" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "O sa-l trimitem la inchisoare pe rege pentru ca nu stim ce are de gand sa faca
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "Stiamo per imprigionare il re perchè non sappiamo cosa vuole combinare.
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "Uvězníme krále, protože nevíme, co chystá."
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "Wir werden den König verhaften, weil wir nicht wissen, was er vorhat.
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "Ми збираємось полонити Короля, бо не бажаємо його повернення.
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "Ние ще арестуваме краля, защото не знаем какво може да направи.
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "سوف نسجن الملك لأننا لا ندري ماذا ينوي!
" Bizde kralı hapsedeceğiz çünkü ne peşinde olduğunu bilmiyoruz "分かったもんじゃないからね。 だから、ルイ16世と
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Az érdekel minket, hogy szépséget találjunk, ami több, mint az esztétika, ez maga az igazság.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Estamos interesados en encontrar belleza que sea más que una simple estética, que sea en realidad una verdad.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Estamos interessados em encontrar a beleza que seja mais do que pura estética. que seja realmente uma verdade.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Jesteśmy zainteresowani w znajdowaniu piękności, która jest czymś więcej od estetyki to jest właśnie prawda.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.우리는 심미성을 뛰어넘는아름다움을 찾고 싶습니다 궁극적으로는 진실입니다
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Ne interesează să găsim frumusețea care e mai mult decât estetică, e de fapt adevăr.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.We zijn op zoek naar schoonheid die meer is dan enkel esthetiek. Het is echt een waarheid.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Zaujíma nás hľadať krásu, ktorá je viac než len estetikou, krásu, ktorá je pravdou.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Интересуваме се от откриването на красота, която е повече от проста естетика, а всъщност е истина.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Нам интересно найти красоту, которая будет чем-то более, чем просто эстетикой; И это поистине правда.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.אנחנו מתעניינים בלמצוא יופי שהוא יותר מאסטטיקה, זו באמת אמת.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.نحن مهتمون في إيجاد نوع من الجمال, يكون أكثر من مجرد جمالية أن يكون الحقيقة بحق.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.真実とも言い切れる そしてこの精神的な深みこそが 素晴らしい車の本質にも
Bizim bu işin peşini bırakacağımız zannedildi.Fatih Aker comentó sobre la falta de evidencia :
Bizim bu işin peşini bırakacağımız zannedildi.Η Fatih Aker σχολίασε την έλλειψη αποδεικτικών στοιχείων :
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Är vi dessa nysökande, hedonistiska, själviska individerna?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Chúng ta có phải những người luôn tìm kiếm cái mới lạ, theo chủ nghĩa hưởng lạc, ích kỉ không?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Czy to my jesteśmy tymi poszukującymi nowości, hedonistycznymi samolubnymi jednostkami?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?새로운 것을 쫓고 쾌락만 추구하는 이기적인 군상인가요?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Será que somos indivíduos hedonísticos e egoístas que procuram a novidade?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Siamo noi questi individui cercatori di novità, edonistici, egoisti?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Sind wir diese Individuen die hungrig nach Neuem, hedonistisch, und egoistisch sind?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Sme hedonistickí, po stále nových veciach bažiaci, sebeckí jednotlivci?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Sommes-nous ces individus en quête de nouveauté, hédonistes et égoïstes ?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?¿Somos esos individuos egoístas, buscadores de novedades y hedonistas?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Suntem noi acele persoane care cauta noutatea, hedonisti, persoanele egoiste?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Zijn wij deze nieuwigheidzoekende, hedonistische, zelfzuchtige individuen?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Μήπως είμαστε αυτά που αναζητούν το καινούργιο, ηδονιστικά, εγωιστικά άτομα;
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Гедонисты, прибывающие в вечном поиске новшеств, конченные эгоисты?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Дали сме тези търсещи новости, хедонистични, егоистични хора?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?האם אנו בריות נהנתניות ואנוכיות המחפשות כל הזמן חידושים?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?هل نحن هؤلاء الباحثون عن التفرد، المتعة، الأفراد الأنانيين ؟
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?利己的な個人でしょうか? このレンブラントの素敵なスケッチに
Böylesine hüzünlenmeni gerektirecek birşey yok Eski tilkinin peşinde harcadığın zamanların dışında.Takže nie je nič čo by ste museli ľutovať okrem toho koľko času trávite držaním sa tej starej líšky.
Bu adamların peşindeyiz.Det her er information som bekræftes af tre kilder.
Bu adamların peşindeyiz.Njih dva lovimo.
Bu adamların peşindeyiz.Pe ei îi căutăm.
Bu adamların peşindeyiz.Po těchto chlapících jdeme.
Bu adamların peşindeyiz.Po týchto chlapíkoch ideme.
Bu adamların peşindeyiz.São eIes que queremos capturar.
Bu adamların peşindeyiz.Son los hombres que queremos.
Bu adamların peşindeyiz.Αυτούς κυνηγάμε.
Bu adamların peşindeyiz.Това са хората, които следим.
Bu adamların peşindeyiz..אלה האנשים שאנחנו רוצים ללכוד
Bu arada Scar Central'dan ayrılmış, batıya gitmektedir. Kızıl Simyacı Kimblee de peşindedir.Entretanto, Scar partiu de Central e dirigiu-se para oeste, com o Crimson Alchemist, Kimblee, no seu encalço.
Bu arada Scar Central'dan ayrılmış, batıya gitmektedir. Kızıl Simyacı Kimblee de peşindedir.Intanto, Scar ha lasciato Central City diretto a ovest, inseguito dall'Alchimista Cremisi, Kimblee.
Bu arada Scar Central'dan ayrılmış, batıya gitmektedir. Kızıl Simyacı Kimblee de peşindedir.W tym czasie tropem Scara, który opuścił Central i zmierza na zachód, podąża Kimblee, Karmazynowy Alchemik.
Bu arada Scar Central'dan ayrılmış, batıya gitmektedir. Kızıl Simyacı Kimblee de peşindedir.Εν τω μεταξύ ο Σκαρ έφυγε από το Σέντραλ και πήγε δυτικά, με τον Κρίμσον Άλκεμιστ, τον Κίμπλι, στο κατόπι του.
Bu arada Scar Central'dan ayrılmış, batıya gitmektedir. Kızıl Simyacı Kimblee de peşindedir.А Шрам покинул Централ и направился на запад, преследуемый Кимбли, Алым Алхимиком.
Bu, bir şeyi o kadar çekici bir hale getiriyordu ki sizin o şeyin peşinden gitmeniz gerekiyordu.Es lässt etwas so attraktiv erscheinen, dass man es einfach haben muss.
Bu, bir şeyi o kadar çekici bir hale getiriyordu ki sizin o şeyin peşinden gitmeniz gerekiyordu.Face ceva să pară atât de atrăgător, încât trebuie să îl urmăreşti.
Bu, bir şeyi o kadar çekici bir hale getiriyordu ki sizin o şeyin peşinden gitmeniz gerekiyordu.Fa sembrare qualcosa così allettante che non puoi fare altro che rincorrerla.