Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.На шляху до цього Кейт переслідують кошмари.
Peşine düşen yırtıcı hayvanlar da bu çalılıklara girmeyi göze alamazlar.Тому прості смертні не сміли наближатися до цих місць.
Evde ve okulda hep bela peşinde.Вони звикли дуріти і вдома, і в школі.
Müfettiş işin peşini bırakmaz.Охоронець його не зупиняє.
Muoth sevgilisini dövmekte, buna rağmen sevgilisi onun peşinden ayrılmamaktadır.Мало цього, його кохана несподівано залишає його.
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Вони проводять ніч кохання і відчувають себе щасливими.
Tom Mary'nin peşini bırakmadı.Том йшов позаду Мері.
"İyi" ve "Kötü" birlikte onun peşine düşerler.Dělí se na „dobré“ a „zlé“.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Jeho pokračovatelem byl Fra Angelico.
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.Jsou pokryty plechem a až další části šindelem.
( Eğer kralın hizmetindeyseniz şan peşinde koşmayın. )(Situace, kdy by byl takto odstraněn soupeřův král, nemůže ve hře nastat.)
Bu sefer 130 tane çocuk onun peşinden gelir.Tehdy na ní strávil 130 dní.
Amcası peşinden gider.Pronásleduje jí.
Ablası telefonla arayarak polisin peşinde olduğunu söyler.Ona ho prosí, aby zavolal policii.
Onların peşinden gitmeyin.Nesnažte se jich napodobovat.
Michael onların peşini bırakmaz.Na to Nick nepřistoupí.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Zdá se, že je nachystáno k velkému comebacku."
Kraliçe onu yakalaması için peşinden Avcı'yı gönderir.Královna pošle svého lovčího, aby zabil Sněhurku.
Sürekli yemek peşindedir.Ta pravděpodobně neustále migrovala za potravou.
Wolverine peşine düşer.Navazují na Wolkera.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Nenásledování špatných myšlenek.
Hep Önem'in peşinde gider.Neustále se vtírá do pozornosti kpt.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.Vyhýbej se rozkoši, která plodí zármutek.
Ancak öfkeli aşığı "ölüm meleği" kıyafetinde peşine düşmüştür.Stále ji ale pronásleduje vidina ohnivého anděla.
Tenten ve Kaptan Turnesol'ün peşinden Cenevre'ye gitmeye Karar verirler.Tintin s kapitánem ho stíhají až do Nyonu.
Harry Snape'in peşine düşer ve Snape ona Melez Prens'in kendisi olduğunu söyler.Při pronásledování Snapea Harry odhalí, že to Snape je Princem dvojí krve.
Harry, Ron ve Hermione Hortkulukların peşine düşerler.Ron se vydá s Harrym a Hermionou patrát po viteálech.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Běžel se svojí manželkou na zádech.
Peşindekinin kim olduğu hakkında bilgi edinmeye çalışan Michael, bu amaçla Mahone’nin karısıyla yakınlaşır.Michaelova odcizená žena, která ho opustila, když se dozvěděla o poměru Michaela s Juliou.
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Dan s Richardem se vydají v jeho stopách.
Sonya, Kano'yu adaya gitmek üzere olan gemiye binerken görür ve Kano'nun peşinden koşar.Carla se poté připojí k jeho posádce na lodi směřující na Monkey Island, kde končí v zajetí kanibalů.
Manas da kendisine ihanet eden dostlarının peşine düşer.Faria mu pomohl odhalit zradu, které se na něm dopustili jeho proradní přátelé.
Peşinde artık hem polis hem de Alman casusları vardır.Němečtí agenti a špioni.
Onunla beraber WWF Şampiyonluğunun peşine düştü.Krátce na to získal WWF šampionát.
Fakat onların peşine düşen sadece bu iş adamı değildir.Výsledný výkon člověka však není pouze funkcí těchto dispozic.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.La vârsta de 16 ani, Gianfranco a plecat de acasă pentru a-și urma propriile visuri.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.James Marsden ca Teddy Flood, „gazdă”; el este un pistolar nou-venit în căutarea unei frumuseți locale.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'"."Spectatorii vor avea parte de un show adevarat"”.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Cei doi merg în urmărirea lor.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Este un vis cu rădăcini adânci în visul american.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Martirajul – cei care mor pe calea lui Allah devin martiri.
Amar, sevgilisini de peşinden sürüklemeye çalışır.Murat, iubitul ei, s-ar fi aruncat și el după ea.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Nu îl hrăniți în exces.
Amcası peşinden gider.Ai noștri îi persecută.
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe a urmărit originalitatea în opera sa literară și nu-i plăceau proverbele.
Joker halâ Dent'in peşindedir.În tot acest timp, Spintecătorul o urmărește pe Evie.
Fakat onların peşine düşen sadece bu iş adamı değildir.Dar acesta nu e singurul care îi vânează.
Polisten kurtulmuştur fakat eskiden iş yaptığı kişiler peşine düşmüştür bu sefer.Proiectul a fost oprit, iar oamenii care lucraseră la el au fost trimiși la viețile lor de dinainte.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.În timp ce aceștia se luptă, germanii se strecoară și îi capturează.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.Să nu ispitiți pe Dumnezeul vostru .
Sanjay da peşinden girer.Prendergast merge în urmărirea lui.
Polisler Nick'in peşine düşse de Nick, polislere izini kaybettirir.Dacă ajunge să îl placă suficient pe Niko, atunci îl poate ajuta să scape de poliție.
Gece Hermia ile Lysander kaçarlarken Demetrius onların peşine düşer Helena ise Demetrius’un peşindedir...Apar Demetrius și Helena, Helena urmărindu-l, iar Demetrius fugind de ea.
Bu sırada Akatsuki Naruto 'nun, içinde mühürlenmiş olan dokuz kuyruklu tilkiden dolayı, peşine düşer.Pentru a-și înfăptui acest scop, Akatsuki caută, pe parcursul seriei, cele 9 Bestii cu Cozi.
Resepsiyonist 911'i ararken Saldívar'ın ona "fahişe" deyip peşinden gitmesi ile, Selena yere çöktü.S-a prăbușit la pământ în timp ce funcționarul suna la 911 și Saldívar o urmărea și striga “târfo” (bitch).
Peşin ödemek zorundasın.Trebuie să plăteşti în avans.
Daha sonra Sanctus'un peşine düşer.Ekkor esik Sanctus csapdájába.
Mafya kızın peşine düşer.A mostohaanya üldözi a lányt.
İkinci sezonda karakterin rolü değişir kaçan mahkûmların peşinden gider.A második évadban a karakter szerepe megváltozik, miután kirúgják a börtönből a szökés miatt.
Onların peşinden gitmeyin.Ne üldözd a denevért! .