Ana içeriğe geç
Sözlük

peşinde ile cümle

peşinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.互いに与えあう このダンスこそ
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo är efter min fru.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo đang theo đuổi vợ tôi.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo en a après ma femme.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo ist hinter meiner Frau her.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo mengejar istriku.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo osvaja mojo ženo.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo podoba się moja żona.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo se tine dupa sotia mea.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo sta venendo dietro a mia moglie.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo zit achter mijn vrouw aan.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Ο Σουνγκ Τζο έχει βάλει στο μάτι τη γυναίκα μου.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Сын Чжо нравится моя жена.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.سونغ جو يسعى وراء زوجتى
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.え~?
Başka bir şey istemem. Peşinden gidelim!Больше мне ничего и не надо.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.저는 "이게 음악인가?"를 걱정하지 않고 흥미를 따랐습니다.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.Seguo questa domanda e non mi preoccupo di:
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.To jest pytanie, które sobie stawiam.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.אני עובד על פי השאלה הזו, בלי לדאוג לגבי "האם זו מוזיקה?" --
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.وأنا أعمل وفقاً لهذا السؤال، دون أن أعبأ بما إذا " كانت موسيقى "
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.しようとしていることの定義は関係ない
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Así que creo que somos maximizados por el propósito, no simplemente por el beneficio.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Donc je pense que nous sommes des maximiseurs d'objectif, pas seulement des maximiseurs du profit.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Ich denke wir sind nicht nur "Profit-Steigerer" sondern besonders "Absicht-Maximierer".
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Jadi kupikir kita manusia, adalah pemaksimum tujuan, bukan hanya pemaksimum keuntungan.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Quindi penso siamo massimizzatori di scopi ,non solo di profitto.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.We zijn dus vooral gefocust op het doel en niet alleen een verlangen naar winst
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.Смятам, че сме максималисти не само към печалбата, но и към целта.
Bence biz, sadece en çok karı sağlamanın değil, en iyi amaca hizmet etmenin peşindeyiz.私達にとって習得が非常に大事であること、自律的でありたいと思っていることは、科学的に示されています。
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.a sebičnim in resnici nepokornim, krivici pa pokornim, srd in jezo.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.a svárlivým a tým, ktorí neposlúchajú pravdy, ale poslúchajú neprávosť, bude prchlivosť a hnev;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.A zaś swarliwym i prawdzie nieposłusznym, lecz posłusznym niesprawiedliwości, odda zapalczywość i gniew;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.오직 당을 지어 진리를 좇지 아니하고 불의를 좇는 자에게는 노와 분으로 하시리라
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.mas ira e indignação aos que são contenciosos, e desobedientes � iniqüidade;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.pero enojo e ira a los que son contenciosos y no obedecen a la verdad, sino que obedecen a la injusticia
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.sdegno ed ira contro coloro che per ribellione resistono alla verità e obbediscono all'ingiustizia
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.şi va da mînie şi urgie celor ce, din duh de gîlceavă, se împotrivesc adevărului şi ascultă de nelegiuire.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.Těm pak, kteříž jsou svárliví a pravdě nepovolují, ale povolují nepravosti, prchlivostí a hněvem,
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.а которі сварливі і противлять ся істині, корять ся ж неправді, (тим) ярость та гнїв.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.а тем, которые упорствуют и не покоряются истине, но предаются неправде, – ярость и гнев.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.Понеже Бог не гледа на лице.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.ועל בני המרי ואשר לא ישמעו לאמת כי אם לעולה שמעו חרון אף וחמה׃
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.واما الذين هم من اهل التحزب ولا يطاوعون للحق بل يطاوعون للاثم فسخط وغضب
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.惟 有 結 黨 不 順 從 真 理 、 反 順 從 不 義 的 、 就 以 忿 怒 惱 恨 報 應 他 們
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.惟有 結黨 不 順從 真理 、 反 順從 不 義 的 、 就 以 忿怒 惱恨報應 他 們
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Ainsi, je n'ai jamais poursuivi Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Allo stesso modo, non ho mai inseguito Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Así, nunca perseguí a Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Eu n-am vânat-o niciodată pe Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Genauso bin ich niemals Mahalakshmi hinterhergerannt,
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.그처럼, 저는 전혀 행운을 쫓지 않았습니다.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Nie uganiałem się za boginią Lakszmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Seperti itu, saya tidak pernah mengejar Mahalakshmi..
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Stejně tak jsem nikdy neuháněl Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Vậy đó, tôi không bao giờ đuổi theo Mahalakshmi.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Zo joeg ik nooit achter Mahalakshmi aan.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Έτσι και εγώ, δεν κυνήγησα ποτέ τον πλούτο.
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.Так я никогда не бегал за Махалакшми [богиня изобилия].
Ben de asla Mahalakshmi'nin peşinden koşmadım.כך גם אני אף פעם לא רדפתי
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod