Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.Furono creati molti avamposti nelle province orientali per dare la caccia a Talebani e fuggitivi di al-Qāʿida.
Ve Ash’in peşine düşerler.Difatti anche loro erano alla ricerca di Ash.
Loomis onun peşine düşer.Malcom è dietro di lui.
Tabi bu sırada kendi peşinde olan Kızıl Lotus kaçmıştır.Il Loto Rosso si mette quindi al loro inseguimento.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Entrambi saranno perseguitati.
"3 Büyükler Utku Yuvakuran'ın peşinde!".Radunatevi dietro i Virginiani!».
Luke'un yardımıyla Jace ve Alec; Hodge'ın peşine düşerler.Jace e Alec danno la caccia ad Hodge con l'aiuto di Luke.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.È qualcuno che volli esplorare per un po'.
Ölümler bu yıl boyunca peşini bırakmadı.Gli omicidi per quell'anno si fermarono.
Ondan sonra Manfred'in peşini bırakmaz.Lascia il posto a Manfred.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Sull'isola Jack vede ancora una volta l'uomo misterioso e lo insegue.
Hep Önem'in peşinde gider.Il Tacchigeddu sempre a Tertenia.
Zuko, bu adamı Aang'in peşine taktı.Zuko deve sfidare il suo esilio per seguire Aang.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Il ragazzo però si lancia all'inseguimento degli amici.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Vi dedicheremo un'altra opera.”
"Ankaragücü bomba peşinde".«Il seminatore di bombe colpisce ancora».
Ancak, felsefi gönderemeler peşinde olmadı.Nessun filosofo sa rispondere alla domanda.
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Kevin e Robert vanno a caccia.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.La polizia li cattura entrambi e li porta via.
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.Salta sull'auto e si lancia alla ricerca della testa.
Nurettin de peşinden yollara düşer.Lavello ne segue le sorti.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Suonate le trombe, è tornato De André.
Scoobyler de peşinden.Io i rossi li perseguito.
Buffy de aynı iblislerin peşindedir.Cobb era inseguito dai demoni."
Joker halâ Dent'in peşindedir.Slim a sua volta si lancia all'inseguimento di Wade.
Batman Talia nın peşine düşer.Se Batman non verrà, Talia morirà.
Düşman yenilip kaçmaya başlayınca, Şehzade Yakub Çelebi onların peşine takılır.Quando la giovane donna riesce alla fine a scappare, Barrego la insegue.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.Un giorno, lei giunse gridando << Arriva il cane randagio, davvero !!! >>.
Max'in cenazesinin ertesi sabahı Jace, Sebastian'ın peşine düşer.La mattina successiva i Pesci giungono da Jasper.
Bütün yeniden inşa işlemlerinden peşinen vazgeçilmelidir.Ogni cosa che riusciamo a distruggere dovrà essere sostituita.
Tony Loki'nin peşinden Stark Kulesi'ne gider.Guarda come funziona l'autocarro di Tony Potter.
Ve o bakışın peşinden gittik."Il figlio vide questo là ..."
Ama babası peşindedir.Il padre lo segue.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Bitzer, il cane del fattore, lo insegue.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Tutti presentano al dritto la testa di Apollo.
Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner.Angelo va a St. Louis per cercare la bambina.
Alım için peşin ödedim.Я заплатил за покупку наличными.
İlişki peşinde değilim.Я не ищу отношений.
Köpek ağacın etrafında kedinin peşinden koşuyor.Собака гоняет кошку вокруг дерева.
Tom serüven peşinde dünyayı geziyor.Том путешествует по миру в поисках приключений.
Dinle, neyin peşindesin?Послушай, чего ты добиваешься?
Bizim Tom da şu hep dış güzelliği peşinde koşan tiplerden.Том из тех, кто гоняется за внешностью.
Tom dış güzelliği peşinde olanlardandır.Том из тех, кто гоняется за внешностью.
İnananların çoğu peşini bıraktı, ufak bir grup onu takip ederek Müslüman oldu.Многие верующие последовали их примеру, и община в короткое время значительно возросла.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Не гонись за дутой славой.
Çolak Ağa, bunun üzerine adamlarıyla birlikte Başyayla'ya peşinden gelmiş.Харун был со своим народом, когда началось это искушение.
İngilizler de peşindedirler.Англичане преследовали.
Onların peşinden gitmeyin.Не ищите его.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Они заходят со спины и хватают обоих.
Bunların peşinden Eylül 2006'da Acoustic Hearts of Winter adlı albümleri geldi.В сентябре 2006 года состоялся релиз нового альбома сестер «Acoustic Hearts of Winter».
Az sonra da Boromir'in öldürülmesi ve peşinden Kardeşliğin dağılması süreci yaşanmıştır.Практически сразу после этого произошли события, повлекшие за собой гибель Боромира и раскол Братства.
Uçağın peşine askeri uçaklar takılır.За ними летит штабной самолёт.
Michael onların peşini bırakmaz.Майкл начал преследовать их.
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.О них продолжали спотыкаться другие, и гора тел росла.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.После него самцы умирают.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.Не искать удовольствий плоти.
Ve Ash’in peşine düşerler.«Аид: Отправляйся в погоню.
Wolverine peşine düşer.Волк прыгает вслед за ним.
Herakleios daha sonra Hüsrev'e bir ültimatom yayınladı: Barışı gözetir ve peşinden koşarım.И так они посовещались и пошли к султану, а я тоже вышел вслед за ними».
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Появляются и другие претенденты на деньги.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod