Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca bunu, peşindeki birinden kurtulmak için de kullanabilirsin.Lze ji také využít k úniku před pronásledovatelem.
Ayrıca bunu, peşindeki birinden kurtulmak için de kullanabilirsin.Można go wykorzystać również, aby zgubić przeciwników siedzących na ogonie.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.A gondozó megpróbálja megérteni a csecsemőt.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.A opatrovník zas vyhľadáva dieťa.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Cel care-l îngrijește caută copilul.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Der Betreuer wendet sich dem Baby zu.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.De verzorger zoekt de baby.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.E loro cercano il bambino.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.돌보는 사람은 아기를 찾습니다.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Le soignant sollicite le bébé.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Người chăm sóc tìm con trẻ.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Opiekun szuka dziecka.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.O prestador de cuidados procura o bebé.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Quien cuida al bebé, lo busca
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Η τροφός ψάχνει το μωρό.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Воспитатель стремится понять малыша.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.Този, който оказва грижи, търси бебе.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.המטפל מחפש את התינוק.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.ومقدم الرعاية يتوجه نحو الطفل.
Bakıcı da bebeğin peşinde koşuyor.互いに与えあう このダンスこそ
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo är efter min fru.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo đang theo đuổi vợ tôi.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo en a après ma femme.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo ist hinter meiner Frau her.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo mengejar istriku.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo osvaja mojo ženo.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo podoba się moja żona.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo se tine dupa sotia mea.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo sta venendo dietro a mia moglie.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Seung Jo zit achter mijn vrouw aan.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Ο Σουνγκ Τζο έχει βάλει στο μάτι τη γυναίκα μου.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.Сын Чжо нравится моя жена.
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.سونغ جو يسعى وراء زوجتى
Baksanıza Seung Jo karımın peşinde.え~?
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Alors une des choses que nous avons cherché à Bali c'était des meubles.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Eines der ersten Dinge, die wir in Bali verfolgt haben, war die Suche nach Möbelstücken.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Jadi satu hal yang saya cari di Bali adalah perabotan.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Joten yksi asioista, joihin keskityimme Balilla, olivat huonekalut.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.그래서, 우리가 발리에서 수행한 것중 는하나는 가구들을 만드는 것이었습니다.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Så en av dom saker vi ägnade oss åt på Bali var möbler.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Tehát az egyik dolog amit Balin vettünk az egy darab bútor volt.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Tra le cose che comprammo a Bali, quindi, c'erano molti mobili.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Vì thế một trong những thứ chúng tôi kiếm được ở Bali là một số đồ đạc nội thất.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Więc jednym z naszych zainteresowań na Bali były meble.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Y las cosas que podía comprar no me gustaban. Por eso una de las cosas que busqué en Bali fue muebles.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.Поэтому одной из основных целей на Бали была мебель.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.ואני לא צריך לעשות כלום. אז חיפשתי רהיטים. התברר
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.إحدى الأشياء التي بحثنا عنها في بالي كان قطع الأثاث.
Bali'de peşine düştüğümüz şeylerden biri de mobilya parçalarıydı.家具を作ることにしました 見たとおりこれも野良犬がモチーフです
Başka bir şey istemem. Peşinden gidelim!Больше мне ничего и не надо.
Beklemem gerekebilir. Ama peşini bırakmayacağım. Çözümün yarısı zaman diğer yarısı da şans.De multe ori veți găsi mai multe raspunsuri spirituale și iluzoriu decât cele științifice.
Beklemem gerekebilir. Ama peşini bırakmayacağım.Може би ще трябва да почакам, но никога няма да се предавам. ♪
Ben biraz düşündüm. "Peşin Ödenecek mi?"조금 생각. "사전에 지급?"
Ben biraz düşündüm. "Peşin Ödenecek mi?"فكرت قليلا. "مستحق الدفع مقدما؟"
Ben biraz düşündüm. "Peşin Ödenecek mi?""いいえ、先生。
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.저는 "이게 음악인가?"를 걱정하지 않고 흥미를 따랐습니다.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.Seguo questa domanda e non mi preoccupo di:
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.To jest pytanie, które sobie stawiam.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.אני עובד על פי השאלה הזו, בלי לדאוג לגבי "האם זו מוזיקה?" --
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.وأنا أعمل وفقاً لهذا السؤال، دون أن أعبأ بما إذا " كانت موسيقى "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod