Ana içeriğe geç
Sözlük

pencerede ile cümle

pencerede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Pencerede gösterilmesini istediğiniz alanı seçiniz.Выберите область для отображения.
Pencerede gösterilmesini istediğiniz alanı seçiniz.Изберете областта, която искате да бъде изобразена в прозореца.
Pencerede gösterilmesini istediğiniz alanı seçiniz.انتقِ منطقة إلى بوصة نافذة.
Pencerede gösterilmesini istediğiniz alanı seçiniz.表示領域を選択範囲に合わせる
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.A panelen történő minden könyvtárváltás végrehajtódik a másik panelen is
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Cada cambio de directorio se realiza tambien en el otro panel.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Cada mudança de pasta num painel também é feita no outro painel.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Chaque modification de dossier dans le panneau est également effectuée dans l'autre panneau.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Elke map verandering in het venster wordt ook uitgevoerd in het andere venster.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Enhver mappeforandring i panelet udføres også i det andet panel.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.in パネル in パネル.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Jeder Verzeichniswechsel im aktuellen Dateifenster wird auch im anderen Dateifenster durchgeführt.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Každá změna v jednom panelu se provede rovněž v protilehlém panelu.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Každá zmena v jednom panely sa vykoná v tiež v protiľahlom
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Każda zmiana katalogu w panelu jest dokonywana również w drugim panelu.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.판넬에서 디렉토리를 변경하면 다른 판넬도 같이 변경합니다.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Ogni cambio di directory nel pannello è eseguito anche nell' altro pannello.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Varje katalogändring i panelen utförs också i den andra panelen.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Vsaka sprememba mape se odraža v obeh oknih.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Κάθε αλλαγή στον κατάλογο του πίνακα γίνεται και στον άλλο πίνακα.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Всяка смяна на директория в панела се извършва и в другия панел.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Каждая смена папки в одной панели будет сопровождаться аналогичной сменой в другой.
Penceredeki her dizin değişikliği diğer pencerede de aynen yapılacak.Кожна зміна каталогу в цій панелі також виконується в іншій панелі.
Penceredeki satır sayısı:A sorok száma az ablakban:
Penceredeki satır sayısı:FIlas en el cuadro:
Penceredeki satır sayısı:대화상자의 줄 수:
Penceredeki satır sayısı:Rækker i dialogen:
Penceredeki satır sayısı:Righe nella finestra:
Penceredeki satır sayısı:Rijen in de dialoog:
Penceredeki satır sayısı:Rînduri în dialog:
Penceredeki satır sayısı:Rzędy w oknie:
Penceredeki satır sayısı:Vrstice v pogovornem oknu:
Penceredeki satır sayısı:Zeilen im Dialog:
Penceredeki satır sayısı:Γραμμές στο διάλογο:
Penceredeki satır sayısı:Количество строк:
Penceredeki satır sayısı:Рядків у вікні:
Penceredeki satır sayısı:מספר השורות בחלון:
Penceredeki satır sayısı:الصفوف في نافذة الحوار:
Pencereden bakıyordum, aşağıya gezegene bakarken, aklıma bir düşünce geldi.A jak jsem se tak díval z okýnka na planetu, něco mě napadlo.
Pencereden bakıyordum, aşağıya gezegene bakarken, aklıma bir düşünce geldi.وكنتُ أنظر عبر النافذة وفيما كنت أنظر للأسفل إلى الكوكب
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Benézett az ablakon, és hallotta az egész kiabálást.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.E continuava a guardare dal vetro, e sentiva tutte le urla.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Er sah immer wieder durch das Fenster und konnte das ganze Tohuwabohu hören.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Han tittade in genom fönstret och hörde debatten.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu. İleri geri gitmeye devam etti.Hij bleef maar door het raam kijken. en hoorde het geruzie.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu. İleri geri gitmeye devam etti.Olhava pela janela, ouvia a gritaria e continuava a andar para lá e para cá.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Il regardait par la fenêtre, et il pouvait entendre tout ce tohubohu.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.창문으로 법정안을 드려보는 것을 봤고 그는 사람들이
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Miraba por la ventana y alcazaba a oír todo ese griterío.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Ông luôn nhìn vào qua cánh cửa sổ, và ông có thể nghe hết tất cả những tiếng la hét.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Şi se tot uita prin fereastră, şi ne auzea cum ţipam unii la alţii.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Určitě slyšel všechen ten křik.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Zaglądał przez okno i przysłuchiwał się tym wrzaskom.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Συνέχισε να κοιτάζει μέσα απ' το παράθυρο και μπορούσε να ακούσει όλες αυτές τις κραυγές.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.И той продължаваше да гледа през прозореца, и успяваше да чуе всички тези крясъци.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.Он продолжал смотреть в окно и мог слышать весь этот ор.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.והוא כל הזמן הסתכל דרך החלון, הוא יכול היה לשמוע את כל המהומה.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.وكان ينظر من خلال النافذة ، ويستطيع سماع الصوت المرتفع.
Pencereden bakıyordu ve bütün bu karmaşayı duyuyordu.清掃員がウロウロし続けていましたが
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Du kannst sie sehen, wenn du aus deinem Fenster blickst oder wenn du deinen Fernseher einschaltest.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod