Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.V určitých halách môže táto dynamika fungovať dobre.
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.Έτσι, ίσως σε κάποιες αίθουσες να λειτουργεί αυτή η δυναμική,
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.Може да се случи така, че в определени зали тази динамика да пасва.
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.Отже можливо, що в деяких залах ця динаміка працюватиме чудово.
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.Так что, в некоторых залах, эта динамика может работать прекрасно.
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.אז יכול להיות שבאולמות מסוימים, הדינמיקה הזו יכולה להצליח. (מוזיקה)
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.إذاً ربما يكون ذلك، في فتحات محددة، ربما تعمل هذه الديناميكية جيداً.
Belki de belli müzik salonlarında olan da budur, bu dinamik pekala ise yarayabilir.別のホールでは全然聞こえないかも...
Belki şanslıysanız, birkaçı kıl payı kurtarabilir. Pekala, bu sahiden neye benziyor?Ei bine, ce înseamnă asta?
Belki şanslıysanız, birkaçı kıl payı kurtarabilir. Pekala, bu sahiden neye benziyor?Szóval, hogy néz ez ki valójában?
Belki şanslıysanız, birkaçı kıl payı kurtarabilir. Pekala, bu sahiden neye benziyor?Как изглежда това?
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz. Pekala:「私は遺伝子を超える存在です」 - ご一緒に
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Dissi "Ben, cosa fai di lavoro?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"E eu:
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"I-am spus: "Ben, cu ce te ocupi?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Ich sagte, "Naja Ben, was arbeitest du denn?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Ik zei, "Nou, Ben, wat doe jij?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"J'ai dit : "Eh bien, Ben, tu fais quoi?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?""벤, 어떤 일을 하시죠?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Odpověděl jsem mu: "No, a co děláš, Bene?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Odpowiedziałem: "Ben, a czym się zajmujesz?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Tôi nói, "Chà, Ben, anh làm nghề gì?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Y le dije: "Bueno, Ben, ¿tú a qué te dedicas?".
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Казах, "Ами, Бен, с какво се занимаваш?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Я сказал: "Бен, а чем ты занимаешься?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"עניתי, "בן, במה אתה עוסק?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"قلت، "حسنا، ما الذي تفعله؟"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"「アイスクリームを作ってる」
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Eu am zis, "Nu, nu, nu, ce s-ar întâmpla dacă nu ai plăti chiria?"
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Ho detto, "No, no, no, cosa potrebbe succedere se tu non pagassi l'affitto?"
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Ich sagte "Nein, nein, was würde passieren, würdest du keine Miete zahlen?"
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Il me dit: "Eh bien, la police viendrait m'expulser." Je lui dis:
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Jag sa, "Nej, nej, nej, vad skulle hända om du inte betalade hyra?"
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Ja som povedal, "Nie, nie, nie, čo by sa
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.그는 "뭐, 보안관이 와서 저를 내쫓겠죠." 라고 했어요.
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.Me dijo, "Por que si no lo pago, la policía llegará a desalojarme."
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim."Ну, придет полицейский и выселит меня." Я сказал: "Я не понимаю, что это значит.
"Ben de öyle düşünmüştüm. Pekala, oturun."나도 그렇게 생각 해요. 좋아, 앉으세요.
"Ben de öyle düşünmüştüm. Pekala, oturun."חשבתי כך. בסדר, לשבת.
"Ben de öyle düşünmüştüm. Pekala, oturun.وقال "اعتقدت ذلك. كل الحق ؛ شغل مقعد.
"Ben de öyle düşünmüştüm. Pekala, oturun.夕食 - ?あなたは夕食をしたいですか? Supper'llは直接準備ができている。"
Ben de "Tebrik ederim." dedim. Sanki çok umrumda. "Pekala yazı ne zaman çıkıyor?"- basta convenevoli - allora, quando esce l'articolo?"
Ben hallederim. - Pekala.- Jag förklarar, Oscar.
Ben hallederim. - Pekala.- Lad bare mig, Oscar...
Ben hallederim. - Pekala.-Minä selitän, Oscar.
Ben hallederim. - Pekala. Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor.Noonan a 2 amies qu'il aimerait faire naturaliser sans conditions.
Ben hallederim. - Pekala. Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor.-Noonan có 2 cô bạn gái... muốn xin được nhập ti.ch Mỹ một cách dễ dàng...
Ben hallederim. - Pekala. Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor.Noonan két hölgy számára kér amerikai állampolgárságot.
Ben hallederim. - Pekala. Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor.Noonan ma dwie przyjaciółki... ...i chciałby, aby obie dostały amerykańskie obywatelstwo.
Ben hallederim. - Pekala. Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor.Noonan tiene dos amigas que le gustaria... ...convertir en ciudadanas norteamericanas.
Ben hallederim. - Pekala.- Velja.
Beni koru. Pekala çocuklar, üçe kadar saydığımda onu korumak için ateş açacağız!Kau harus bangga untuk itu.
Ben ne zaman istersem o zaman kalkar. Pekala.O meu braço eleva-se quando eu muito bem quero.
- Ben söylerim, Oscar. Ben hallederim. - Pekala.- Ci penso io, Oscar.
- Ben söylerim, Oscar. Ben hallederim. - Pekala.Θα του το πω, Όσκαρ.
- Ben söylerim, Oscar. Ben hallederim. - Pekala.- Аз ще му кажа, Оскар.
Ben "Tamam, pekala, bu adam yavaşlıyor, ben de yavaşlarım madem""Dobře, dobře, ten chlapík zpomaluje, zpomalím taky."
Ben "Tamam, pekala, bu adam yavaşlıyor, ben de yavaşlarım madem"Ho pensato: "OK, sta rallentando, rallento anch'io."
Ben "Tamam, pekala, bu adam yavaşlıyor, ben de yavaşlarım madem"Ich so: "Oh - wenn der bremst, brems ich auch mal."
Ben "Tamam, pekala, bu adam yavaşlıyor, ben de yavaşlarım madem"Ik dacht gelijk: "Ok, deze man gaat remmen, dan ga ik ook remmen."