Ana içeriğe geç
Sözlük

peşinde ile cümle

peşinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Perché dal piccolo al grande tutti commettono frode; dal profeta al sacerdote tutti praticano la menzogna
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Thi fra små til store søger hver eneste Vinding, de farer alle med Løgn fra Profet til Præst.
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Ty alla, både små och stora, söka där orätt vinning, och både profeter och präster fara allasammans med lögn,
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Ибо от малого до большого, каждый из них предан корысти, и от пророка до священника– все действуют лживо;
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.כי מקטנם ועד גדולם כלו בוצע בצע ומנביא ועד כהן כלו עשה שקר׃
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.لانهم من صغيرهم الى كبيرهم كل واحد مولع بالربح ومن النبي الى الكاهن كل واحد يعمل بالكذب.
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.因 為 他 們 從 最 小 的 到 至 大 的 、 都 一 味 的 貪 婪 . 從 先 知 到 祭 司 、 都 行 事 虛 謊
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.因為 他 們從 最 小 的 到 至 大 的 、 都 一味 的 貪婪 . 從先知 到 祭司 、 都 行事 虛謊
liderlere ve onların peşinden gidenlere baskı ve teşviki doğru dozda içerecek şekilde yapılması gerekir.지속적이어야 하며, 지도자들과 지지자들에 대한 혜택과 압박이 혼합되어 적용되어야 합니다.
liderlere ve onların peşinden gidenlere baskı ve teşviki doğru dozda içerecek şekilde yapılması gerekir.עמידה, ועליה להפעיל תערובת נכונה של תמריצים ולחצים על המנהיגים ואוהדיהם.
liderlere ve onların peşinden gidenlere baskı ve teşviki doğru dozda içerecek şekilde yapılması gerekir.ومستمرة وأن تقوم بتطبيق خليط مناسب من الحوافز والضغوطات على القادة والأتباع
liderlere ve onların peşinden gidenlere baskı ve teşviki doğru dozda içerecek şekilde yapılması gerekir.現地リーダーやその支持者らの利害と圧力を 適切に調和させる必要があります 外交は 関係者が偏りのない妥協に至るよう手助けをし
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Da seine Kaufhäuser beschlagnahmt wurden, beschäftigte er sich sein restliches Leben mit Kunst und Kultur.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.I grandi magazzini confiscati, passò il resto della sua vita alla costante ricerca di arte e cultura.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Jeho obchodné domy boli zhabané, a zvyšok svojho života strávil neúnavným nasledovaním umenia a kultúry.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Jeho obchodní domy byly zkonfiskovány, zbytek života strávil neúnavnou honbou za uměním a kulturou.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.소유했던 백화점들은 몰수되었고 예술과 문화를 끊임없이 추구하면서 나머지 여생을 보내셨습니다.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Magazinele sale au fost confiscate, și-a petrecut restul vieții preocupându-se neobosit de artă și cultură.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Miután áruházait lefoglalták, élete hátralévő részét a művészet és a kultúra töltötte ki.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Ses centres commerciaux confisqués, il dévoua le reste de sa vie à une recherche acharnée d'art et de culture
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Skonfiskowano jego sklepy, resztę życia spędził na poszukiwaniu kultury i sztuki.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.Его торговые центры были конфискованы, и он посвятил оставшуюся часть жизни искусству и культуре.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.לאחר שכל חנויות הרשת שלו הוחרמו, הוא בילה את שאר ימיו בעיסוק אינטנסיבי בתרבות ובאמנות.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.تمت مصادرة متاجره، وأمضى بقية حياته في سعي حثيث للفن والثقافة.
Mağazalarına el koyuldu, hayatının geri kalanını sanat ve kültürün peşinde amansız bir takiple geçirdi.彼は残りの人生を 芸術と文化の 飽くなき追求に 費やしました この中学校中退者は
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.Để miêu tả công việc của chúng tôi theo cách khác, thực sự chúng tôi đang vui thích tìm kiếm cái đẹp.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.Hogy másképp írjam le a mesterségünket, minket tulajdonképpen a szépség játékos keresése foglalkoztat.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.Inaczej mówiąc, nasza praca to radosne poszukiwanie piękna.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.Om ons beroep anders te omschrijven: we houden ons bezig met de speelse zoektocht naar schoonheid.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.Если описать нашу профессию иначе, мы фактически связаны с непринужденным поиском красоты.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.За да опиша нашата професия по друг начин, ние сме заети с игриво търсене на красотата.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.Іншими словами нашу професію можна описати так: ми знаходимося у грайливому пошуку краси.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.ובכן, כדי לתאר את המקצוע שלנו אחרת, אנחנו למעשה ממוקדים בחיפוש השובבי אחר היופי.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.لأصف مهنتنا بطريقة أخرى نحن نهتم بالبحث المرح عن الجمال
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.저희의 전문을 달리 표현을 하자면, 도예인들은 장난기 섞인 마음으로, 미(美)를 추구하는 사람들입니다.
Mesleğimizi başka türlü anlatmak gerekirse biz aslında güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış içindeyiz.美を探求する遊び心を持つということ 遊びながら美を探ることは 人類の最初の行動であると言われています
Muhalefet Seçim PeşindeLa oposición exige elecciones
Muhalefet Seçim PeşindeL'opposition exige des élections
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Han er nok også interesseret i, hvad Ling laver.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Hän ihmettelee, mitä Ling puuhaa.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Han undrar säkert vad Ling gör också.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Pewnie chodzi mu też o Linga.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Provavelmente, quer saber o que anda o Ling a fazer.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Seguramente también quiere saber qué está haciendo Ling.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Si chiederà anche che cosa sta facendo Ling.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.Και αυτός θα αναρωτιέται τι ετοιμάζει ο Λινγκ.
Muhtemelen Ling'in neyin peşinde olduğunu da merak ediyor.И, наверное, ему интересно, что задумал Линг.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Chúng ta buộc phải theo đuổi hạnh phúc không chỉ để hưởng thụ, mà còn mong muốn có được hạnh phúc nhiều hơn.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Estamos programados para buscar la felicidad, no sólo para disfrutarla, sino para querer más de ella.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Jesteśmy zaprogramowani, by dążyć do szczęścia, nie tylko by się nim cieszyć, ale by pragnąć go coraz więcej.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.우리는 행복을 추구하도록 되어있습니다 행복을 즐기는것 뿐만 아니라, 그것을 더욱 더 원하게 되어 있어요
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Siamo programmati per cercare la felicità, non solo per godercela, ma per volerne sempre di più.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Suntem plămădiţi să căutăm fericirea, nu doar să ne bucurăm de ea, ci să o dorim tot mai mult.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Wir sind auf das Streben nach Glück gepolt, nicht nur zum Genuss, auch wollen wir immer mehr davon.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Вградено ни е да търсим щастие, не само да му се наслаждаваме, но да искаме все повече от него.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Ми запрограмовані прагнути щастя, і не тільки насолоджуватись ним, але й хотіти ще і ще більше.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.אנו מחווטים לרדוף אחר האושר. לא רק ליהנות ממנו, אלא לרצות עוד ועוד אושר.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.نحن بطبيعتنا نسعى وراء السعادة لا لنستمتع بها فقط ، إنما لنسعى وراء المزيد والمزيد منها
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.幸せになっても それ以上を求めるものです それが本当だとすると
Mutluluğun Peşinde Olmak ve İnsanın Tasarımı.Căutarea fericirii şi Modelul uman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod