.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.作り出せますが 窓の向こうのそれは 想像すら出来ないものでした その後も探索を続けるにつれ
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.그러나 거시적 이해를 위해 우리는 오른쪽 뇌로부터의 지식을 활용해야한다.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.Lecz aby go pełniej zrozumieć, potrzebujemy wykorzystać wiedzę znajdującą się w półkuli prawej.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.Mais pour une compréhension plus large, nous devons tirer parti des représentations de l'hémisphère droit.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.Nhưng đối với một sự hiểu biết rộng về nó, chúng ta cần phải sử dụng kiến ​​thức đến từ bán cầu phải.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.Pentru o mai largă înţelegere a acesteia, trebuie să folosim cunoaşterea venită din partea emisferei drepte.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.Pero para una amplia comprensión de la misma, tenemos que utilizar conocimientos del hemisferio derecho.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.Vendar za obširno razumevanje tega sveta, rabimo znanje iz desne poloble.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.אבל עבור הבנה רחבה של זה, אנחנו צריכים להשתמש בידע מן האונה הימנית.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.これはあくまで私の推測であるが、紀元前6世紀のアウグストゥスの時代と
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.엄마한테 완전 화가 난 상태라, 창밖만 바라봤어요.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.Wir waren wirklich sauer auf meine Mutter und sahen aus dem Fenster.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.אנחנו כעסנו על אמא נורא. הסתכלנו החוצה מהחלון.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.وكنا غاضبين جداً من والدتي .. وكنا ننظر من النافذة
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.何千エーカーも続く綿花畑が広がっていた
"Ateş!" duman Kalın bulutlar aracılığıyla kıvrılmış oda ve açık pencereden dışarıya at."Api!" awan tebal dari asap menggulung melalui kamar dan keluar pada jendela yang terbuka.
"Ateş!" duman Kalın bulutlar aracılığıyla kıvrılmış oda ve açık pencereden dışarıya at."Au feu! D'épais nuages ​​de fumée enroulée dans le ambiante et hors de la fenêtre ouverte.
"Ateş!" duman Kalın bulutlar aracılığıyla kıvrılmış oda ve açık pencereden dışarıya at."Feuer!" Dicke Wolken von Rauch kräuselte durch die Raum und bei dem offenen Fenster.
"Ateş!" duman Kalın bulutlar aracılığıyla kıvrılmış oda ve açık pencereden dışarıya at."Fire!" Đám mây khói dày cong qua phòng và ra ở cửa sổ mở.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod