Pekâlâ... Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.Ok, 90% do meu processo fotográfico não é, de facto, fotográfico.
Pekâlâ... Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.Okay, quindi, il 90 percento del mio processo fotografico é di fatto non fotografico.
Pekâlâ... Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.Oké, 90 procent van mijn fotografische proces is feitelijk niet fotografisch.
Pekâlâ... Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.Е, добре - 90 процента от моя фотографски процес всъщност не е фотографски.
Pekâlâ... Benim fotoğraflama sürecimin yüzde doksanı aslında fotografik değil.Итак, 90% моей работы как фотографа не связано с фотографией.
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?Alors, quel truc tu vas utiliser pour voir si je suis toujours aussi chaude qu'au lycée?
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?Quindi, che scusa troverai per vedere se sono ancora figa come al liceo?
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?Welk excuus ga je gebruiken om te weten te komen of ik nog even heet ben als op de middelbare school?
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?Więc, jakiej wymówki zamierzasz użyć, żeby zobaczyć czy dalej jestem tak gorąca jak w liceum?
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?Λοιπόν, τι δικαιολογία θα πεις για να δεις αν είμαι τόσο καυτή όσο στο λύκειο.
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?Итак, что ты придумаешь на этот раз, чтобы затащить меня в постель?
Pekala, benim hala lisede ki kadar seksi olup olmadığımı öğrenmek istemene sebep olan şey nedir?えっと
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Ăștia sunt cei cu care vreau sa vorbesc."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Beh, questi sono i tizi con cui voglio parlare".
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Bem, estes são os rapazes com quem quero conversar."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Bueno, estos son los chicos con los que quiero hablar".
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""C'est à ces types que je veux parler."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Das sind die Leute mit denen ich reden will."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Dat zijn de jongens waarmee ik wil praten".
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Jamen, det er da disse gutter jeg må snakke med."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""음, 이들이 내가 대화해야할 친구들이군."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Saya harus berbicara dengan orang-orang ini."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Tohle jsou ti, se kterými chci mluvit."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Toto sú ľudia, s ktorými chcem hovoriť."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Tyű, ezek azok a fickók, akikkel beszélni akarok."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Więc to są goście, z którymi chcę pogadać."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Αυτοί είναι οι άνθρωποι στους οποίους θέλω να μιλήσω."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Ами, това са хората, с които искам да говоря."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Це саме ті хлопці, з якими я б поспілкувався".
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Это те люди, с которыми я хочу поговорить".
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""טוב, אלה החבר'ה שאיתם אני רוצה לדבר"
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""حسنا، هؤلاء هم الأشخاص الذين أريد التحدث معهم."
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır"お分かりの通り
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Debo declarar que necesitamos con urgencia una teoría científica de las ciudades.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Deci, afirmaţia mea provocatoare este că avem disperată nevoie de o teorie ştiinţifică a oraşelor.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.J'affirme avec provocation quenous avons désespérément besoin d'une théorie scientifique des villes.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.도발적인 저의 진술은 우리는 도시에 대해 진지하고 과학적인 이론이 절실히 필요하다는 것입니다
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Meine provokative Äusserung ist, dass wir dringend eine ernsthafte, wissenschaftliche
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Mit provokative udsagn er at vi har et desperat behov for en videnskabelig teori om byer.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Mojím provokatívnym výrokom je, že zúfalo potrebujeme serióznu vedeckú teóriu o mestách.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Můj provokativní názor je, že zoufale potřebujeme seriozní vědeckou teorii měst.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Pernyataan provokatif saya adalah kita benar-benar perlu teori ilmiah tentang kota yang akurat.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Prowokacyjnie stwierdzę, że rozpaczliwie potrzebujemy poważnej naukowej teorii miast.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Szóval a provokatív felvetésem az, hogy nagy szükségünk van egy komoly, tudományos városelméletre.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Η προκλητική δήλωσή μου λοιπόν, είναι ότι χρειαζόμαστε απελπισμένα μια σοβαρή επιστημονική θεωρία των πόλεων.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Моё провокационное утверждение в том, что мы отчаянно нуждаемся в серьёзной научной теории городов.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Моето провокативно изявление е, че ние отчаяно се нуждаем от сериозна научна теория за градовете.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.Моє провокаційне твердження в тому, що ми потребуємо серйозної наукової теорії міст.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.הטיעון המתגרה שלי הוא שאנו זקוקים נואשות לתיאוריה מדעית רצינית על ערים.
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.لذا فتصريحي المستفز يقول انه علينا و هناك حاجة علمية ملحة لتوليف نظرية عن المدن
Pekala, benim provakatif açıklamam ciddi bir bilimsel şehir teorisine çaresizce ihtiyacımız olduğudur.真面目な科学的理論が早急に必要だというものです そして科学的理論とは 数値化可能であり
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?A minha questão: Estamos sós?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Bon, ma question : sommes-nous seuls ?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Câu hỏi của tôi là: chúng ta có một mình không?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Das ist meine Frage: Sind wir allein?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Deci, iată întrebarea mea: Suntem singuri?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Dit is mijn vraag: "Zijn we alleen?"
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Entonces, mi pregunta es ¿Estamos solos?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?여러분께 여쭙고 싶습니다. 우리는 혼자일까요?
Pekala, benim sorum: yalnız mıyız?Moje pytanie: czy jesteśmy sami?