Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attıالغرفة. رمى طهي والقلي عموم ، بعد بصفتها
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı彼女は出て行ったが、それはちょうど彼女を逃した。
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.At rejse med militærfolkene var en ting, - - men sikke et møgsted jeg er faret vild på.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Att åka med militärerna var en grej- -men vilket jävla ställe att gå vilse på.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Inseguire quei militari è un conto, ma guarda in che razza di posto mi sono perso adesso.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Nie było tak trudno zabrać się z wojskowymi, ale teraz zgubiłem się na dobre.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Oli eri juttu kulkea sotilaiden perässä. Tämä on pirunmoinen paikka eksyä.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Seguir os militares é uma coisa, mas parece que me perdi num sítio infernal.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Yo solo quería seguir a los militares. No esperaba acabar en un laberinto como este.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Η πίστη στους στρατιωτικούς είναι ένα πράγμα. Αλλά εγώ φαίνεται να χάθηκα σε κάτι πολύ διαφορετικό.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Тащиться за военными - это одно, но, кажется, я выбрал удачное место, чтобы заблудиться.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Also verfolgten wir es weiter.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Así que lo seguimos.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Chúng tôi theo sau đó. Điều gì đã xảy ra?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Deci, am putut să urmărim. Ce s-a întâmplat?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Du coup, nous avons observé. Que c'est-il passé ?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Dus volgden we het op. Wat gebeurde er?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?하여튼, 우리는 추적을 했고, 그때 어떤 일이 일어 났었는지 볼까요?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Lalu selanjutnya apa yang terjadi?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Så vi följde upp detta och vad hände?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Sprawdziliśmy, co się stało.
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Takže čo sa stalo?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?אז ביצענו מעקב, ומה קרה?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?ومن ثم تابعنا، ماذا حصل؟
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?これは渋滞料金の最終日 7月31日の写真で
Aslında biz bu işin peşine düştük.Portanto, seguimos a situação.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Quindi abbiamo proseguito.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Så vi fulgte det op.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Takže jsme to sledovali. Co následovalo?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Tehát ellenőriztük.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Οπότε το παρακολουθήσαμε.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Направихме го. Каква се случи?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Отож, ми підбили підсумки.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Продолжим. Что случилось?
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.안전함에 대한 이 모든 갈망이 사실상 여러분들을 더 불안하게 하고 있어요. 여러분들은 이제 항상 조심해야 하니까요.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.Mọi nỗ lực cho sự an toàn, thật ra lại làm bạn thấy bất an hơn bởi vì bạn phải canh chừng mọi lúc
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.Toda esta ânsia por segurança deixa-nos muito mais inseguros porque agora temos de estar sempre alerta.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.והשאיפה הזאת לביטחון, למעשה, הופכת אותך להרבה יותר חסר ביטחון. אתה צריך להיזהר כל הזמן.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.كل هذا السعي من أجل الأمن، في الحقيقة جعلكم أقل أمناً بكثير لأن الآن، يتعين عليك الحرص في كل الأوقات.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.不安感を煽っていたのです 常に警戒をしなくてはいけないからです 皆さんとは違う人もいます 敵と呼び
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.De fapt, banii nu sunt importanti nici pentru tine nici pentru mine.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.De hecho, el dinero no es un factor importante para ti o para mí.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.Faktanya, kau dan aku bukan satu-satunya yang putus asa menginginkan uang
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.In effetti, il denaro non č un fattore importante per nessuno di noi due.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.L'argent n'est pas un facteur important pour toi et moi.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.Thật ra, anh và tôi đều không quan tâm đến tiền bạc.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.Tulajdonképpen a pénz neked vagy nekem nem lényeges tényező.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.Vlastně, ty a já, nejsme ti, kdo chce tak zoufale peníze.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.Вообще-то для нас с тобой деньги не самое главное.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.Знаеш, че парите не са от значение и за двама ни.
Aslında, seninle ben deli gibi para peşinde olan kişiler değiliz.في الواقع, أنت و أنا لسنا من الأشخاص الذين يريدون المال بشدة
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.사실을 심판하는 사람들이 상황을 쉽게 이해할 수 있도록 보여주어야 합니다.
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.la distribution, mais c'est aussi plus facile pour l'assesseur des faits, de comprendre les circonstances.
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.la distribuzione, ma anche perché è più semplice per il giudice capire le circostanze.
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.To ułatwia zrozumienie warunków.
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.הפיזור, אלא גם כדי שיהיה קל יותר למי ששופט את העובדות להבין את הנסיבות.
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.لتبت في الوقائع بعد فهم الملابسات
Aynı zamanda böylece, gerçeğin peşinde olanlar olarak, şartları anlama açısından işimiz kolaylaşmıştı.これらは私が実際に証言の時に使った写真ですが
Ayrıca bunu, peşindeki birinden kurtulmak için de kullanabilirsin.Cela vous permet aussi d'échapper à un poursuivant.
Ayrıca bunu, peşindeki birinden kurtulmak için de kullanabilirsin.Damit entkommt ihr auch, wenn euch jemand am Heck klebt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod