Peşinde artık hem polis hem de Alman casusları vardır.Теперь за ним охотится не только полиция, но и немецкие шпионы.
Ama gazeteci peşinden gider olayı yakalamaya çalışır.Их преследуют журналисты, которые хотят снимать происходящее.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Роланд отправляется на поиски Анджелики.
"Düşen uçağın peşinden gitti".Ну и посадили на следующий самолёт».
Daha sonra R2-D2 buradan kaçarak ve tabii ki C-3PO'yu peşine takarak Obi-Wan'ı bulmaya koyulmuştur.На следующий день R2-D2 сбегает, вынуждая Люка и C-3PO искать его.
Onun peşinden hiç ayrılmaz.Она, однако, всегда преследует его.
Bu sırada Sonic, minnettar bir şekilde Eggman'in peşine düşer.Руж: Должно быть, он до сих пор у Эггмана.
"Fener Rothen'in peşinde".Валентина Мордерер, «По следам.
Bunun üzerine ekip, Sef'in peşine düşmüştür.После этого она последовала в одноимённый тур.
Ünlü olma peşindedir.Желает стать знаменитым.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Практически всегда его «преследует» невезение.
Angel ve ekibi onu kurtarmak için peşinden giderler.Юги и его друзья отправляются вслед, чтобы спасти его.
Mafya kızın peşine düşer.За девушкой начинается погоня.
Guduin, 2.000 kişiyle birlikte onların peşine düştü.Он напал на хунну и убил 2 000 человек.
Buna rağmen Efedi ve Kutsanmış Olan'ın peşinden gider.Мы даём клятву идти на жертвы за такую священную и блестящую задачу».
Adam da peşinden oraya gelir.Этот человек преследует меня.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Туда же идут и беглецы вместе с новыми друзьями.
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Халиб его не преследовал.
Peşin ödeme hakkındaki hüküm iki yıl süreyle geçerli olacaktı.Судебная тяжба по возмещению компенсационных выплат длилась несколько лет.
Buffy de aynı iblislerin peşindedir.А Бастер преследует самих бандитов.
Will Jack'in peşine düşer.Но в итоге Джак осталась с Уиллом.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Эта мечта глубоко укоренена в американской мечте.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.Дирижировал опять же Магомаев.
Tony Loki'nin peşinden Stark Kulesi'ne gider.Тони Старк отправляет его в Негативную зону.
Demir Adam peşinden gider ve onu engellemek için kapışırlar.Зелёные Фонари отправились за ними, пытаясь сделать всё, чтобы остановить их.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.В результате подруга вынуждена увести её, чтобы успокоить и привести в чувства.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Она побежала за ним, чтобы остановить его.
Pratik amaçlar peşindedir ve yardıma ihtiyacı olanlara hemen elini uzatır.Справедливый, наказывает действительно виноватых, и помогает тем, кто в этом нуждается.
Angel ve Lorne ise Fred'in peşine düşer.Мистер Исключительный и Фреон отправляются за ним в преследование.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.В большинстве случаев преследуется цель достижения устойчивой длительной ремиссии.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.В собрание не допускали никого, кроме тех, кто желал умереть.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.Джеймс Марсден в роли Тедди Флада, робота.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Мы искали реальную, живую драму».
Örneğin bir oyuncunun peşine polis takılacak.Полицейский врач увлекается одним из актеров.
Yılmadı, çocukluk hayalinin peşinden devam etti.Это, как ему казалось, был конец его детской мечты.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Фактически, остальные члены семьи манипулируют Томасом.
Bu filmde ise grubun peşinde Rus mafyası, ırkçı bir grup vardır.Как и раньше, в деле участвует русская мафия.
"'Sahte haham'ın peşinde".«В погоне за Львом Панджшера».
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Бекки и остальные садятся в машину и уезжают.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.جحيم يتمنى فيه المعذبون الموت".
Carl Hanratty rolünde Tom Hanks: Bir FBI ajanı olarak filmin genelinde Frank Jr.'ın peşinde görülür.توم هانكس بدور كارل هنراتي: وهو عميل اف بي آي الذي يُطارد فرانك طيلة أحداث الفيلم.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.أُنشئت عدة مواقع استيطانية في المقاطعات الشرقية للبحث عن الهاربين من طالبان والقاعدة.
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.فأتبع القوم فلا يبقى منهم مخبر إلا قتلته.
"'Sahte haham'ın peşinde"."محمد الفهمي الموصلي".
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.ولا تحاضون على طعام المسكين .
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.ولكن ظل الرضيع في احتضاره.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.تنكشف الحقيقة للاثنين، ويلتم شملهما مجددا.
Logan kızın peşinden sakladıkları şatoya gider.بورسود سُميت على القلعة التي كانت تتبع له.
Onların peşinden gitmeyin.لا تحاول تجنبه.
Joker halâ Dent'in peşindedir.التاجر الجوال يسعى وراء ديناره.
Sürekli yemek peşindedir.يجب أن يؤخذ دائمًا مع وجبة الطعام.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.جيمس مارسدن بدور تيدي فلود، الوافد الجديد والباحث عن المتعة المحلية.
İnsanlar, hayal ettikleri işin peşine düşerse bu işi elde edebilirler.لأن أحلام إذا سمعت كلامك الجميل عنها فسوف تجنّ...
Bartholomew üç adamın bu paranın peşinde olduğunu, ayrıca ABD hükümetinin de parayı geri istediğini söyler.يريد الرجال المال المفقود، بينما تريد الحكومة الأمريكية استعادته.
İnsanları büyüleyip peşine takar.أهل العوجا) وتعقبوا عجلان ورجاله.
Alacakaranlık'da Bella'nın peşine düşmüştür.فسيفساء الغزلان مطاردة في بيلا.
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.أ يرون محاولات ل خطف بن, ز اعما ً أ ن يكون ال أ مر إ نق اذنا, لكن بن يهرب.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.كلاهما اعترف بالاشتراك في الجريمة.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.فقبض عليه فهرب منه.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.ثم يقومان بمطارد كومستوك إلى سفينته.