Pencereden dışarı ayakkabı attım.Я выбросил ботинки из окна.
Tom derin düşünceye dalmış pencereden dışarıya bakıyordu.Том, глубоко задумавшись, смотрел в окно.
Tom sadece pencereden dışarı bakarak orada oturdu.Фома просто сидел там, глядя в окно.
Pencereden dışarı bir şey atma!Ничего не выбрасывай в окно!
Tom pencereden uzaklaştı.Фома отдалился от окна.
Pencereden kaçtılar.Выбросилась из окна.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Дюрант сломал ногу и повредил позвоночник.
Şeyda kendini pencereden bile atar Rüzgar'ı kendine bağlamak için.При грозе его ставили на окно, чтобы отвести молнию.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Видимо, Повелитель Кукол выпал из окна.
Zenci bir kez daha Lizzie'nin evine gelir ve pencereden içeri girer.حل المساء.يأتى مرة اخرة زنجى إلى بيت ليزى ويدخل من الشباك .
603 adet eşkenar dörtgen şeklinde ve 70 tane üçgen şeklinde pencereden oluşmaktadır.ويتكون من 603 معين معين و70 قطعة زجاجية على شكل شرائح.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.عندما تملأ أسلحتك انظر من النافذة.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Assemii تعرضت للركل وتحطيم يدها بمطرقة.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Dimitri tentou fugir por uma janela, mas quebrou sua perna na queda.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.A fachada possuiu porta encimada por janela.
Pencereden kaçtılar.Voltei para a janela.
Sherlock'la taksicinin bulunduğu binanın karşısındaki pencereden onları görür ve oradan taksiciyi vurur.Através de uma janela no edifício vizinho ele atira no taxista.
Bir gün Pia ağaç evinde oturup pencereden dışarı bakarken pencerenin önünden yetinin geçtiğini görür.Eles então compartilham uma bebida e olham pela janela em silêncio.
Bardeleben, 1924 yılında kendisini pencereden aşağı atarak intihar etmiştir.In 1924 pleegde Von Bardeleben zelfmoord door uit een raam te springen.
Pencereden kaçtılar.Ze klauteren uit het raam.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Zicht begroeide gevel.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.Het squamosum is niet waarneembaar doorboord door een fenestra.
Herkes pencereden karşıya geçtikten sonra Michael ve Sucre'nin kuzeni kalır.Iedereen, behalve Michael en de neef van Sucre, is ondertussen ontsnapt.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Daarna kroop hij verder het huis in waar hij zich verschool achter een raam.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Een vensteras is de denkbeeldige as door een venster.
Pencereden baktı.Hij keek uit het raam.
Ayakkabıları pencereden attım.Ik gooide de schoenen uit het raam.
Onu daha yüksek bir pencereden atmalıydım.Ik had hem door een hoger raam moeten gooien.
Pencereden kaçtılar.Wyskakuje z okna.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Gdy radar zagląda ci do okna.
Pencereden kaçtılar.De skulle hoppa ut genom fönstren.
Edna bir şekilde kaçmayı başarır fakat pencereden düşüp ölür.Shiita flyr ut genom ett fönster men tappar taget och faller ner genom luften.
Pencereden dışarıya bakarken gelen bir araba gördüm.Jag kollade ut ur fönstret, jag såg en bil som kom.
Pencereden kaçtılar.І вискочив з вікна.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Але одного разу він з жахом помітив свою дружину з вікна.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.Після невдалої спроби отруєння вистрибнула з вікна.
Figaro pencereden atlayan kişinin kendisi olduğunu ve bu nedenle ayağını da incittiğini söyler.Входить Фігаро, щоб врятувати Керубіно, він заявляє, що стрибав з вікна і пошкодив клумбу саме він.
Buna ek olarak bir gece, genç Craven pencereden yaşlı bir adam gördü.Одного дня, на згарищі старого будинку, Джейкоб побачив дівчину із старих дідусевих фотографій.
O sırada pencereden onları gören padişah her ikisini de huzuruna çağırarak meseleyi sormuş.Через це потрапила в поле зору чекістів, які двічі викликали її на допит.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Данило витягнув із кишені гранату і розбив вікно.
Bütün işlemler için tek bir pencere ve depo ayarları için ayrı bir pencereden oluşur.Для цього потрібно всього лише залишити відкритим вікно або двері.
Ama en son pencereden yeni bir hayalet görürler.Через деякий час вона помітила нового сіянця під вікном.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Pryce byl vymrštěn do výlohy obchodu a zlomil si nohu.
Evin anahtarını bulamayınca içeriye pencereden girer.Když jej ani po usilovném hledání nenachází, rozhodne se do domu dostat oknem.
Cherubino ise pencereden atlayıp odadan kaçar.Moby vstoupí do další místnosti a vyskočí z okna.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Svědectví Pohledů z okna.
Pencereden kaçtılar.M-am întors la geam.
Evin anahtarını bulamayınca içeriye pencereden girer.Unde nu intră soarele pe fereastră, intră doctorul pe ușă.
Cherubino ise pencereden atlayıp odadan kaçar.Vîșinski a ieșit din încăpere trântind ușa.
Gazete için çalışan elemanlar pencereden protestocuların üzerine baskı mürekkebi döktüler.A felhasználókat egy felugró ablakban figyelmeztette a blokkolásról.
Ellen'le yaptığı kavgayı kaybeder ve pencereden aşağı düşer.Összetűzésbe kerül Selinával és kilöki az ablakon.
Bardeleben, 1924 yılında kendisini pencereden aşağı atarak intihar etmiştir.Von Barleben teki itsemurhan hyppäämällä ikkunasta vuonna 1924.
Pencereden gökyüzünün karardığı görülür.Ikkunasta avautuu maailma.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Alho pakeni asunnostaan ikkunan kautta mutta katkaisi jalkansa pudottuaan pihalle.
Pencereden içeri sızan ışığın yüzler ve giysiler üzerinde yarattığı etki.Näin tehtiin ikkunan vakauden ja ulkonäön vuoksi.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Mörkö lensi ikkunan läpi ulos.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Lopulta Kukkelman näkeekin kuvatun kaltaisen naisen erään talon ikkunassa.
Cesedi pencereden elçilik bahçesine atıldı.Heidän silvotut ruumiinsa heitettiin ikkunasta palatsin puutarhaan.
Pencereden kaçtılar.Επέστρεψα στο παράθυρο.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Παρακολουθεί τη ζωή στην πόλη μέσα από το παράθυρο.