pek çok ile cümle

pek çok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Müzik kariyerinde pek çok grupla birlikte çalışmıştır.W ciągu całej swojej kariery, pracował z wieloma muzykami.
O günlerde pek çok Avrupalı sanatçı çalışmak için bu şehre taşınıyordu.Wtedy to wielu amerykańskich pisarzy wyjechało do Europy.
Her iki füze de birbirleri ile pek çok ortak parça içermektedir.Wkrótce okazuje się, że oboje mają ze sobą bardzo wiele wspólnego...
Sualtında pek çok değişik spor yapılabilinir.Można tu uprawiać różne sporty wodne.
Zayıflıklarımızı, alışkanlıklarımızı ve daha pek çok şeyi.Podstawowe pojęcia i definicje i wielu innych.
Pek çok kaynak en az 500 bin Sovyet savaş esirinin doğrudan öldürüldüğünü söylemektedir.Historycy oceniają, że ofiarą bezpośredniej eksterminacji padło ponad 500 tys. jeńców sowieckich.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Kilka innych okrętów zostało uszkodzonych.
Kullanımı azalmış pek çok eski sözcük modern dile uyarlanmıştır.Jedzono natomiast mało warzyw we współczesnym rozumieniu tego słowa.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.Po zakończeniu wojny tysiące C-47 przekazano jako nadwyżkę wojskową dla celów cywilnych operacji lotniczych.
Bu yollada pek çok Türkmeni temizlemiş oldu.”Wśród tych formacji zostało wytyczonych wiele szlaków turystycznych.
Festival ayrıca eşzamanlı yapılan pek çok yan etkinlikle de tanınır.Miejscowość ta słynie również z wielu odbywających się tutaj imprez.
Pek çok sahilde rip dalgası kıyıya dik olarak meydana gelir.W niektórych miejscach riolity ukazują się bezpośrednio na powierzchni.
Eşiyle birlikte, Pluto adındaki bir kedi de dahil olmak üzere pek çok ev hayvanına sahiptir.On i jego żona posiadają ich wiele, włączając w to dużego czarnego kota Plutona.
Pek çok tipte ışık algılayıcısı vardır.Wyróżnia się kilka typów naświetlarek.
Şairin pek çok şiir ödülü bulunuyor.Ilu Polaków dostało Nagrodę Nobla?
Pek çok önemli yapmda yer almıştır.Stworzył liczne ważne dzieła.
Üzerindeki dinî yapılar nedeniyle savaşlardan pek etkilenmyen adada pek çok kez depremler yaşanmıştır.Dzięki jego wynalazkom wyspa przeżyła wiele trudnych chwil.
Bunlarda "Mefisto", Okonşar'ın pek çok yerde vurgulayarak eleştirdiği popülist yaklaşımı simgelemektedir.W Szwajcarii były znane już poglądy Zwingliego, który w wielu sprawach podzielał zdanie Lutra.
Oyunun popülerliği, onun popüler kültürde pek çok kez anılmasını sağladı.Jego motywy były wielokrotnie wykorzystywane w kulturze popularnej.
Hong Kong'da yerel halktan pek çok kişi gösterilere katıldı.Również we Francji liczne grupy demonstrowały swą radość.
Bölge, pek çok uygarlığın beşiği olmuştur.Obszar był zajmowany przez wiele cywilizacji.
Robert Kirkman: Bunun pek çok anlamı var.Richard Feynman: Sens tego wszystkiego.
Bunu pek çok bağımsızlaşan proje izlemiştir.Można go było dostrzec w wielu niezależnych produkcjach.
Pek çok dizinin aksine Babylon 5, bölüm isimlerinin yanı sıra sezon isimlerine de sahiptir.W przeciwieństwie do wielu seriali, Babilon 5 opisuje jeden zamknięty ciąg zdarzeń.
Bu eserde, pek çok insan barda durmaktadır.W tym czasie kobieta pozostaje w barze.
Bugüne dek bölgede pek çok gemi karaya oturmuştur.Dawniej w porcie cumowało bardzo wiele statków.
Pek çok usta isimlere beste verdi.Większość trików ma swoje nazwy.
Henderson, İngiltere formasını farklı pek çok yaş gruplarında giydi.Jones reprezentował Anglię w różnych kategoriach wiekowych.
Şehir tarihi ile ilgili pek çok bilgi Matta müzesinde öğrenilebilir.W muzeum historii miasta znaleźć można wszystko co związane jest z historią miasta.
