Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Du ser den, når du kigger ud af dit vindue eller når du tænder for dit tv.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.네 방 창문 밖을 봐도 티비를 켜도
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Lo puedes ver cuando miras por tu ventana o cuando enciendes tu televisor.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Możesz go zobaczyć patrząc przez okno lub włączając telewizję.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Tu la vois chaque fois que tu regardes par la fenêtre ou lorsque tu allumes la télévision.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Voit nähdä sen kun katsot ikkunasta tai kun laitat television päälle.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Το βλέπεις όταν κοιτάς απ'το παράθυρό σου όταν βλέπεις τηλεόραση.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Можеш да я видиш когато гледаш през прозореца си или когато включиш телевизора.
Pencereden baktığında ya da TV'yi açtığında onu görebilirsin.Ты сможешь ее увидеть, выглянув в окно или включив телевизор.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Ciągle wygląda przez okno.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Continua a fissare fuori dalla finestra.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Dia terus menatap ke luar jendela.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Elle n'arrête pas de regarder par la fenêtre.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Está sempre a olhar pela janela.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Folyvást csak bámul ki az ablakon.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Hän tuijottelee jatkuvasti ikkunasta ulos.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Hun bliver ved med at stirre ud af vinduet.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.그래서 이렇게 창문밖을 계속 바라보고 있다.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Mira continuamente por la ventana.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Se tot uită pe fereastră.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Sie starrt ständig aus dem Fenster.
Pencereden dışarı bakıp duruyor. SS:予想もしなかった行動をお見せしましょう
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Ze staart uit het raam.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Она постоянно смотрит в окно.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.Продължава да зяпа през прозореца.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.היא מתבוננת ארוכות מהחלון.
Pencereden dışarı bakıp duruyor.تظل محدقة عبر النافذة للخارج.
Pencereden dışarı bakıyorduk. Binlerce dönüm pamuk tarlasıyla çevriliydik.Guardavamo fuori dalla finestra. circondati da acri di campi di cotone.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Chúng tôi nhìn ra ngoài cửa sổ.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Csak meredtünk kifele az ablakon.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Mirábamos por la ventana.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Ne uitam pe fereastră.
Pencereden dışarı bakıyorduk.On regardait par la fenêtre.
Pencereden dışarı bakıyorduk.We keken uit het raam.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Wyglądaliśmy przez okno.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Гледахме през прозореца.
Pencereden dışarı bakıyorduk.Мы смотрели в окно.
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Cậu mới ngó đầu ra cửa sổ và gọi tôi lên, cậu nói "Này Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Dia melihat keluar dari jendelanya, memanggil saya ke atas, dia berkata, "Hey, Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Ele está à janela, e chama-me:
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Él miró por la ventana, me pidió que subiera; dijo: "Hola Anthony".
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.El se uită pe geam, mă cheamă sus, imi spune, "Hei, Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Hij kijkt uit zijn raam, roept me naar boven, zegt: "Hey, Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Il regarde par la fenêtre, il m'appelle pour que je monte, il a dit, " Hé, Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Kinézett az ablakon és felhívott magához, azt mondta: "Hé, Anthony!"
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.그가 창밖을 내다보며, 저에게 올라오라고 했죠, "야, 앤써니"
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Lui guarda fuori dalla finestra e mi chiama su da lui, dicendo "Hey, Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.On se podíval z okna; zavolal mě nahoru; řekl, "Hej Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.On wygląda przez okno, woła mnie na górę, mówi:"Hej, Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Pozrie von oknom, zavolá ma hore, povie, "Hej Anthony."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Κοίταξε από το παράθυρο, με φώναξε πάνω και μου είπε, "Έι Άντονι".
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Він виглянув з вікна, попросив, щоб я піднявся до нього, сказавши "Агов, Ентоні".
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Он выглянул из окна, и позвал меня подняться к нему, крикнув: "Эй, Энтони!"
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.Той погледна през прозореца, извика ме на горния етаж, и каза: "Хей Антъни."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.הוא מסתכל מהחלון, וקרא לי מלמעלה. הוא אומר אנתוני
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.نظر من نافذة بيته ، وطلب مني الصعود لأعلى ، لقد قال ، " يا أنتوني ."
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.私のニックネームで
Pencereden dışarı baktığınızda, artık aşina olduğunuz Long's Peak Dağı'nı görebilirsiniz.Ak by ste sa pozreli von oknom, uvideli by ste Longs Peak, asi ho všetci poznáte.
Pencereden dışarı baktığınızda, artık aşina olduğunuz Long's Peak Dağı'nı görebilirsiniz.Al mirar por la ventana, pueden ver el Pico Longs, sin duda lo conocen.
Pencereden dışarı baktığınızda, artık aşina olduğunuz Long's Peak Dağı'nı görebilirsiniz.Als je uit je raam kijkt zie je Long's Peak, jullie allen bekend.