Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Με βαριά καρδιά τραβήχτηκα από το παράθυρο.
Pencereden kaçtılar.Hun undslipper ved hjælp af vinduet.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.De sidste scener vises en mand, der kravler ind i en stue gennem et vindue.
Evin anahtarını bulamayınca içeriye pencereden girer.Ude foran sit vindue den kravler ind af hans vindue.
Zenci bir kez daha Lizzie'nin evine gelir ve pencereden içeri girer.Etterhvert kommer moren til Oskar, og Eli stikker ut gjennom vinduet og hjem.
Pencereden kaçtılar.«Falt fra vinduet».
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Han har også erkjent å kikket på en nabokvinne gjennom vinduene til huset hennes.
Edna bir şekilde kaçmayı başarır fakat pencereden düşüp ölür.Han vil komme til hjelp, men faller ned fra stigen og dør.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Obito mencoba meninju batu yang memblokir pintu keluar, tetapi tangan kanannya hancur .
603 adet eşkenar dörtgen şeklinde ve 70 tane üçgen şeklinde pencereden oluşmaktadır.Terdiri dari 603 kaca belah ketupat dan 70 kaca segitiga.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Pada saat itu, seseorang menguping dari balik jendela rumah.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Akhirnya raja tiba, tiba-tiba sesosok hantu muncul di jendela.
Pencereden kaçtılar.Tôi quay trở lại cửa sổ.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Ảo ảnh của những gương mặt ngoài cửa sổ.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.ドミトリーは窓から脱出しようとしたが落下して脚を折った。
Pencereden kaçtılar.^ 割れた窓から脱出していた。
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.陸閘は車窓から見ることができた。
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.巨大で窓から一つ目だけ出しているモンスター。
Alex, pencereden atlayarak Katie'den kaçar ve arka bahçede kardeşini bulur.亚历克斯跳过窗户逃离凯蒂,意外发现怀亚特在院子里。
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.曾祖父周同窗。
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.賈尼為了反擊,狠狠地踢斷他的腿。
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.드미트리는 창을 통해 도망치려다가 떨어져 다리를 다쳤다.
Kitap ilişkilere farklı bir pencereden bakıyor.양 자 외관상 창문 주변의 형상이 다르다.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.어느 날, 키파리소스가 잘못 던진 창에 수사슴이 맞았다.
Evin anahtarını bulamayınca içeriye pencereden girer.לאחר שלא הצליח להיכנס דרך הדלת, נכנס המחבל דרך החלון.
Sunita gece vakti pencereden dışarıyı seyrederken birden karşısına Sanjay çıkar ve Sunita'nın boğazını sıkar.בלילה מתעוררת שיזוקו וכאשר היא מביטה מן החלון היא מגלה גם את סייג'י.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Лъже-Дмитрий прави опит да избяга, но чупи крака си и е застрелян.
Karısı Schloss Fischhorn'de bir pencereden atladı.Жена му скача през прозорец на замъка Фишхорн.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Сега на заден план се вижда отворен прозорец.
Çünkü, pencereden yayılan küçük bir bölümü hariç, ışık enerjisi nihayetinde ısıya dönüştürülür.Само малка част от енергията се превръща в светлина, останалата се превръща в топлина.
Evin anahtarını bulamayınca içeriye pencereden girer.Shvaća da je zaboravio ključ pa u kuću ulazi kroz prozor.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Svetište je osvjetljeno prozorima.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Mal som chuť vyskočiť z okna.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Rovnakého muža vraj videl niekoľko minút predtým, ako sa z rovnakého okna rozhliada.
Cesedi pencereden elçilik bahçesine atıldı.Trupli so vrgli skozi okno na dvorišče.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Anton je poskušal pobegniti, a si je pri skoku skozi okno zlomil nogo.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Iz okna se vidi tretje dvorišče.
Pencereden kaçtılar.Zvečer je pri oknu stala.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Nato vstane in pogleda skozi okno.
Setlerde, molalarda pencereden bakar, dalar giderdim.Ti pri oknu si slonela, ko sem jaz slovo jemal.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Tačiau jį susitikimo metu nemažiau traukia žvilgtelėti pro langą.
Pencereden kaçtılar.Ta visati aknast välja.
Böylece pencereden giren ışık tablo yüzeyinde eşit olarak bölünür.Valgus peab jagunema üle kogu ekraani pinna võimalikult ühtlaselt.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Samuti mainib Kadri oma uue korteri aknast vaadet imetledes merd.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.매 30초마다 돌아서서 차안에 사람이 계속 있는지 확인했어요
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.A každých 3é vteřin se podíval skrz okno, jestli ten člověk v autě ještě pořád je.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Cada 30 segundos volteaba para ver si el auto seguía allí.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Co 30s patryz czy ten ktoś jest ciągle przy samochodzie.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Cứ mỗi 30 giây, cậu ta lại quay sang nhìn cái gã trong xe hơi ở ngoài kia.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Dan tiap 30 detik dia kembali melihat jika orang dalam mobil itu masih di tempat.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.En elke 30 seconden draaide hij om, om te zien of de jongen in de auto er was.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.En elke 30 secondes draaide hij om, om te zien of de jongen in de auto er was.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.És félpercenként megfordult, és megnézte, hogy ott van-e a srác.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Et toutes les 30 secondes il se tournait pour voir si le gars dans la voiture était toujours là.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Hän kääntyi 30 sekunnin välein katsomaan josko mies autossa olisi saapunut.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Iar la fiecare 30 de secunde se întoarce să se uite la tipul de la maşină.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Og hvert halve minut vendte han sig, for at se om fyren i bilen stadig var der.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Poi ogni mezzo minuto si voltava per vedere se il tipo in macchina era la'.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Und alle 30 Sekunden hat er sich umgedreht, um zu gucken, ob der Typ im Auto noch da war.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Và cứ 30 giây anh ta lại quay ra nhìn chàng trai trong xe bên ngoài