Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.O inimă pricepută dobîndeşte ştiinţa, şi urechea celor înţelepţi caută ştiinţa. -
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Orang berbudi selalu haus akan pengetahuan; orang bijaksana selalu ingin mendapat ajaran
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Serce rozumne nabywa umiejętności, a ucho mądrych szuka jej.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Srce razumnega pridobiva znanje in modrih uho išče znanja.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Srdce rozumného dosahuje umění, a ucho moudrých hledá umění.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Srdce rozumného nadobudne známosti, a ucho múdrych hľadá známosť.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Tietoa hankkii ymmärtäväisen sydän, tietoa etsii viisasten korva.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Un coeur intelligent acquiert la science, Et l`oreille des sages cherche la science.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Wie verstandig is, wil toenemen in kennis; hij is gespitst op wijze woorden.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Η καρδια του φρονιμου αποκτα συνεσιν και το ωτιον των σοφων ζητει γνωσιν.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Сердце разумного приобретает знание, и ухо мудрых ищет знания.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Сърцето на благоразумния придобива разум, И ухото на мъртвите търси знание.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.לב נבון יקנה דעת ואזן חכמים תבקש דעת׃
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.قلب الفهيم يقتني معرفة واذن الحكماء تطلب علما.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.聰 明 人 的 心 得 知 識 . 智 慧 人 的 耳 求 知 識
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.聰 明人 的 心得 知識 . 智慧 人 的 耳 求知識
Aksilikler peşlerini bırakmıyor. Elimizde bu kurallar henüz yok.No entanto, nós não temos essas leis.
Aksilikler peşlerini bırakmıyor.그것은 그들에게 닥친 곤경이 너무 많기 때문입니다.
Aksilikler peşlerini bırakmıyor.כי הסיכויים נגדם כה עצומים.
Aksilikler peşlerini bırakmıyor.لأن التحيزات مكدسة ضدهم.
Aksilikler peşlerini bırakmıyor.これらの規則はいまだにありません
Albay Mustang peşine düştü.El coronel Mustang fue tras él.
Albay Mustang peşine düştü.Eversti Mustang meni miehen perään.
Albay Mustang peşine düştü.Oberst Mustang jagter ham.
Albay Mustang peşine düştü.O Coronel Mustang foi atrás dele.
Albay Mustang peşine düştü.Överste Mustang tog upp jakten.
Albay Mustang peşine düştü.Pułkownik Mustang wszedł za nim.
Albay Mustang peşine düştü.Ο Συνταγματάρχης Μάστανγκ τον κατεδίωξε.
Albay Mustang peşine düştü.За ним пошёл полковник Мустанг.
Al benim peşimde!Al mi sta cercando!
Al benim peşimde!Al mnie szukał.
Al benim peşimde!Al vil have mig.
Al benim peşimde!Al vill ha mig.
Al benim peşimde!¡Le gusto a Al!
Al benim peşimde!O Al veio atrás de mim!
Al benim peşimde!Я нравлюсь Алу!
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, gli andiamo dietro.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, idziemy za nim.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, mennään perään.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, vamos a por él.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, vamos atrás dele.
Al, peşine düşeceğiz onun.Vi skal nok få ram på ham.
Al, peşine düşeceğiz onun.Vi ska ta honom, Al.
Al, peşine düşeceğiz onun.Αλ, ας τον κυνηγήσουμε.
Al, peşine düşeceğiz onun.Ал, мы идём за ним.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Buscaban una alternativa a la grasa de pollo.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Căutau o alternativă pentru schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Cercavano un'alternativa allo "schmaltz".
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.De letade efter ett alternativ till schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Egy csirkezsiradék helyettesítőt kerestek.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Eles andavam à procura de uma alternativa para o "schmaltz".
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.He yrittivät löytää vaihtoehdon schmaltzille, kananrasvalle.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Ils cherchaient une alternative au schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.그들은 슈말츠(닭기름)의 대안 음식을 찾고 있었습니다.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Mereka mencari alternatif untuk lemak unggas.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Pátrali totiž po alternativě k "schmaltzu."
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Sie waren auf der Suche nach einer Alternative zu Hühnerschmalz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Szukali alternatywy dla smalcu.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Ze zochten een alternatief voor kippenreuzel.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Έψαχναν κάτι εναλλακτικό για το παραδοσιακό schmaltz.