Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçek Robert'i öldürmek için peşine düşmüştür.Un día Robert se escapó para ver a Truth.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".«'Noche real', una simpática comedia sin más».
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.Además cuenta con arroyos de afluente temporal; así como algunos manantiales.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.Debe acompañarle una persona que le serene y tranquilice.
Michael onların peşini bırakmaz.Michael no aceptó.
Bunun üzerine Grek ve İyon kuvvetlerinin peşine takılmış ve Efes dışında onlara yetişmişlerdir.Pero Riva Agüero y sus partidarios, tras ser apresados, fueron embarcados y enviados al destierro.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.Los sarracenos dejaron de perseguirlo.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Todavía hay quienes buscan el tesoro.
Bunun üzerine ekip, Sef'in peşine düşmüştür.Continuación de Gundam SEED Astray.
Noah, evine doğru koşmuş, Tyreese'de onun peşinden gitmiştir.Noah se levanta y corre hacia la casa de su familia, con Tyreese persiguiéndolo.
Çünkü bahis oynayıp daha çok para kazanmanın peşindedir.Salgo a jugar solo cuando necesito algo de dinero.
Angel ve ekibi onu kurtarmak için peşinden giderler.María y sus tropas tratan de rescatarlo.
Polisin peşine düştüğü Batman farikadan çıkar.Batman inmediatamente escapa de la policía cojeando de una pierna producto de la caída.
Jack çılgın gibi ormanda tökezleyerek babasının peşinden gider.Jack delirantemente tropieza por la selva buscando a su padre.
Sovyet ajanları da Kristal Kafatası'nın peşinde sıcak takiptedir.Una de las agentes soviéticas que quiere obligarlo a buscar la calavera de cristal.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.Es un títere manejado por elevación.
Yasemin bu işin peşini bırakmaz.Yevon no pudo hacer nada para detener esto.
Amcası peşinden gider.Su familia va tras él.
Yani bir milyon tane erkeğin peşinden koşmasını kim istemez ki?¿Cómo no querrías ir tras alguién?
Onların peşinden gitmeyin.No me busques.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Angélica es perseguida por salvajes.
Bu, Fransa’nın 1911’deki Moroccan Crisis (Agadir Crisis) in hemen peşine denk düşen bir tarihtir.Desempeña un importante papel en la crisis de Agadir en 1911.
Bay Kingston'ın bilmediği şey ise Frankie'nin peşinde olan tek kişi o değildir.Sin embargo, Mega Man no es el único que planea buscar a King.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.Nada puede hacer frente al Dios.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.A continuación, deja de ir tras él.
1896 yılında ise altın arayıcılarının peşine takılmıştır.Sin embargo, desde 1849 fueron exterminados por los blancos buscadores de oro en su territorio.
Bu nedenle Rayne'in peşindedir.Como consecuencia, Tara quedó libre de Rayne.
Kraliçe onu yakalaması için peşinden Avcı'yı gönderir.La reina mandó que lo mataran.
Ruhunu bir insan bedenine aktarmak için yine Andy'nin peşindedir.Transfiere el alma del usuario al cuerpo de otra persona.
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Como escritor , Siempre he gravitado hacia ese sentimiento."
Katou'nun ölüm haberi kısa sürede yayılır ve ilk şüpheli olarak Setsuna'nın peşine düşülür.Al poco tiempo se hace pública la muerte de Sakai y London queda como principal sospechoso.
Arjantin'i terkedip Meksika'ya gitti ancak burada da sorunlar peşini bırakmadı.Después de abandonar Europa volvió a la Argentina pero no le fue muy bien.
Halbuki sadrazam olarak kendisi aleyhine olduğunu düşündüklerinden şahsi intikamlar alma peşine düştü.Toma venganza si siente que se han burlado de él.
İlk oyunculuk eğitiminden sonra bu işe "bağlanır" ve oyunculuk kariyerinin peşinden gider.Caminar alrededor de la cuadra y luego jugar cumple con sus necesidades de ejercicio.
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Después, los niños se ponen tan molestos con Sid que terminan atándolo.
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.Consta de 130 episodios de 13 minutos cada uno.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.No busques el placer por su propio bien.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.Él puede enojarse fácilmente, lo que le hace decir "ALVINNN!!!".
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Tuvieron un buen matrimonio y él a menudo buscaba su consejo.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.James Marsden como Teddy Flood, un anfitrión.
Ted, Claudia ve Stuart'ın düğününde tanıştığı ve mükemmel zaman geçirdiği Victoria'yı arama peşindedir.Ted se preocupa sobre encontrar una cita para la boda de sus amigos, Claudia y Stuart.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Obligar a otros a ser prosélitos.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Exploradores en busca del sueño americano .
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Ambas muchachas salieron a buscarlo.
"Köklerin peşinde iki hayat".«Hay vida después de Los Piojos».
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.Desesperado por encontrar a alguien, Bob busca por todos lados.
Daryl, Dwight'ın peşine düşer.Jackie Boy entonces será castigado con Dwight.
"Ankaragücü bomba peşinde".«Reportaje | Una bomba para Perón».
Peşinden zorunlu bir dünya turu geldi.En su camino se produjo un ataque caminante.
"Hükümet Bakur'un peşini bırakmıyor".«"Los vascos no hemos rechazado la ayuda del Gobierno"».
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Kirk y Spock lo persiguen a la misma ciudad.
James daha öncesinde Alice Cullen'nın da peşine düşmüş ancak yaşlı bir vampir Alice'i ondan korumuştur.Ella volvió a trabajar como mercenaria, hasta que Adam Warlock una vez más la encontró.
Peşinden onun düşmanlarına haber verdi.Fue perseguido persistentemente por sus enemigos.
Ünlü olma peşindedir.Trece de la Fama.
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.Siempre estuvo por delante de su tiempo y sigue así.
Onların peşinden gitmeyin.Non seguitelo.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Da morto, poi, le polemiche divamparono.
Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır.Successivamente il padre morì, ed egli ascese al trono.
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Successivamente i cuccioli si arrabbiano tanto con Sid che lo legano.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme."Non ricercate il gusto della buona cucina".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
peşin ile cümle - Sayfa 12 - peşin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App