Gençlik yıllarında pek çok değişik işte çalıştı.W młodości imał się różnych zajęć.
Banoğlu, pek çok biyografik kitabın da yazarıdır.Autorka licznych autobiograficznych książek.
Araştırmaları uluslararası pek çok ödüllere layık görüldü.Większość wynalazków zdobyła znaczące nagrody międzynarodowe.
Pek çok tüp veya kutucuk, tutuşturulduğunda çeşitli şekil ve renkte kıvılcım çıkartmak için birleştirilir.Kwiaty zawierają liczne zalążki i pręciki zmodyfikowane w różnokształtne i barwne miodniki.
Pek çok ses ve video formatını desteklemektedir.Obsługa wielu formatów obrazu, dźwięku i wideo.
Fakat pek çok turist burayı gondollar ile gezip görür.Bardzo wielu turystów przyciąga znajdujący się tu zalew.
Dünyanın pek çok ülkesinde üretilir.Jest uprawiany wielu krajach świata.
Dizinin pek çok oyuncusu Emmy Ödüllerine aday gösterilmiştir ancak kazanamamıştır.Za rolę w tym serialu otrzymał trzy nominacje do Nagrody Emmy, jednak nigdy żadnej nie otrzymał.
Kariyerinde pek çok sakatlıkla karşılaşmıştır.W trakcie kariery doznała kilku poważnych kontuzji.
Bunun yanı sıra pek çok şubesi de bulunmaktadır.Ponadto znajdują się tu liczne skałki.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.Nic więc dziwnego, że wyprawa była wielokrotnie odkładana.
Yapay olarak pek çok radyoaktif izotopları elde edilmektedir.Wielu ostrowian posiadało wówczas nielegalne radioodbiorniki.
Ancak oyunu destekleyen pek çok yorum da yapıldı.Powstało również wiele stron poświęconych grze.
Pisagorculuğun da pek çok yerinde adı geçerdi.W niektórych rejonach Piemontu używana jest nazwa spanna.
1946’dan itibaren pek çok yazar arkadaşı tutuklandı.Latem 1943 doszło do aresztowań bardzo wielu jej członków.
Ayrıca Türkiye'nin pek çok yöresinde yapılan festivallerde konserler verdi.Koncertowała także w wielu miejscach w Turcji.
Roma tüzesiyse pek çok Avrupa ülkesinin ve sömürgelerinin yasalarına temel oluşturmuştur.O podejściu rzymian do walk można dowiedzieć się sporo ze spisanych przez nich reguł i zasad.
Estonya'nın bağımsızlığından bu yana pek çok üst düzey ziyaret iki ülke arasında gerçekleşmiştir.När Estland har varit självständigt har flera besök på hög nivå ägt rum.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.Emellertid görs det tester för sjukdomen i många länder och därför är risken låg.
Abelisaurus, Patagonya’da bulunan pek çok dinozordan biridir.Abelisaurus är en av många dinosaurier som hittats i Patagonien.
Bununla beraber başka pek çok isimlendirilmiş örneği de vardır.Han har även många andra namn.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Detta är omdiskuterat och några har funnit att penicillin gavs till många av deltagarna.
Diğer pek çok papağan gibi kakapoların da çeşitli ötüşleri vardır.Liksom många andra papegojor har kakapon ett antal olika läten.
369 – Pek çok Edain Bereg önderliğinde Eriador'a gider.369: Många av människorna, ledda under Bereg flyttar till Eriador.
Makrolidler, klindamisin ve rifampin gibi pek çok maddeye karşı antibiyotik direnci gelişmiştir.Antibiotikaresistens har utvecklats mot ett antal medel inklusive makrolider, klindamycin och rifampin.
Claudius'un hükümdarlığı döneminde pek çok ferman yayımlanmıştır.Ett stort antal edikt utfärdades under Claudius regeringstid.
Pek çok dağ geçidi (Azerice: gobu) barındıran bölgenin adının buradan geldiği tahmin edilmektedir.I trakten runt Əfənditəpə Dağı finns ovanligt många namngivna berg.
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.I många fall har saltsjöar högre koncentration av salt än havsvatten.
Şehir, pek çok göl ve doğal parklar ile çevrelenmiştir.Orten är omgiven av flera sjöar och floder.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.Tornet kom dock att repareras och byggas om flera gånger.
Bunu pek çok ülke bayrağında görmek mümkündür.På dessa båtar kunde man se flaggor från flera länder i Europa.

İlgili Sayfalar