Bir kızın peşinden mi?La gonna di qualche ragazza?
Bir kızın peşinden mi?La jupe d'une certaine fille ?
Bir kızın peşinden mi?Rockzipfel irgendeines Mädchens??
Bir kızın peşinden mi?Vedľa sukne nejakého dievčaťa?
Bir kızın peşinden mi?Τη φούστα μιας κοπέλας;
Bir kızın peşinden mi?За юбкой какой-то девчонки?
Bir kızın peşinden mi?Оппа, само почакай 7 години.
Bir kızın peşinden mi??חצאית של איזו בחורה
Bir kızın peşinden mi?تنورة فتاة ما؟
Bir kızın peşinden mi?これはな 愛だ! 愛!
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Alkemistin pitää tavoitella totuutta koko elämänsä ajan.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Desde que um alquimista viva, ele é uma criatura que deve procurar a verdade.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Dopóki alchemik żyje, musi dążyć do zgłębienia prawdy.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Finché ci sarà un alchimista in vita, sarà una creatura votata a ricercare la verità.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Mientras un alquimista está vivo, es una criatura que debe perseguir la verdad.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Så længe en alkymist lever, - - er han en skabning, der skal søge sandheden.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Så länge en alkemist lever- -är han en varelse som måste söka sanningen.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Όσο ζει ένας αλχημιστής, πρέπει να αναζητά την αλήθεια.
Bir simyacı yaşadığı sürece hep gerçeğin peşinden gitmelidir.Пока алхимик жив, он должен заниматься поисками истины.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale cizího nikoli následovati nebudou, ale utekou od něho; nebo neznají hlasů cizích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzím nikdy nepojdú, ale utečú od neho, pretože neznajú hlasu cudzích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzym nie idą, lecz uciekają od niego; bo nie znają głosu obcych.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››a za tujcem ne gredo, temuč beže od njega, ker ne poznajo glasu tujcev.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Einem Fremden aber folgen sie nicht nach, sondern fliehen von ihm; denn sie kennen der Fremden Stimme nicht.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Idegent pedig nem követnek, hanem elfutnak attól: mert nem ismerik az idegenek hangját.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››타인의 음성은 알지 못하는고로 타인을 따르지 아니하고 도리어 도망하느니라
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››mas de modo algum seguirão o estranho, antes fugirão dele, porque não conhecem a voz dos estranhos.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en främmande följa de alls icke, utan fly bort ifrån honom, ty de känna icke de främmandes röst.»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››men en fremmed følger de ikke, de flyr fra ham, fordi de ikke kjenner de fremmedes røst.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en fremmed ville de ikke følge, men de ville fly fra ham, fordi de ikke kende de fremmedes Røst."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mereka tidak akan mau mengikuti orang lain, malah akan lari dari orang itu, sebab tidak mengenal suaranya.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mutta vierasta ne eivät seuraa, vaan pakenevat häntä, koska eivät tunne vierasten ääntä."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ ; trái_lại nó chạy trốn , vì chẳng quen tiếng người lạ .
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ; trái lại nó chạy trốn, vì chẳng quen tiếng người lạ.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nu merg deloc după un străin; ci fug de el, pentrucă nu cunosc glasul străinilor.``
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Pero al extraño jamás seguirán; más bien, huirán de él, porque no conocen la voz de los extraños.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Un estraneo invece non lo seguiranno, ma fuggiranno via da lui, perché non conoscono la voce degli estranei»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ξενον ομως δεν θελουσιν ακολουθησει, αλλα θελουσι φυγει απ' αυτου, διοτι δεν γνωριζουσι την φωνην των ξενων.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не идут, но бегут от него, потому что не знают чужого голоса.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не пійдуть, а втікати муть од него, бо не знають голосу чужих.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››също както Отец познава Мене, и Аз познавам Отца; и Аз давам живота Си за овцете.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››ואחרי זר לא תלכנה כי אם ינוסו מפניו כי את קול הזרים לא ידעו׃
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››واما الغريب فلا تتبعه بل تهرب منه لانها لا تعرف صوت الغرباء.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟 著 生 人 、 因 為 不 認 得 他 的 聲 音 . 必 要 逃 跑
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟著 生人 、 因為 不 認得 他 的 聲音 . 必要 逃跑
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Aha. Și mă urmăresc de-un an.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.A tie decká ma už rok prenasledujú.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Ça fait un an qu'ils me traquent.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Chúng nó ám tôi suốt 1 năm ròng.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.E mi stanno perseguitando da un anno.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Igen. És évek óta zaklatnak.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Jo. A ti po mě jdou už roky.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Prześladują mnie od roku.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Und sie mieden mich seit einem Jahr.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Y me han perseguido durante un año.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.Και με ακολουθούν συνέχεια 1 χρόνο τώρα.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.И ме преследват вече година.
Bir yıldır peşimi bırakmıyorlar.И они следили за мной в течение года.
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "우리는 왕을 투옥시킬 거야 왜냐하면 왕이 무슨 일을 꾸밀지 아무도 모르거든"
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "Nós estamos indo para aprisionar o rei porque nós não sabemos o que ele está em cima.