Sonra Davutu pencereden aşağıya indirdi. Böylece Davut kaçıp kurtuldu.И Михала спусна Давида през прозореца; и той отиде, побягна и се избави.
Sonra Davutu pencereden aşağıya indirdi. Böylece Davut kaçıp kurtuldu.И спустила Мелхола Давида из окна, и он пошел, и убежал и спасся.
Sonra Davutu pencereden aşağıya indirdi. Böylece Davut kaçıp kurtuldu.ותרד מיכל את דוד בעד החלון וילך ויברח וימלט׃
Sonra Davutu pencereden aşağıya indirdi. Böylece Davut kaçıp kurtuldu.فانزلت ميكال داود من الكوّة فذهب هاربا ونجا.
Sonra Davutu pencereden aşağıya indirdi. Böylece Davut kaçıp kurtuldu.於 是 米 甲 將 大 衛 從 窗 戶 裡 縋 下 去 . 大 衛 就 逃 走 、 躲 避 了
Sonra Davutu pencereden aşağıya indirdi. Böylece Davut kaçıp kurtuldu.於是 米 甲 將 大衛從窗戶裡縋 下去 . 大衛 就 逃走 、 躲避 了
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.우리는 1858년의 세계상황을 폭 넓게 보며 이 질문에 대해 생각해 봐야 합니다..
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.A budeme nad tím přemýšlet, když se podíváme na širší obraz světa v roce 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Ajatelkaamme sitä katsellessamme laajempaa kuvaa maailmasta vuonna 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.A porozmýšľame o tom, keď sa pozrieme na širší obraz sveta v roku 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Dan kita akan pikirkan tentang itu ketika kita melihat gambaran yang lebih besar dari dunia pada tahun 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Det vil vi tænke på, når vi ser på helhedsindtrykket af verden i 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.En we zullen daarover nadenken wanneer we naar een breder plaatje van de wereld in 1858 kijken.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Erre majd még gondolunk, amikor egy szélesebb képet nézünk az 1858-as világról.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Nous allons réfléchir à cela en regardant une image plus large du monde en 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Och vi ska minnas det när vi ser på världen som helhet under 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Pensiamoci, osservando un'ampia fotografia del mondo nel 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Şi ne vom gândi la asta când vom privi mai atent lumea în anul 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Und darüber werden wir nachdenken wenn wir das größere Bild der Welt um 1858 sehen.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Và chúng ta sẽ suy nghĩ về điều đó khi chúng ta nhìn vào bức tranh của thế giới vào năm 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Vamos pensar nisso enquanto olhamos para uma imagem mais geral do mundo em 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Y pensemos en ello cuando veamos esta amplia imagen del mundo en 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Zastanówmy się nad tym patrząc na szerszy obraz świata w 1858 roku.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Και θα στοχαστούμε πάνω σ'αυτό κοιτάζοντας μια ευρύτερη εικόνα του κόσμου του 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.И мы подумаем об этом, когда посмотрим на картину мира в 1858 году.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Це можна зрозуміти, якщо подивитися на ширшу картину світу у 1858 році.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.Ще помислим за това, като погледнем по-широката картина на света през 1858 г.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.ונחשוב על זה כאשר נסתכל על התמונה הרחבה יותר של העולם ב-1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.و سوف نفكر عن ذلك عندما ننظر إلى الصورة الأوسع في العالم عام 1858.
Ve bu konuya da 1858 yılındaki dünyaya daha geniş bir pencereden bakarak yaklaşacağız.もっと広い視野で見てみましょう。 1858年こそ
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Deze droom die ik had sinds ik een klein jongetje was met mijn vader, kon ik nu wel vergeten.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Dieser Traum, den ich hatte, seit ich ein kleiner Junge bei meinem Vater war, verflüchtigte sich gerade.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Đó là giấc mơ từ khi tôi còn nhỏ, giờ đã như bị ném qua cửa sổ.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Ez a gyermekkorom óta az apámmal közös álmom, egyszerűen szertefoszlott.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Iar acest vis pe care îl avusesem încă de când eram băiat, împreună cu tatăl meu, zbura pur şi simplu pe geam.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Il sogno che avevo avuto da quando ero piccolo, insieme a mio padre, se ne stava volando dalla finestra.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.어린 소년시절부터, 아버지와 함께 키워온 이 꿈이 불가능할 것이라는 생각이 들었습니다.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Marzenie które miałem od dzieciństwa właśnie ulatniało się.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Ten môj sen z detských čias, ktorý som mal so svojím otcom, mi mizol pred očami.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Y este sueño que tenia desde que era un niño, con mi padre, se iba por la ventana.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.И вот то, о чем я, вместе с отцом, мечтал, будучи маленьким, начало удаляться от меня.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.И тази мечта, която имах, откакто бях малко момче с баща си, просто изхвърчаше през прозореца.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.והחלום הזה שהיה לי מאז שהייתי ילד צעיר, עם אבי, עמד להיעלם לעולמים.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.و هذا الحلم اللذي كان لدي مذ كنت طفلا صغيرا، مع ابي كان للتو خارج النافذة،
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.消えてしまいそうでした 北極を泳ぎきる可能性はゼロでした
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.A szülők kukucskáltak az ablakon át.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.De ouders keken door het raam.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Eltern schauten durch das Fenster herein.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Forældrene kikkede ind gennem vinduerne.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Föräldrarna tittar in genom fönstret.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.I genitori stavano osservando dalla finestra.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.부모님들도 창 넘어 보고 계셨어요.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Les parents regardaient par la fenêtre.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Los padres nos observaban por la ventana.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Os pais olhavam pela janela.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Para orangtua melihat lewat jendela.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Părinţii se uitau pe ferestre.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Rodiče koukali skrze okno.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Rodičia sa pozerali cez okno.
Veliler pencereden içeri bakıyorlar.Rodzice zaglądali przez okno.